Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1085 E. 2026/1754 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1085
- Karar No
- 2026/1754
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM 13. HUKUK DAİRESİ T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/1085 Esas KARAR NO : 2026/1754 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2024/192 Esas - 2025/189 Karar TARİH : 04/03/2025 DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. ... - Mahir İz Cad. No:28 Kat:3 Daire No:10 Altunizade 34662 Üsküdar/ İSTANBUL DAVALI : FOUR SEASONS HOTEL-İSTANBUL AT THEBOSPHORUS-ATİK PASHA TURİZM A.Ş. VEKİLİ : Av. ... - [16521-25681-17674] UETS DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 08/10/2026 YAZIM TARİHİ : 12/10/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetlemüvekkil şirkete ait 54 EB 730 plakalı aracın davalı şirket valesine 27/07/2017 tarihinde teslim edildiğini, teslimin ardından şiddetli fırtına meydana gelmesi ve ardından dolu yağması sonrasında müvekkilinin aracının hasara uğradığını, davalı şirket görevlillerinin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek, kendilerine teslim edilen aracı kapalı otoparka almadıklarını ve araçta maddi hasar oluşumuna sebebiyet verdiklerini, davalı şirketin meydana gelen hasarın kendi ihmal ve dikkatsizliklerinden kaynaklandığını kabul ettiğini, müvekkil şirkete ait 54 EB 730 plakalı araçta meydana gelen değer kaybı zararı olan 18.750,00 TL ile hasarın giderilmesi için gerekli tamirat ve işçilik bedeli olan 43.7500,00TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketten tahsiline ayrıca yargılama giderleri ile yasal vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen dolu yağışı doğal bir afet olup, söz konusu afet nedeniyle davacının arabasına vale hizmeti veren davalı şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, Meteoroloji Müdürlüğü’nden anılan tarihte İstanbul'da dolu yağışı olup olmadığına dair bilgi istenebileceğini, davalı Otel'in, otel önünde vale alanı olarak kullanılan bir açık otopark alanı ve misafirlerin araçlarını kendilerinin park ettiğini bir de kapalı otopark alanı mevcut olup, otel valesine teslim edilen araçların genel olarak açık alanda tutulduğunu, davacı aracını valeye teslim ettiği sırada aracın kapalı otoparka alınacağı şeklinde kendisine herhangi bir taahhütte bulunulmadığını, davacının da bu yönde özel bir isteği olmadığını, davacı tarafından davalı şirkete atfedilen kusur"yağış sırasında aracı kapalı otoparka almamak" şeklinde açıklanmakla birlikte, önceden öngörülemeyen, aniden başlayan ve kısa bir süre oldukça yoğun bir şekilde devam eden afet sırasında vale görevlilerinin kendilerini dışarı atarak, aracı kapalı otoparka çekmelerinin beklenemeyeceğini, 27.07.2017 tarihinde meydana gelen dolu yağışında sigorta rakamlarına göre toplamda 180 bin araç etkilemiş olup, kasko sigortası olanların sigorta şirketlerine başvurup, hasarsızlık indirimleri dahi bozulmadan ödemelerini aldıklarını, sigortası olmayanların ise itfaiye müdürlüğünde hasar tespiti yaptırıp, kaymakamlıktaki "Afet Bürosu"ndan mevcut zararlarını tam ve eksiksiz olarak tazmin ettiklerini, davacının mevcut hasarını tazmin etmek adına ne gibi girişimlerde bulunduğunun bilinmediğini, bir itfaiye tutanağı tutulmadığını, konuyla ilgili gerekli kamu ve özel birimlere başvuru yapılmadığını, araç kiralama şirketi olan davacının, araç hasarının resmi kayıtlarda gözükmesini istememesinden kaynaklandığını, eğer dava konusu araç kaydında dava konusu olaya dair hasar kaydı bulunmuyor ise aracın değer kaybından bahsedilmesinin mümkün olmayacağını, İstanbul İtfaiye Müdürlüğü'nden dava konusu araçla ilgili olarak herhangi bir hasar tespiti yapılıp, yapılmadığının, yapılmış ise İstanbul Kaymakamlığı "Afet Bürosu"ndan davacının mevcut zararlarının tazmini ile ilgili olarak kendilerine herhangi bir başvuru yapılıp, yapılmadığının, yapılmış ise ödeme olup, olmadığının sorulması gerektiğini, İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 04/03/2025 tarih ve 2024/192 Esas - 2025/189 Karar sayılı kararında; davanın; davacıya ait olan ve davalı tarafından işletilen otelin valesine teslim edilen, vale tarafından açık otoparka bırakılan aracın dolu yağışı nedeniyle hasar gördüğü iddiasına dayalı olup, hasar bedeli ile araçta oluşan değer kaybının tahsili istemine ilişkin olduğu, istinaf ilamı doğrultusunda eksik delillerin toplandığı, uyuşmazlıkta uygulanacak hükmün garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğuna ilişkin TBK'nun 579 maddesi olduğu, 27/07/2017 tarihinde davacıya ait olan 2017 model Mercedes marka aracın davalının işlettiği otel valesine teslim edildiği, aracın otelin açık otoparkına parkedildiği, aynı tarihte meydana gelen dolu yağışı nedeniyle araçta hasar meydana geldiği, meteoroloji il müdürüğünün cevabi yazısı ve dosya kapsamındaki beyan, bilgi ve belgelerden davacının, aracının zarar görememesi için gerekli önlemleri almayan, fırtına ve yağış esnasında aracın kapalı otoparka götürülmesini temin etmeyen davalının hasardan ve değer kaybından sorumlu olduğu, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Birinci Bölge Müdürlüğü tarafından bu tarihte meydana gelen kuvvetli fırtına ve dolu yağışı için olağanüstü olay raporu düzenlendiği, mücbir sebebe ilişkin, hasara neden olan dolu yağışının davalı işletmesinden kaynaklanmayan harici bir doğal olay olması, yağışın sorumluluğu ortadan kaldıracak türden bir mücbir sebep olarak kabulünün mümkün olmadığı yani davalının, tüm önlemleri almasına rağmen, kaçınılmaz ve önlenemez şekilde dolu yağışının aracın hasarlanmasına sebep olduğunu ispatla yükümlü olduğu, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin yalnızca otel bahçesindeki açık otopark alanını kapsadığına yönelik savunmayı ispat yükünün de TMK 6 maddesi uyarınca davalı üzerinde olduğu, aracın kuvvetli fırtına ve dolu yağışının meydana geldiği 27/07/2017 tarihinde otel valesine teslim edildiği, yağışın 16:00 ila 20:00 saatleri arasında etkili olduğu, gerekçesi ile; davanın kabulüne, 43.750,00 TL hasar bedeli ile 26.190,00 TL değer kaybı bedeli olan, toplan 69.940,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının resmi olarak "doğal afet" ilan edilmiş 27.07.2017 tarihinde yaşanan dolu yağışı sonucu oluşan zarardan herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmazdığını, Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan "Meteorolojik Karakterli Doğal Afetler 2017 Yılı Değerlendirmesi" raporunda dolunun doğal afet olarak kabul edildiğini; aynı raporda 27 Temmuz 2017 Perşembe tarihli dolu yağışından "İstanbul’da meydana gelen golf topu büyüklüğünde dolu afeti sonucu en az 10 kişi yaralanmış, hava trafiğinde aksamalar meydane gelmiş, bir çok uçak hasar görmüştür. Aynı zamanda bir çok ev, araç ve ağaç zarar görmüştür." şeklinde bahsedildiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 579. Maddesi uyarınca zararın mücbir sebepten doğmuş olmasının saklayanın zarar sorumluluğunu ortadan kaldırdığını, mahkemece kaldırma ilamı sonrası yazılan müzekkereye verilen Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yazı cevabından dolu uyarısının olayın meydana geldiği bölge için 27/07/2017 saat 19:00 da yapıldığının sabit olduğunu, bir önceki gün ise uyarı yapılmadığını, davacının aracın kapalı otoparka konulmasını talep etmediğini, davalının bu yönde bir taahhüdü bulunmadığını, önceden öngörülemeyen, aniden başlayan ve kısa sürede yoğun şekilde etkili olan bir yağış sırasında, vale görevlilerinin can güvenliğini tehlikeye atarak dışarı çıkıp araçları kapalı otoparka çekmesinin beklenemeyeceğini, mahkemece hasar ve değer kaybı tespitinde hükme esas alınan raporların da eksik incelemeye dayalı olduklarını, delil tespiti raporunun tekrar edildiğini, aracın fiziken incelenmediğini, herhangi bir objektif ve denetlenebilir dayanağı olmadan, tamamen tahmine ve fotoğraflara dayalı olarak yapılmış tespitlere itirazlarını mahkemece dikkate alınmadığını, raporda aracın kilometresinin ne olduğunun,iç-ön gösterge panelinin neden bozuk olduğunun açıklanmadığını, araç kiralama şirketi filosunda bulunan bir aracın km bilgilerinin tahminlere dayalı olarak belirlenemeyeceğini, aracın kimlere kiralandığına kaç km de teslim edilip kaç km de teslim alındığına dair bilgilerin de davacı tarafından ibraz edilmediğini, aracın sigortasının bulunmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,aracın bir yetkili servise değil de "..." olarak adlandırılmış bir yerde tamir edilmeden bekletildiğinin anlaşılamadığını; araçlarda meydana gelen cam hasarları yılda bir defaya mahsus olmak üzere bir çok koska sigortası tarafından ücretis olarak giderildiğini; bu kapsamda tespit isteyenin zararını azaltmaya yönelik davranışlarda bulunmadığını, tam aksine zararı artırdığını, mahkemece, davacıdan zararın giderilip giderilmediğine dair belge istendiğini,davacı tarafından sunulan belgelerde davaya konu araca ait herhangi bir bilginin yer almadığını, olay tarihinden 6 ay sonraki bir tarihe ait bir takım faturaların dava dosyasına ibraz edildiğini; bu doğrultuda, davacının hasar gören araca ait olduğunu ispat edemediği faturalarla hasar bedeli tespit edilip hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ileri sürerek; tehiri icra taleplerinin kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacıya ait olan ve davalı tarafından işletilen otelin valesine teslim edilen, vale tarafından açık otoparka bırakılan aracın dolu yağışı nedeniyle hasar gördüğü iddiasına dayalı olup, hasar bedeli ile araçta oluşan değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu dairemizin 2021/1905 esas, 2024/365 karar sayılı ilamı ile kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmıştır.Mahkemece kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece kaldırma ilamı sonrasında; davacı vekiline dava konusu araçta meydana gelen hasarın davacı tarafından giderildiğine dair delillerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, olay tarihinde davalı şirkette "..." olarak çalıştığı anlaşılan ...'nun iş sözleşmesi ve görev tanımı belgesi celbedilmiş, taraf vekillerine aracın valeye teslim saatini bildirmeleri için süre verilmiş, yine Meteoroloji Genel Müdürlüğü'ne olay ile ilgili bir önceki gün uyarı yapılıp yapılmadığına dair müzekkere yazılmıştır. Taraf vekilleri aracın valeye teslim tarihine dair belge sunamamışlardır. Davalı Şirket çalışanı ...'nun görev tanımı belgesinde, pozisyonunun vale park görevlisi olduğu, asıl görevinin misafirleri karşılayarak araçlarını otel garajına veya yerel otoparka güvenli biçimde park ederek,otel, restoran ve bankete gelenlere güçlü bir karşılama ortamı yaratmak olduğu, görev tanımına giren işler arasında, teslim aldığı araçlardaki hasarları değerlendirmek, otopark fişine hasarları ve aracın park edildiği yeri not etmek, anahtar ve fişi vale veznedarına teslim etmek işinin bulunduğu, ancak araç teslim edildikten sonra davalı şirketi temsilen araç otoparkta iken meydana gelen hasarları tespit ederek hasarı davalının üstleneceğine dair beyanda bulunma yetkisinin mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının dava dilekçesinde dayandığı, davalı şirket kaşesi ve üzerinde davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayan davalı çalışanının imzasının bulunduğu belgenin davalı açısından bağlayıcılığı bulunmamaktadır.Dosyaya mübrez noterde düzenleme şeklinde araç satış sözleşmesi kapsamından davacı tarafından dava konusu aracın 28/11/2017 tarihinde 270.000,00-TL bedel ile dava tarihi olan 19/02/2018 tarihinden üçüncü kişiye satıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından kaldırma ilamı sonrasında dosyaya sunulan ve araçtaki dolu hasarının kendileri tarafından giderildiğini gösterdiği iddia olunan belgeler incelendiğinde, 02/12/2017 tarihli ve üzerinde dava konusu araca ilişkin olduğuna dair ibare bulunmayan ... Otomotiv tarafından düzenlenmiş yedek parça ve işçilik bedellerini içerir 15.903,59-TL tutarlı fatura, 02/12/2017 tarihli 2.903,59-TL bedelli, 25/11/2017 tarihli 8.000,00-TL bedelli, 09/09/2017 tarihli 5.000,00-TL bedelli ... Otomotiv tarafından düzenlenmiş ve hangi borca istinaden tahsil edildiklerine dair ibare içermeyen üç adet tahsilat makbuzu ve ... tarafından düzenlenmiş ... plakalı aracın 30/12/2017 tarihinde teslim edildiğine dair iş emri formu bulunduğu, iş emri formunda değişen parça ve yapılacak işlere ilişkin kısımda toplam 28.000,00-TL masraf bulunduğunun yazılı olduğu, formda herhangi bir imza veya kaşe bulunmadığı anlaşılmıştır.Kaldırma ilamı sonrasında Metoroloji Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta; 27/07/2017 Perşembe öğleden sonra ve akşam saatlerinde Marmara bölgesi başta olmak üzere yurdun kuzeybatı kesimlerinde görülecek gök gürültülü sağanak yağışların; Edirne ve Kırklareli çevrelerinde çok kuvvetli (metrekareye 51-75 kg) , Çanakkale, Tekirdağ ve İstanbul'un batı çevrelerinde kuvvetli (metrekareye 21-50 kg) olması beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuz şartlara karşı (ani sel, yerel su baskını,yerel dolu yağışı ve yıldırım düşmesi) dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğine dair 27/07/2017 tarihinde saat 10.45'te 0168 sayılı meteorolojik uyarı raporu hazırlanarak yayınlandığının; yine İstanbul genelinde devam eden gök gürültülü sağanak yağışların; İstanbul Anadolu Yakası, Yalova ve Kocaeli (Çayırova, Gebze, Darıca, Körfez, Derince, Karamürsel, Gölcük) çevrelerinde de yer yer kuvvetli olarak devam etmesi beklendiğinden meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı (ani sel, yerel su baskını, yerel dolu yağışı ve yıldırım düşmesi) ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerektiğine dair 27/07/2017 tarihinde saat 19.00'da 0504 sayılı meteorolojik uyarı raporu hazırlanarak yayımlandığının bildirildiği görülmüştür. Bu durumda davacının Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından 26/07/2017 tarihinde kuvvetli sağanak ve fırtına uyarısında bulunulduğuna yönelik iddiası ispatlanamamıştır.Meteroroloji Genel Müdürlüğü tarafından 27/07/2017 tarihinde saat 10:45'de yayınlanan ilk uyarı Edirne, Kırklareli çevreleri ile Çanakkale, Tekirdağ ve İstanbul'un batı çevrelerine ilişkin olup, olayın meydana geldiği İstanbul Anadolu yakasına ilişkin bir uyarı içermemektedir. İstanbul Anadolu Yakası'na ilişkin dolu uyarısı ise saat 19:00'da, diğer ifade ile dolu yağışının başladığı saat 16:00'dan üç saat sonra yapılmıştır. TBK'nun 579/1 maddesi uyarınca, göre garaj otopark veya benzeri yerleri işletenler kendilerine bırakılan motorlu taşıt ve eklentilerinin yok olması, zarara uğraması veya çalınmasından sorumlu olup, sorumluluğun türü kusursuzdur. Bu sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluktur.Nitekim hükmün üçüncü fıkrasında işletenin bu sorumluluğu üstlenmediğini, yahut şarta bağladığını ilan etmiş olmasının onu sorumluluktan kurtarmayacağı düzenlenmiştir. İşleten ancak; zararın, saklatan veya ziyaretçisi veya beraberinde ya da hizmetinde bulunan kişiye yükletilebilecek kusurdan, mücbir sebepten ya da eşyanın niteliğinden doğduğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.Mücbir sebep, borçlunun faaliyet ve işletmesi dışında meydana gelen, genel bir davranış normunun ya da borcun ihlaline, kaçınılmaz ve mutlak şekilde neden olan, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan olağanüstü bir hal olarak tanımlanmaktadır. Zararla, hukuka yahut sözleşmeye aykırı eylem arasındaki illiyet bağını keserek, hem kusur sorumluluğunu hem olağan sebep sorumluluğunu hem de tehlike sorumluluğunu ortadan kaldıran mücbir sebebin unsurları; zarar verenin faaliyet ve işletmesi dışında kalan doğal, sosyal, hukuki yahut insana bağlı bir olayın varlığı, bu olay nedeniyle bir davranış normunun yahut sözleşmesel yükümlülüğün ihlali, mücbir sebep teşkil eden olayın kaçınılmaz ve önlenemez şekilde davranış normunun yahut sözleşmenin ihlaline yol açmış olması, bu olayın doğuracağı sonuçların önceden öngörülemez olması olarak özetlenebilir (bkz. Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Beta Yayınevi, 8.Bası, Ankara, 2003, s.518 ve devamı)Yapılan bu açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dairemizin kaldırma ilamında da belirtildiği üzere;hasara neden olan dolu yağışının davalı işletmesinden kaynaklanmayan harici bir doğal olay olması, yağışın sorumluluğu ortadan kaldıracak türden bir mücbir sebep olarak kabulüne yeterli değildir. Davalı, tüm önlemleri almasına rağmen, kaçınılmaz ve önlenemez şekilde dolu yağışının aracın hasarlanmasına sebep olduğunu ispatla yükümlüdür. Bu çerçevede Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından 26/07/2017 tarihinde herhangi bir kuvveli yağış ve dolu uyarısı yapılmadığı, aracın kuvvetli fırtına ve dolu yağışının meydana geldiği 27/07/2017 tarihinde otel valesine teslim edildiği, yağışın İstanbul Anadolu Yakası'nda 16:00 ila 20:00 saatleri arasında etkili olduğu, bu bölge için yağışın etkili olduğu saat 16:00'dan önce yapılmış herhangi bir uyarı bulunmadığı da nazara alındığında, davalının dolu yağışı öncesi valeye teslim edilen araçların, doludan etkilenmemeleri için açık alana değil de kapalı alana parkedilmelerini sağlamasının davalıdan beklenemeyeceği, diğer ifade ile davalı bakımından zararın meydana gelmesinde kaçınılmazlık ve önlenemezlik unsurlarının gerçekleştiği, öte yandan olay tarihinde davalı şirkette "..." olarak çalıştığı anlaşılan ve davalıyı temsil ve ilzam yetkisi bulunmayan ...'nun , dolu hadisesi cereyan edip gelip hasar meydana geldikten sonra, şirket kaşesi vurarak imzaladığı ve davacıya ait aracın 27/07/2017 tarihinde otel bahçesinde davalı sorumluluğunda dış kaputu ile camlarının hasar gördüğüne, hasardan kaynaklanan tamir ve işçilik masraflarının davalıya fatura edileceğine, gerekli tutarın ödeneceğine dair beyanı içeren belgenin davalıyı bağlamadığı, mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda toplanan delillere göre bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabul edilmesinin yerinde olmadığı davalı istinafının haklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ne varki bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemektedir. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yapılacak başkaca bir tahkikat işlemi bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2025 tarih ve 2024/192 Esas 2025/189 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.067,35-TL peşin harç ve 130,00-TL ıslah harcı toplamı olan 1.197,35-TL harçtan mahsubu ile bakiye 465,35-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından sarf edilen 304,30-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 9-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 10-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri 270,00-TL toplamı 1.953,10-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 11-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 12-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.