İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/217 E. 2026/227 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/217
- Karar No
- 2026/227
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/217 Esas - 2026/227 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/217 KARAR NO : 2026/227
... DAVA : Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/03/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 29/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan, Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkillerinin desteği ...'in 14/11/2024 tarihinde yolcu olarak bulunduğu 27 KL 475 plakalı araç ile davalı sigorta şirketince sigortalanmış olan ... plakalı aracın karıştığı kazada vefat ettiği; meydana gelen kazada .... raporundan anlaşılacağı üzere ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu; müteveffanın kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı; kazaya yol açan aracın davalı sigorta şirketi ... A.Ş. tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalandığı; müvekkillerinin uğradığı maddi zararların yasa gereği şirketçe karşılanması gerektiği beyan edilmiş olup; davacı anne ... için 100,00.-TL ve davacı baba ...için 100,00.-TL olmak üzere toplam 200,00.-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından sunulan 26/02/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesi kapsamında ise özetle; müteveffa ... yönünden davacı ...için 100,00.-TL olan dava değerinin 773.788,20.-TL'ye artırıldığı; davacı ... için 100,00.-TL olan dava değerinin 1.026.211,80.-TL'ye artırıldığı; toplamda 200,00.-TL olan dava değerinin 1.800.000,00.-TL'ye artırıldığı beyan edilmiş olup; hesaplanan tazminat miktarının, temerrüde düşüldüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizinden düşük olmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi ile tahsiline ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davanın hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri dolduğundan reddi gerektiği; usulüne uygun başvuru yapılmadığı; kazanın ve zararın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı; kusur tespiti için ... Kurumundan rapor alınması gerektiği; emniyet kemeri takılmaması nedeniyle müterafik kusur ve hatır taşıması indirimlerinin uygulanması gerektiği; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğu; ... ödemelerinin araştırılarak mahsup edilmesi gerektiği ve avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğu beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : Ölümlü Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı. Ölü Muayene ve Otopsi Tutanağı İle Ölüm Belgesi. Bilgi Alma Tutanakları İle Müşteki İfade Tutanağı. .... Poliçesi. ... Hasar Bilgisi Sorgulama Ekran Çıktıları. Aktif Araç Sorgusu Raporları. ...Tutanakları. Adli Trafik Uzmanı .... Tarafından Düzenlenen 06/12/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. Aktüeryal Hesap Bilirkişisi Suat Üfelek Tarafından Düzenlenen 24/02/2026 Tarihli Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacılar ... ve ...tarafından, davalı ... Anonim Şirketi'ye yönelik açılan Haksız Fiilden Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında; "... plakalı aracın dava konusu kaza tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ... kapsamında sigortalanmış bulunduğu" hususunda, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın; 14/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacıların murisinin vefatı ile ilgili olarak destekten yoksun kalma şartlarının oluşup oluşmadığı; anılan hususun mevcudiyetinin tespiti halinde tazmin miktarlarının tespiti; davalının işbu maddi tazminat kaleminden sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ile temerrüt tarihinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı” hususunda yapılan incelemede; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) Haksız Fiilden Doğan Sorumlulukta Mevzuatın İrdelenmesi : Haksız fiillerden doğan borç ilişkileri, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2) Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Zararın ve Kusurun İspatı" başlıklı 50. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2) Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın Belirlenmesini Düzenleyen 51. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. (2) Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Tazminatın İndirilmesini Düzenleyen 52. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. (2) Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Ölüm Halinde Zararı Düzenleyen 53. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. (2) Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Müteselsil Sorumlulukta Dış İlişkiyi Düzenleyen 61. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir: "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, Müteselsil Sorumlulukta İç İlişkiyi Düzenleyen 62. maddesi aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. (2) Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur." 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, "Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi" başlıklı 99. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz işgünü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. (2) Ödemeyi yapan sigortacı, ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder. Diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz işgünü içinde kendilerine düşen miktarı talepte bulunana öder. (3) Bu madde hükmüne uymayan sigortacılar 108.000.000.- lira hafif para cezası ile cezalandırılırlar." d) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Hukuki Nitelendirmesi: Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; trafik kazaları sonucunda üçüncü kişilerin uğrayacağı zararları güvence altına alan temel bir sigorta türüdür. Bu sigortanın hukuki çerçevesi; başta 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) olmak üzere ilgili mevzuatla detaylı bir şekilde çizilmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; hukuki niteliği itibariyle bir sorumluluk sigortasıdır ve sigorta ettirenin, bir haksız fiil sonucu üçüncü kişilere vereceği zararlardan doğan hukuki sorumluluğunu teminat altına alır. Bu sorumluluğun temeli, araç işleteninin kusursuz sorumluluğudur (KTK 85. maddesi); amacı ise, kusurlu sürücünün mali gücünün yetersiz kalması halinde dahi, kazada zarar gören üçüncü kişilerin mağduriyetini önlemektir. İşbu sigortanın yaptırılması zorunluluğu, 2918 Sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 91/1. maddesinde "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumlulukların karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." amir hükmü düzenlenmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, bir kaza durumunda sigortalı aracın sürücüsünün hukuki sorumluluğu çerçevesinde, karşı tarafa ve üçüncü kişilere verilen zararları karşılar. Sigortalı aracın kendi hasarı bu sigortanın kapsamında değildir. Sigortanın kapsamı ve teminat limitleri .... tarafından belirlenir ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile detaylandırılır. Bu kapsamda; kaza sonucunda diğer araçlarda veya üçüncü kişilere ait eşyada meydana gelen hasarlar (onarım bedeli, değer kaybı vb.); yaralanan kişilerin, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, tedavi masrafları (KTK m. 98 uyarınca Bu teminat, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olan ve Kurum tarafından karşılanan tedavi giderlerini de kapsamaktadır); sürekli sakatlık durumunda kişinin gelecekteki ekonomik kayıplarını karşılamak üzere maluliyet oranına göre belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatı; bir kişinin hayatını kaybetmesi durumunda, ölen kişinin desteğinden mahrum kalan yakınlarına (mirasçılarına) destekten yoksun kalma tazminatı ödenmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, kural olarak manevi tazminat taleplerini karşılamaz. Sigorta Genel Şartlarında bu durum açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla zarar görenler; manevi tazminat taleplerini doğrudan kusurlu araç sürücüsüne ve işletenine karşı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. Maddesi uyarınca açacakları dava ile ileri sürmek zorundadırlar. Zarar görenler, tazminatlarını sigorta poliçesinde belirtilen limitler dahilinde kalmak şartıyla, doğrudan doğruya sigortacıdan talep edebilirler. Sigorta şirketi; hak sahibinin kaza ve zarara ilişkin gerekli tüm belgeleri sigortacıya ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, haklı bir gerekçesi olmaksızın ödemeyi yapmazsa temerrüde düşmüş sayılır. İşbu maddi tazminat talepleri için zamanaşımı süreleri; KTK'nın 109. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, maddi ve bedensel zararlara ilişkin talepler; zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bununla birlikte davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve Ceza Kanunu'nda bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olması halinde, işbu zamanaşımı süresi, tazminat talepleri için de geçerlidir. Türk Ceza Kanunu'na göre taksirle yaralama suçlarında ceza zamanaşımı 8 yıl, taksirle ölüme neden olma suçlarında ise 15 yıl olduğundan, yaralanmalı kazalarda sigortaya başvuru süresi 8 yıla, ölümlü kazalarda ise 15 yıla kadar uzayabilmektedir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sisteminin en önemli sosyal tamamlayıcı unsurlarından biri Güvence Hesabı'dır. Hesabın görev ve yetkileri KTK m. 108 ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.14'te düzenlenmiştir. Güvence Hesabı, aşağıdaki durumlarda devreye girerek yalnızca bedensel zararları (sakatlanma ve ölüm tazminatları ile tedavi giderleri) karşılar: Kazaya neden olan aracın tespit edilememesi (vurup kaçma). Kazaya karışan aracın geçerli bir trafik sigortasının bulunmaması. Sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası. Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın kazaya karışması ve işletenin sorumlu tutulamaması.
e) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili İrdeleme : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı tarafın 14/11/2024 tarihinde gerçekleşen kazada müteveffanın vefatı nedeniyle destekten yoksun kaldıklarının ve davalı şirkete sigortalı aracın tam kusurlu olduğunun beyan edilerek; destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı; müterafik kusur ve hatır taşıması indirimlerinin uygulanması gerektiği beyan edilmiş olup; davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. e.1) Bilirkişi İncelemeleri : Kusur Durumu ve Oranlarının Değerlendirilmesi Hususunda : Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun ve oranlarının tespiti hususunda, öncelikle bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir. i. Adli Trafik Uzmanı ... Tarafından Düzenlenen 06/12/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; kaza tespit tutanağına göre 14/11/2024 tarihinde Kars merkez Ölçülü köyü civarında dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı özel aracıyla seyrederken önündeki traktöre çarpmamak için sola manevra yapıp direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıktığı; araçtaki yolcu ...'in yaralanıp sonrasında vefat ettiği; ... raporundaki CD görüntülerine göre davalı şirkete sigortalı ... plakalı traktörde tepe lambası ve römorkunda ışık donanımı ile yansıtıcıların bulunmadığı; bu durumun trafikte tehlike yarattığı; müteveffa yolcu ...'in koruyucu emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilemediği ve müterafik kusur izafesinin yapılamadığı; ... plakalı araç sürücüsü .... görüş mesafesine ve hız kurallarına uymayarak kontrolsüz manevra yapması nedeniyle (nihai kusur oranları takdiri Mahkememize ait olmakla birlikte) %25 oranında tali kusurlu olduğu; davalı ... A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı traktör sürücüsü ....'ün ise ışıksız ve yansıtıcısız şekilde trafiğe çıkarak tehlike yaratması nedeniyle %75 oranında asli kusurlu olduğu hususları rapor edilmiştir. 06/12/2025 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik itiraz sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise 18/12/2025 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada herhangi bir kusuru bulunmadığı; traktörün arka römork kısmında reflektörün bulunduğu, ön ve üst farlarının açık olduğu; ...plakalı araç sürücüsünün %100 asli kusurlu olduğu; emniyet kemeri ve hatır taşıması indirimlerinin değerlendirilmediği" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. Mahkeme tarafından kusurun irdelenmesi hususunda alınan bilirkişi raporuna, davalı tarafından sunulan itiraz beyanlarının incelenmesinde; "kamera kayıtlarında traktörün farlarının açık olduğu" itirazının, ceza dosyası kapsamındaki "..." isimli video kaydı üzerinde ... tarafından yapılan teknik incelemede, traktörün tepe lambasının olmadığı, arkasındaki römorkta ışık donanımının yanmadığı ve reflektörlerin yansıtıcı özelliğini yitirdiği hususlarının kesin olarak tespit edildiği anlaşıldığından yerinde olmadığı; "gözle görülemez bir şekilde gece trafiğine çıkarak kazaya sebebiyet veren traktör sürücüsünün kusursuz olduğu" itirazının, dosyadaki görsel delillerle doğrudan çelişmekte olduğu anlaşıldığından yerinde olmadığı; "emniyet kemerinin (müterafik kusurun) değerlendirilmediği" itirazının, bilirkişi raporunda ilgili hususa değinilmiş olması, kaza mahallindeki tutanaklarda müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığına dair hiçbir tespit bulunmadığının açıkça belirtilmesi nedenleriyle yerinde olmadığı; "hatır taşıması" hususundaki itirazın ise, ...kapsamında hayvan sigortalama işlemi (iş/meslek görevi) için seyahat edildiğinin beyan edildiği anlaşıldığından (hatır taşıması bulunmadığı, mesleki faaliyet kapsamında bir yolculuk yapıldığı) anlaşıldığından yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
ii. Kusurun İrdelenmesi Hususunda Alınan Bilirkişi Raporu İle İlgili Nihai Değerlendirme: Adli Trafik Uzmanı ... tarafından düzenlenen 06/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda; uyuşmazlığın çözümüne yönelik temel tespitler (özellikle ... Kurumu raporuna dayanılarak) yapılmış olup, olay tarihi üzerinden süre geçmiş olması nedeniyle, kaza mahallindeki fiziki şartların (görüş mesafesi, fren izleri, yolun eğimi ve aydınlatma durumu) bizzat uzman gözüyle yerinde değerlendirilmesi imkanından mahrum kalınmıştır. Raporda belirtilen somut verilerin; dosya kapsamındaki resmi kayıtlarla örtüşmekte olduğu; kaza tespit tutanağı, ... raporu, CD görüntü kayıtları ve traktör sürücüsü ... jandarma ifadesinin münferiden değerlendirilmiş bulunduğu; raporun kendi içinde çelişki barındırmadığı ve neticeten ulaşılan kusur tespitlerinin, maddi gerçeğe uygun olduğu kanaatine varılmıştır. iii. Kusur Durumu ve Oranlarının Tespiti Hususunda Mahkememizce Yapılan Nihai Değerlendirme: Dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı, müşteki ve tanık beyanları, video çözümlerini içeren .... Dairesi raporu ile Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 14/11/2024 tarihinde yerleşim yeri dışında ve aydınlatması bulunmayan devlet karayolunda meydana gelen kazada, davalı ... A.Ş.'ye sigortalı ... plakalı traktör sürücüsü ...'ün, arkasında takılı küspe yüklü römorkta hiçbir ışık donanımı ve yansıtıcı bulundurmadan, ayrıca traktörde sarı çakar tepe lambası olmaksızın gece trafiğine çıkarak geriden gelen araçlar için görünmez bir tehlike yaratması ve bu suretle kazanın illiyet bağını kuran ana etken olması sebebiyle %75 oranında kusurlu olduğu; dava dışı ... plakalı özel araç sürücüsü ...'in, her ne kadar önündeki traktör ışıksız olsa da, gece ve görüş şartlarına göre hızını ayarlamayarak yola gereken dikkati vermemesi, engeli fark ettiğinde aracını kendi şeridinde tutacak kontrollü bir manevra becerisi gösteremeyip yoldan çıkarak takla atması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu; kazada vefat eden arka koltuk yolcusu ...'in ise, kaza esnasında emniyet kemeri takmadığına dair dosyada kesin bir delil bulunmadığından müterafik kusur indiriminin uygulanamayacağı ve seyahatin mesleki faaliyetleri (hayvan sigortalama işlemleri) kapsamında gerçekleşmesi nedeniyle hatır taşıması sayılamayacağı ve bu nedenlerle müterafik kusur indirimine yer olmadığı kanaatine varılmıştır. Destekten Yoksun Kalma Zararının Hesaplaması Hususunda : Mahkememizce; dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun ve oranlarının tespitine yarar yeterli delil toplanmış olduğu anlaşılmakla; müteakiben gerçek zararın tespiti hususunda hesaplama yapılması amacıyla bilirkişi raporu alınması cihetine gidilmiştir. i. Aktüer Hesaplama Hususunda Uzman Bilirkişi .... Tarafından Düzenlenen 24/02/2026 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; 14/11/2024 tarihinde meydana gelen kazada ...'in bekar olarak vefat ettiği; davacı anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanmış olduğu; gelir durumu belgelenemediğinden asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı; TRH-2010 yaşam tablosu ve %10 artırım/iskonto (progresif rant) yönteminin kullanıldığı; kusur raporuna göre davalı şirkete sigortalı traktör sürücüsünün %75 kusurlu olduğu; müteveffanın yolcu olması ve müterafik kusuru bulunmaması nedenleriyle tazminattan indirim uygulanmayacağı; davacı baba ...'in maddi zararının 1.133.888,28.-TL olduğu; davacı anne ...'in maddi zararının 1.503.782,99.-TL olduğu; kusur oranına göre toplam zararın 1.978.253,45.-TL olarak hesaplandığı; hesaplanan tutarın 1.800.000,00.-TL olan poliçe limitini aştığı; poliçe limitinin garameten dağıtılması sonucunda davacı ...'in 1.026.211,80.-TL, davacı ...'in ise 773.788,20.-TL talep edebileceği; temerrüt tarihinin 21/02/2025 olduğu hususları rapor edilmiştir. 24/02/2026 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sunulan 26/02/2026 tarihli dilekçe kapsamında, "aktüer rapordaki aleyhe hususları kabul etmiyoruz" beyanında bulunulmuş; davalı vekili tarafından ise 03/03/2026 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı; .... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu; müterafik kusur ve hatır taşıması indirimlerinin dikkate alınması gerektiği; sorumluluğun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğu" gerekçeleriyle itiraz edilmiştir. Mahkeme tarafından destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması hususunda alınan rapora davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan itiraz beyanları incelendiğinde; "müvekkil şirket tarafından sigortalanmış bulunan aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığından, müvekkil şirketin meydana geldiği iddia edilen zarar nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı" ile "emniyet kemerinin takılı olmamasının tespitiyle müterafik kusur indirimi ve kazaya karışan araçta yolcu olarak bulunmaları sebebiyle hatır taşıması hükümlerinin dikkate alınması gerektiği" hususlarındaki itiraz beyanlarının, anılan hususların kusur incelemesine ilişkin olması nedeniyle yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. ii. Destekten Yoksun Kalma Zararının Hesaplaması Hususunda Alınan Bilirkişi Raporu İle İlgili Nihai Değerlendirme: Anılan bilirkişi raporu kapsamında; dava konusu uyuşmazlık ve Mahkeme talimatları ile ilgili olarak yeterli inceleme bulunmakta olduğu; bilirkişi tarafından ...'ın güncel ve yerleşik içtihatlarına uygun şekilde TRH-2010 Yaşam Tablosu ile %10 artırım ve %10 iskontoya dayalı progresif rant yönteminin kullanılmış olduğu; dosyadaki kusur durumu, tarafların yaş ve gelir durumları ile davalı sigorta şirketinin poliçe limitlerinin dikkate alınması suretiyle (limiti aşan zarar nedeniyle garameten dağıtım yapılmak suretiyle) detaylı ve denetime elverişli bir inceleme yapılmış olduğu; rapor kapsamında belirtilen bilgilerin ve sair verilerin, dosyadaki bilgiler ve veriler ile uyumlu bulunduğu; rapor kapsamında, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması için uyuşmazlığın çözümünde etkili olan delillerin hepsinin değerlendirilmiş bulunduğu; kusur bilirkişi raporunun, nüfus kayıt örneklerinin, ...sigorta poliçesinin ve temerrüt ihtarı niteliğindeki başvuru belgeleri gibi esasa müessir delillerin tamamının incelenmiş ve rapora yansıtılmış bulunduğu ve raporun herhangi bir çelişki barındırmadığı anlaşılmakla; hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. e.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce dosya üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; 14/11/2024 tarihinde meydana gelen ölümlü trafik kazasında, davalı ... A.Ş.'ye zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı traktör sürücüsünün, aydınlatması olmayan karayolunda aracının arka ışık donanımı ve reflektörleri bulunmaksızın seyrederek asli ve %75 oranında kusurlu olduğu sübuta ermiştir. Kazada hayatını kaybeden ...'in yolcu konumunda bulunduğu ve kazanın oluşumunda kendisine atfı kabil herhangi müterafik bir kusuru bulunmadığı anlaşılmıştır. Anılan hususlar ışığında ve destekten yoksun kalma iddiaları yönünden aldırılan bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamalar doğrultusunda; davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda 14/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde; a) Davacı ... Yönünden: 1.026.211,80.-TL'nin, temerrüt tarihi olan 21/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, b) Davacı ...Yönünden: 773.788,20-TL'nin, temerrüt tarihi olan 21/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 2) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 122.958,00.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 87,50.-TL vekalet harcının; davalı taraftan tahsili ile davacılara ÖDENMESİNE, 3) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.165,00.-TL posta ve tebligat giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacılara ÖDENMESİNE, b) Suçüstü ödeneğinden karşılanan 14.500,00.-TL bilirkişi ücretinin; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 4) Vekâlet Ücreti : Davacıların, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 1.800.000,00.-TL üzerinden) takdir edilen 270.000,00.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacılara ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 31/03/2026
... ¸ ¸ Gerekçeli Karar