Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1167 E. 2026/1318 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1167
Karar No
2026/1318
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1167 - 2026/1318 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1167 KARAR NO : 2026/1318

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/04/2025 NUMARASI : 2024/479 Esas 2025/254 Karar

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30/09/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 07.11.2022 tarihinde davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin tek taraflı yaptığı trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını ve geçici bakım ihtiyacının doğduğunu, trafik kazasının meydana gelmesinde davacının kusuru bulunmadığını, ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin davalı ...Sigorta tarafından düzenlediğini, maddi zararların tazmini için davalıya başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığı belirterek, şimdilik 50.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00-TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 50.100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili, 05/02/2025 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 235.800,33 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 6471,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 242.271,33 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kazanın ve zararın oluşumunda müvekkili tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının maluliyetinin oluşmadığını, müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri hususunda tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından zarar görene gelir bağlanıp bağlanılmadığının, geçici iş göremezlik tazminatı ödemesinin yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, avans faizi talebinin hukuka aykırı olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı olan aracın yaptığı tek taraflı kazada araçta bulunan davacının malül kaldığı iddiasıyla aracın sigorta şirketine karşı açtığı daimi işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemlerine ilişkin davada, alınan aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda, kaza tarihi itibariyle geçerli olan poliçe limitleri de gözetilerek, dava dilekçesi ve değer artırım talebi doğrultusunda davanın kalıcı iş göremezlik talebi ve bakıcı gideri talebi bakımından kabulü gerektiği, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün ise davacının davalı sigorta şirketine başvurusunun 8 iş günü sonrasına denk gelen 18/08/2023 tarihinde oluştuğu gözetilerek anılan tarihten itibaren hüküm altına alınan tazminat alacaklarına aracın hususi araç olması sebebiyle yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği kanaati ile davanın kabulü ile 235.800,33 TL tutarındaki sürekli iş göremezlik tazminatı ile 6.471,00 TL geçici bakıcı giderinin 18/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından hükmedilen faiz başlangıç tarihi ve faiz türünün hatalı olduğunu, kaza tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan gelir tutarının düşük olduğunu, müvekkilinin daha yüksek gelir elde ettiğini, müvekkilin bakiye ömrünün de hatalı olarak hesaplandığını, müvekkilinin maluliyet oranının rapor ile belirlenenden daha yüksek olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadan dava açıldığını, ilk derece mahkemesi tarafından kusur raporu alınmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müterafık kusur ve hatır taşıması hükümleri dikkate alınmadan karar verildiğini, maluliyete ilişkin olarak hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan bilirkişi raporunun mevzuata aykırı değerlendirmeler içerdiğini ve denetime elverişli olmadığını hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporu ile hesaplanan tazminat tutarının fahiş olduğunu, mahkemece tespit edilen temerrüt tarihi ve faiz türünün de hatalı olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat (sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri) istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 07/11/2022 günü saat 07:45 sıralarında, davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç, dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresinde... ilçesi istikametinden... ilçesi istikametine seyir halinde iken, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazasında araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı ve eldeki maddi tazminat istemli davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK’nın 85/1. maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, davacının yaralanması ile sonuçlanan kazanın, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sebebi ile tek taraflı olarak gerçekleştiği anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi vekilinin kusura ilişkin bilirkişi raporu alınmaksızın karar verildiği yönündeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 1-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 87. maddesine göre, "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir." esası kabul edilmiştir. Hatır için taşımanın söz konusu olabilmesi için, işletenin taşımak üzere araca aldığı yolcudan karşı edim alabilecekken yolcunun hatırı için veya iyilik yapma düşüncesi ile karşı edimi almayıp yolcuyu bedelsiz taşıması gerekmektedir. Yani hatır için taşımada, taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Ancak taşımada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Tazminat Miktarının Tayini" başlıklı 51. maddesinde, hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş, TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından söz edebilmek için, ölenin veya malul kalan kişinin karşılıksız taşınmış olması ve taşımanın taşınanın yararına olması gerekir. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde, taşımanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Somut olayda, davalı vekili tarafından süresinde hatır taşıması indirimi yapılması yönünde defi ileri sürüldüğü de gözetilerek, davacının davalı ...Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta hatır için taşınıp taşınmadığı gösterilen deliller çerçevesinde araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından bu yönde bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2- Dava konusu edilen zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da rolü olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza sonrası kolluk tarafından alınan ifadelerde, sigortalı araç sürücüsü olan dava dışı ...’ın, davacının kazanın etkisi ile araç dışına savrulduğu yönünde beyanda bulunduğu gözetilerek, araçta yolcu olarak bulunan davacının araç dışına savrulup savrulmadığı, kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı ve müterafık kusur indirimi yapılmasının gerekip gerekmediği toplanan deliller çerçevesinde değerlendirilerek varılacak sonucu göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi isabetli değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 08/04/2025 tarihli, 2024/479 Esas - 2025/254 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davalı vekilinin sair, davacı vekilinin tüm istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden taraflarca yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 7. Genel İcra Dairesi'nin 2025/39928 Esas sayılı dosyasına depo edilen 550.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1167, K. 2026/1318, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1167-e-2026-1318-k-dc114faa322b