Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/561 E. 2026/1078 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/561
Karar No
2026/1078
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/561

KARAR NO : 2026/1078

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/12/2021

NUMARASI : 2017/821 Esas - 2021/1293 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)

KARAR TARİHİ: 09/09/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi ;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; ; Dava dışı sigortalı .... A.Ş.'nin “... Mah. ... Sok. No: ... İstanbul” adresindeki işyerinin ...nolu ...Sigorta Poliçesi ile 29.03.2016-2017 vade tarihleri arasında davacı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalı şirketin taraflarına yapmış olduğu ihbar neticesinde, 06.02.2017 tarihinde sigortalı şirketin zemin katında bulunan yemekhane penceresinin sert bir cisimde zorlanarak açıldığı, sinekliğin kesilip içeriye girildiği, çeşitli demirbaşlara zarar verilerek şifreli ... marka kasanın çalınmış olduğu ayrıca çelik kasanın açık vaziyette civarda bulunduğu, söz konusu eylemin ise kameralardan izlenen toplam 3 hırsız tarafından gerçekleştirildiği bilgisine ulaşıldığını, meydana gelen hırsızlık neticesinde oluşan zararın tazmini amacıyla davacı şirket tarafından sigortalıya 20.03.2017 tarihide 20.000.00 TL ödendiğini, davalı şirketin dava dışı sigortalı şirkete vermeyi taahhüt ettiği güvenlik hizmetini gereği gibi ifa edememesi nedeniyle oluşan zararını ifa yardımcısının fiillerinden kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazmin etmekle yükümlü olduğunu, sigortalıya ödenen tazminatın davalıdan tahsili amacıyla rücuen tazminat davası açılması zorunluluğu doğduğunu, her türlü fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 20.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı çalışanlarından ... ve ... olayın meydana geldiği gece ilgili firmaya güvenlik hizmeti verdiğini, yine kamera kayıtlarında çalışanların devriye dolaştığı da açıkça görüldüğünü, davacı tarafın bu hususa hiç değinmediği gibi işletmede bulunan kamera kayıtlarının dış çevreyi değil sadece işletmenin atölye ve idare binasını gösterdiğini ve bu kameralara ait herhangi bir takip monitörlerin davalı firma monitörüne bağlı olmadığından takip edilmesinin mümkün olmadığını da belirtmediğini, güvenlik açısından, kendi güvenlik kameralarının dışarıyı, olması gereken yerleri özellikle kör nokta tabir edilen yerleri görüntülemediği ve bunun görüntülerine davalı firmanın erişme yetkisinin olmadığı aşikâr iken müvekkiline iş bu dava yönlendirilmeden önce dava dışı olan mağdur olduğunu beyan eden şirketin gereken önlemleri almadığının kontrol edilmediği de açıkça görüldüğünü, bina içindeki güvenlik kameralarının güvenlik kulübesindeki monitörlere bağlı olmaması ve yine kamera kayıtları sebebi ile çalınan eşyaların ilk etapta evrak olduğunun şifahen bildirilmesi sonra zarara ilişkin beyanlarının değişmiş olması ayrıca zararına ilişkin delillerin kabul edilebilir olmaması, savcılık dosyasının sonuçlanmamış olması dikkate alınarak öncelikle, davanın savcılık dosyasının sonuçlanmasının beklenmesine, esastan reddine, aksi kanaatte olması durumunda husumet yönünden itirazın kabul edilmesine, davanın Anadolu Sigorta'ya ihbar da bulunulmasına, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İlk Derece Mahkemesin'ce " ...Dava dışı sigortalıya ait işyerine 06.02.2017 tarihi saat 01:40 sıralarında gelen kimliği meçhul 3 şahısın işyeri çevresinde bulunan kafesli teli sert bir cisim yardımıyla ve güç kullanmak suretiyle keserek bir bölümünü açarak işyeri alanına girdikleri, ardından işyeri binasının zemin kat yemekhane bölümünün pvc penceresini yine sert bir cisim yardımıyla zorlamak ve kanırtmak suretiyle açarak işyeri içerisine girdikleri, şahısların saat 01:50'de işyerinin üst katına ulaşarak üst kat idari bölüm alüminyum kapısını sert bir cisim yardımıyla zorlamak ve kanırtmak suretiyle açarak idari bölümde bulunan muhasebe odasının kilitli olan alüminyum kapısını da zorlamak ve kanırtmak suretiyle açarak muhasebe odasına girdikleri, şahısların muhasebe odasında bulunan çalışma masasının kilitli çekmecesinden 6.000,00TL nakit para, 4 adet Cumhuriyet altını aldıkları, diğer ofis odasının yine kilitli olan alüminyum kapısını da zorlamak ve kanırtmak suretiyle açtıkları, oda içerisinde bulunan yere ve masaya monteli içerisinde (işyeri yetkilisinin beyanına göre) 27.500TL, 4.000 Euro, 300 dolar ve 200 gr altın bulunan çelik kasayı sökmek suretiyle aldıkları, şahısların çelik kasayı işyeri binasının yaklaşık 200 m ilerisine götürerek burada çelik kasayı açarak içerisinden nakit para ve altınları aldıkları ve çelik kasayı bırakarak olay yerinden uzaklaştıkları, güvenlik görevlilerinin olayı sabah saat 06:00 sıralarında işyeri binasına girdiklerinde fark ettikleri anlaşılmıştır.

25.08.2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere,

Davalı ... ... Ltd.Şti.’nin, 06/02/2017 tarihinde dava dışı sigortalı şirkete ait işyerinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde, davalı güvenlik şirketinin 5188 sayılı yasa ve uygulama yönetmeliği kapsamında, koruma ve güvenlik hizmetini üstlendiği dava dışı sigortalıya ait işyerinin risk analiz raporunu hazırlayarak işverene sunduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı, personelini görev alanın risklerine göre eğitmediği, fabrika alanında görevlendirdiği özel güvenlik görevlilerinin 06/02/2017 tarihi 24:00-06:00 saat aralığında devriye hizmetini eksik yerine getirdikleri, ayrıca davalı şirket tarafından sorumluluk alanında güvenlik personellerinin kontrolü ve denetlenmesi açısından güvenlik sektörünün olmazsa olmazlarından olan ... Sistemi (Devriye Tur Kalemi)’nin güvenlik personeli tarafından kullanılmamasının da etkisiyle, oluşan güvenlik zafiyeti sonucu dava dışı sigortalının işyerinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde, davalı güvenlik şirketinin %50 oranında kusurlu olduğuna, Dava dışı sigortalı .... A.Ş.’nin, İşyerinin (fabrika) korunması konusunda koruma ve güvenlikle ilgili risk analizi yaptırmadığı, özellikle gece fabrika alanında yeterli sayıda özel güvenlik personeli çalıştırmadığı, fabrika alanına yeterli sayıda kamera kurmadığı gibi mevcut kameraların da görevli özel güvenlik personeli tarafından izlenmesi amacıyla güvenlik noktalarına monitör kurmadığı, işyeri binasına alarm sistemi taktırmadığı, dolayısıyla mallarının korunması konusunda basiretli bir tüccar gibi hareket etmediğinden dolayı meydana gelen güvenlik zafiyeti sonucu dava dışı sigortalıya ait işyerinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde dava dışı sigortalı .... A.Ş.’nin %50 oranında kusurlu olduğuna, kanaat getirildiği,

Sigortalının, davalı şirket ile anlaşma yaparak özel şartlarda yer alan alanı gözetim altında tutma edimini ifa ettiği, Davacı ... Sigorta’nın tanzim ettiği ...nolu ...Sigorta Poliçesi'nin, 06/02/2017 tarihinde ... Mah. ... Sok. No:....../İstanbul adresi için hırsızlık teminatı verdiği, Davacı ... Sigorta’ nın sigortalı ...’ya ... Bankasından havale yolu ile yaptığı 20/03/2017 gün 20.000,00 TL tutarlı ödemenin, 06/02/2017 zarar tarihinde geçerli olan ve zararın gerçekleştiği ... Mah. ... Sok. No:...../İstanbul adresi için teminat veren ...nolu ...Sigorta Poliçesi kapsamında olduğu ve Davacı ... Sigorta’ nın TTK 1472 maddesine göre ödeme tutarı ile sınırlı olmak üzere kanuni halef olduğu ve aktif husumet ehliyeti kazandığı,

Davacı ... Sigorta tarafından sigortalısına ödenen 20.000,00 TL hasar bedelinin kadri maaruf olduğu, Davalı ...’ nin hırsızlık olayının meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğunun mahkememizce kabul edildiği, buna göre Davacı ... Sigorta’ nın Davalı ...’ ye rücu edebileceği bedelin 20.000,00 TL x %50 kusur (... Kusuru) = 10.000,00 TL olabileceği kabul edilmekle " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin 20/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı ile davalı vekili yasal süresinde ayrı ayrı sunmuş oldukları istinaf dilekçesinde; atfedilen kusur oranlarına itiraz ederek davacı sigorta şirketi, meydana gelen hırsızlık olayında tüm kusurun davalıda olduğundan bahisle davanın tam kabulüne, davalı güvenlik şirketi ise kendisine yüklenecek kusur bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;

Dava, “ İşyeri Sigorta Poliçesi “ kapsamında sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir.

Rücu ve halefiyete ilişkin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir.

Dosya kapsamına göre, ... Mah. ... Sok. No:.. ... İstanbul adresinde faaliyet gösteren dava dışı sigortalı .... A.Ş.'nin ait işyerinin davacı sigorta şirketi nezdinde 29/03/2016-2017 döneminde ...Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, kasa hırsızlığı 20.000,00 TL ile teminat altına alındığı, 06/02/2017 günü meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle davacı sigorta şirketince sigortalısına 20/03/2017 tarihinde 20.000,00 TL hasar tazminatı ödendiği, hasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereğince sigortalı işyerinin güvenlik hizmetini üstlenen davalı güvenlik şirketinin gerekli güvenlik tedbirleri alınmadığı, hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurlu oldukları iddiası ile hasarın rücuen tahsili amacı ile huzurdaki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

06/02/2017 tarihli “Olay Raporu”nda Özetle: “... 06.02.2017 tarihinde güvenlik hizmeti vermekte olduğumuz ...A.Ş.de saat 06:00'da güvenlik görevlisi ... üretim bölümündeki maçaları yaktıktan sonra idari binanın ofis kapılarını açmaya gittiğinde muhasebe ve ... beyin odalarının kapılarının kırık olduğunu, içeriye girdiğinde masalardaki evrakların dağıtılmış yerlere saçılmış olduğunu görmesi üzerine diğer güvenlik görevlisi ... insan kaynakları ... 'a ve 155 Polis imdat haber vermiştir. Bunun üzerine ... fabrikaya gelmiştir. Birlikte yaptığımız incelemede ... beyin odasında bulunan kasanın yerinde olmadığı ve hırsızın diğer yönetim odalarını da karıştırdığı görülmüştür. Hırsızlık masası ekipleri ve güvenlik şirketi genel müdürü fabrikaya gelerek incelemede bulunmuşlar, yapılan ilk incelemede hırsızların 3 kişi olduğu yemekhane camını kanırtmak suretiyle içeriye girdiği kamera kablolarını kopardığı, daha sonra yukarı çıkıp yönetim koridor kapısını kırıp içeri girdiği ve diğer odalarında kapıların kırarak olayı gerçekleştirdiği kamera kayıtlarından ve yapılan incelemeden anlaşılmıştır. ...” şeklinde düzenlenmiştir.

Sigortalı firma ile davalı güvenlik şirketi arasında imzalanan 13/01/2017 tarihli Güvenlik Hizmet Sözleşmesi"nin 1. Maddesinde, hizmet yerinin, işverene ait fabrikanın tüm açık ve kapalı alanları olarak tanımlanmış olup hizmetin tanımı başlıklı 2. Maddesi ; "2.a. ... ..., İşverene ait hizmet yerinde gündüz, gece, ayrıca genel tatil, dini bayram, resmi bayram tatillerinde kesintisiz koruma ve çevre güvenliği sağlamak amacı ile bu konudaki 5188 sayılı yasa hükümleri gereği ve çerçevesinde işbu sözleşmeye konu olan hizmetler için iş tarifelerine uygun olarak kendi personelini gerekli teçhizatla donatmış şekilde çalıştırmayı iş bedelleri karşılığı yapmayı kabul ve taahhüt etmiştir.

2.b. Çalışma saatleri haftanın 7 gün 24 saat olup, toplam 5 personel ile hizmet verilecektir. Gündüz saatlerinde (08:00-20:00) bir güvenlik personeli Ana giriş kapısında, gece saatlerinde (20:00-08:00) iki güvenlik elemanı (bir personel devriye), iki güvenlik elemanı vardiya değişim personeli olmak üzere toplam beş güvenlik elemanı ile vardiyalı olarak sorumluluk sahasında resepsiyon, güvenlik kontrol ve gözetleme hizmetlerini ifa edilecektir. İşveren gerek görür ise güvenlik elemanı sayısının artırılmasını veya azaltılmasını talep edebilir, ... bu talebe uymak zorundadır.

2.c. İşveren bünyesinde bulunan tüm varlıkların güvenliğini tehdit edecek ve bu varlıklara zarar verebilecek olayların önlenmesi ve olayların meydana gelmesi durumunda gerekli müdahalelerin yerinde ve zamanında yapılmasıdır.

2.d. Sorumluluk sahasına giren ve çıkan personel, 3 kişiler ve araçların kayıt ve kontrol edilmesi ve şüpheli kişilerin gözetilmesi, görevli ve izni olmayan araç ve şahısların girişlerinin engellenmesi, ...

2.g. Sorumluluk sahası içerisindeki olası hırsızlık, saldırı ve sabotaj vb. kötü amaçlı faaliyetlerin önüne geçmek, engellemek ve gerekli tedbirleri almak." şeklinde kararlaştırılmıştır.

...Ltd.Şti. tarafından hazırlanan Hasar Ekspertiz Raporunda özetle: “… Sigortalı yetkililerin beyanları, resmi tutanaklar, kamera kayıtlarında yapılan inceleme ve tarafımızca yapılan ekspertiz çalışması esnasındaki tespit ve bulgulara istinaden; 06.02.2017 günü sigortalı işyerinin kapalı olduğu ve işyeri yetkililerinin işyerinde bulunmadığı esnada, saat 01:40 sıralarında riziko adresine gelen kimliği meçhul 3 şahısın işyeri çevresinde bulunan kafesli teli sert bir cisim yardımıyla ve güç kullanmak suretiyle keserek bir bölümün açtıkları, ardından işyeri binasının zemin kat yemekhane bölümünün pvc penceresini yine sert bir cisim yardımıyla zorlamak ve kanırtmak suretiyle açarak işyeri içerisine girdikleri, işyerine giren şahısların saat 01:48’de yemekhane koridoru ve yemekhane bölümünde bulunan güvenlik kameralarının kablosunu çekmek suretiyle kopardıkları, şahısların saat 01:50’de buradan işyerinin üst katına ulaşarak üst kat idari bölüm alüminyum kapısını sert bir cisim yardımıyla zorlamak ve kanırtmak suretiyle açarak işyerinin idari bölümüne ulaştıkları, idari bölümde bulunan muhasebe odasının kilitli olan alüminyum kapısını da zorlamak ve kanırtmak suretiyle açarak muhasebe odasına girdikleri, şahısların muhasebe odasında bulunan çalışma masasının kilitli çekmecesinden 6.000,00TL nakit para, 4 adet Cumhuriyet altını aldıkları, şahısların buradan diğer ofis odasına geçtikleri ve yine kilitli olan alüminyum kapısını da zorlamak ve kanırtmak suretiyle açtıkları, oda içerisinde bulunan yere ve masaya monteli içerisinde nakit para ve altının bulunduğu çelik kasayı sökmek suretiyle aldıkları, işyeri 3. Katına ulaşan şahıslar yine 3. Kat giriş bölümünde bulunan güvenlik kamerasının kablosunu kopartarak etkisiz hale getirdikleri, 3. Katta bulunan sistem odasının da alüminyum giriş kapısını yine zorlamak ve kanırtmak suretiyle açtıkları, ancak sistem odasından herhangi bir muhteviyat almadıkları, şahısların çelik kasayı işyerinin yaklaşık 200 m ilerisine götürerek burada çelik kasayı muhtelif bir şekilde açarak içerisinden nakit para ve altınları aldıkları ve çelik kasayı bırakarak olay yerinden uzaklaştıkları, güvenlik görevlilerinin durumu sabah saat 06:00 civarlarında işyeri binasına girdiklerinde fark ettikleri anlaşılmıştır.

Riziko adresinde tarafımızca yapılan incelemede; sigortalı işyeri yaklaşık 20 dönüm arazi içerisinde kurulu, 4,5 dönüm kapalı alana sahip, 3 katlı binada yer almakta olup, işyeri çevresi duvar kafes tel ve jiletli tel ile çevrilidir. Sigortalı işyeri oldukça ıssız bir bölgede yer almakta olup, işyeri ayrıca merkeze uzak konumdadır. Sigortalı işyerinde alarm sisteminin bulunmadığı, kamera sisteminin bulunduğu ve olayı kayıt aldığı, işyerinde özel güvenlik firmasının görev yaptığı ve olay saatinde işyerinde 2 güvenlik görevlisinin bulunduğu, ancak olayı fark etmediği anlaşılmıştır...” Şeklinde tespitlerde bulunulmuştur.

Hükme esas alınan güvenlik uzmanı ile sigorta uzmanı tarafından hazırlanan 25/08/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "Davalı güvenlik şirketinin sorumluluğu yönünden ; Özel güvenlik şirketleri, koruma ve güvenlik hizmetini üstlendikleri fabrika, site, iş merkezi, .... vb. yerlerle ilgili risk analizi hazırlayarak ilgili yönetimlere sunmaları ve bu doğrultuda, görev alanının fiziki güvenliğinin tam olarak sağlanması, nokta yeri, kamera sistemi ve etkin devriye hizmeti ile görev alanının kontrol edilmeyecek bir yerinin bırakılmaması, özel güvenlik personellerinin de denetlemek suretiyle varsa görev zaaflarını giderici tedbir almaları, bu risk analizinde güvenlik personel sayısı da belirlenerek, ne şekilde güvenlik hizmeti verilebileceğinin göz önüne alınarak işverenle sözleşme yapılması ve özel güvenlik hizmetine başlanması ve işe başlandıktan sonra da özel güvenlik sorumluluk alanının işleyiş durumuna göre de personel konuşlandırılması görev yönünden önem arz ettiği,

Davalı güvenlik şirketi tarafından, dava dışı sigortalıya ait işyeri ile ilgili hazırlanan herhangi bir risk analiz raporunun (davalı şirket vekili tarafından işverene sunulduğu beyan edilen) dosya kapsamında bulunmadığı, yine mevcut dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığına göre 20 dönüm arazi üzerinde kurulu, 4,5 dönüm kapalı alanı bulunan 3. Katlı fabrika alanında, taraflar arasında yapılan sözleşme gereği 2 güvenlik personelinin gece, 1 personelin ise gündüz ve 2 personelin de izin değiştirici olmak üzere toplam (5) özel güvenlik görevlisinin dava dışı sigortalı şirkete ait işyerinde görevlendirildiği, işyerinde kamera sisteminin bulunduğu, ancak bu kameraların genel olarak fabrika iç mekanlarını ve fabrika girişini gösterdiği, dış alanda kamera bulunmadığı gibi iç mekanları gösteren kameraların güvenlik personeli tarafından anlık olarak izlenmesi için dava dışı sigortalı şirket (işveren) tarafından güvenlik noktalarına monitör kurularak mevcut kameraların bağlanmadığı, dolayısıyla olay tarihinde işyerindeki kameraların güvenlik personeli tarafından izlenemediği,

Dava dışı sigortalıya ait işyerinde çalışan güvenlik personellerinin gece görevinde ana giriş ve B bölgesinde görevlendirildiği, zaman zaman devriye dolaştıklarını beyan ettikleri, ancak devriye sırasında fabrika alanında ... Sistemi (Devriye Tur Kalemi) kullandıklarına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, devriye hizmetinin planlı bir şekilde yerine getirilmediği, ayrıca 06.02.2017 gecesi dava dışı sigortalıya ait işyerinde görevli olan ve hırsızlık olayı ile ilgili olarak ... güvenlik şirketi yetkilisi tarafından bilgilerine başvurulan personellerden ...'ya ait bilgi alma tutanağında; “..... A ana giriş kapısında ... B bahçe kapısında benim durmamı kararlaştırdık, saat 23:00 gibi B noktasından çıkarak fabrika içerisinde devriye kontrollerimi tamamlayarak tekrar B noktasına döndüm, herhangi olumsuz bir duruma rastlamadım. Saat 05:00 gibi B noktasından A noktasına geldim. Saat ..gibi ... maçaları ve idari ofis kapılarını açmak için fabrika içerisine gitti. 06:10 gibi koşarak yanıma geldi ve idari bina ofislerine hırsızın kapıları kırarak girdiğini söyledi..." şeklindeki beyanından anlaşıldığına göre olay gecesi işyerinde görevli olan özel güvenlik personellerinin 24:00 ile 06:00 saatleri arasında işyeri alanında devriye hizmetini eksik yerine getirdikleri, Bu kapsamda davalı şirket personellerinin devriyenin bir nevi ispatı olan ... Sistemi (Devriye Tur Kalemi) ni görev sırasında kullanmadıkları, aynı zamanda sistemin kurulumu ve çalıştırılması hususunun güvenlik şirketinin sorumluluğunda olduğu,

Bu bağlamda; 06/02/2017 tarihi saat 01:40 sıralarında dava dışı sigortalı şirkete ait işyerinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde; davalı güvenlik şirketinin 5188 sayılı yasa ve uygulama yönetmeliği kapsamında, koruma ve güvenlik hizmetini üstlendiği dava dışı sigortalıya ait işyerinin risk analiz raporunu hazırlayarak işverene sunduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir belge bulunmadığı, personelini görev alanının risklerine göre eğitmemesi, fabrika alanında görevlendirdiği özel güvenlik görevlilerinin 06/02/2017 tarihi 24:00-06:00 saat aralığında devriye hizmetini eksik yerine getirdikleri, ayrıca davalı şirket tarafından sorumluluk alanında güvenlik personellerinin kontrolü ve denetlenmesi açısından güvenlik sektörünün olmazsa olmazlarından biri olan ... Sistemi (Devriye Tur Kalemi)’nin güvenlik personeli tarafından kullanılmamasının da etkisiyle, oluşan güvenlik zafiyeti sonucu dava dışı sigortalının işyerinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde, davalı güvenlik şirketinin de sorumluluğunun bulunduğu,

Dava dışı sigortalı şirketinin sorumluluğu yönünden ; Özel güvenlik şirketlerinin güvenlik şirketlerinin personel sayısını işverenlerin (dava dışı sigortalı şirket yönetimi) talebi doğrultusunda ve sözleşmedeki hükümler çerçevesinde çalıştırdıkları, yani çalıştırılacak özel güvenlik personel sayısı konusu ile ilgili insiyatifin tamamen dava dışı sigortalı şirket yönetiminde olduğu,

Yine dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığına göre, 20 dönüm arazi üzerinde kurulu, 4,5 dönüm kapalı alanı bulunan 3. Katlı fabrika alanında kurulu kameraların genelde fabrika iç kısımlarını ve fabrika girişini gösterdiği, dış alanda kamera bulunmadığı, gibi iç mekanları gösteren kameraların güvenlik personeli tarafından anlık olarak izlenmesi için işveren tarafından ... (kapalı devre televizyon sistemi) sistemi kurulmadığı yada en azından mevcut kameraların güvenlik noktalarından izlenmesi amacıyla monitör de kurulmadığı, dolayısıyla mevcut kameraların da güvenlik personeli tarafından izlenemediği, yine fabrika alanını çevreleyen fiziki (duvar, tel çit, jiletli tel, aydınlatma vb.) güvenlik sisteminin de yeterli olmadığının anlaşıldığı,

Koruma ve güvenlik hizmetinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, bunların; insan unsuru olan özel güvenlik personeli, fiziki güvenlik sistemleri ve teknolojik güvenlik sistemlerden ibaret olduğu, teknolojik ve fiziki güvenlik sistemlerinin de hem nitelik ve hem de nicelik bakımından yeterli olması gerektiği, ayrıca dava dışı sigortalı tarafından işyerine alarm sisteminin de kurulmaması gibi güvenlik eksikliklerinin mezkur dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde etkisinin olduğu,

Bu bağlamda ; Bütün bu hususlar göz önüne alındığında, dava dışı sigortalı şirketin işyerinin (fabrika) korunması konusunda; Koruma ve güvenlikle ilgili risk analizi yaptırmadığı, özellikle gece fabrika alanında yeterli sayıda özel güvenlik personeli çalıştırmadığı, fabrika alanına yeterli sayıda kamera kurmadığı gibi mevcut kameraların görevli özel güvenlik personeli tarafından izlenmesi amacıyla güvenlik noktalarına monitör kurmadığı, işyeri binasına alarm sistemi taktırmadığı, dolayısıyla mallarının korunması konusunda basiretli bir tüccar gibi hareket etmediğinden dolayı meydana gelen güvenlik zafiyeti sonucu dava dışı sigortalıya ait işyerinde hırsızlık olayının meydana gelmesinde dava dışı sigortalı .... A.Ş.’nin de sorumluluğunun bulunduğu,

Sonuç olarak ; Davalı ...' nin hırsızlık olayının meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğu" yönünde tespit ve görüşe yer verilmiştir.

Tüm dosya kapsamına göre; dava dışı sigortalıya ait fabrikanın tüm açık ve kapalı alanlarının güvenliğinin sağlanması konusunda davalı güvenlik şirketi ile güvenlik hizmet sözleşmesi imzalandığı, güvenlik hizmetinin verildiği sırada mesai saati dışında gece yarısında şüpheli şahıslarca işyeri çevresinde bulunan kafesli telin, sert bir cisim yardımıyla ve güç kullanmak suretiyle akabinde işyeri binasının ve muhasabe odasının kapısının da zor kullanarak kırılmak suretiyle davaya konu hırsızlık olayının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere koruma ve güvenlik hizmetini üstlenen davalı güvenlik şirketince devriye ve kontrol görevi gereği gibi yerine getirilmediği gibi kamera sisteminin de yeterli olmadığı, güvenlik hizmeti verilen sahanın niteliği, konumu, büyüklüğü dikkate alındığında gerekli risk analiz raporunun hazırlanmaması nedeniyle oluşan güvenlik zafiyeti sonucu gerçekleşen hırsızlık olayında, davalı güvenlik şirketinin kusurunun bulunduğu anlaşılmıştır.

Öte yandan zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması durumlarında 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenen müterafik kusurun uygulanması gerekmektedir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminin tatbik edilebilmesi için, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda sigortalıya ait fabrikanın konumu, niteliği, büyüklüğü gözetilerek fabrika alanında özellikle yeterli sayıda güvenlik personeli çalıştırmadığı (geceleri yalnızca 2 personel tarafından verilen hizmetin yetersiz kalması) gibi kamera kurmadığı, işyeri binasına alarm sistemi taktırmadığı, gerekli fiziki tedbirlerin alınmaması nedeniyle somut olayın özelliğine göre dava dışı sigortalıya atfedilen %50 oranında müterafik kusur dairemizce uygun bulunduğundan taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,

3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından ; davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

- Davalı tarafından yatırılan 171,00 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 561,00 TL harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/561, K. 2026/1078, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-561-e-2026-1078-k-c34d8504fd98