İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/453 E. 2026/127 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/453
- Karar No
- 2026/127
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/453 Esas KARAR NO : 2026/127
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin maliki olduğu ... plakalı aracıyla 03.07.2023 tarihinde ....., ... yolu üzerinde seyir halinde iken trafiğin aniden durması neticesi ... adlı sürücünün sevk ve idaresinde olan ve diğer davalı ... Sigorta nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı aracın güvenli takip mesafesini korumaması nedeniyle önünde ve müvekkilin arkasında seyreden ... plakalı araca çarpması ve bu aracı öne ittirmek suretiyle müvekkilin aracına arakadan çarpmasına sebebiyet verdiği ve hasar oluştuğu, ... plakalı aracın sürücüsü...'nin %100 kusurlu olduğu, aracın maliki ve işleteni ...'nin sorumlu olduğu, yaşanan maddi hasarlı trafik kazası sonrası hasarlanan araçta değişim ve onarım işlemleri yapıldığı, kaza tarihi itibarıyla 32.997,86 TL hasar bedeli oluştuğu, müvekkilin aracının tramerine toplamda 27.498,00 TL hasar kaydı işlenmesi nedeniyle aracın ikinci el piyasa değerinin düştüğü, müvekkilin aracının kaza tarihi itibarıyla hasar kayıtsız ve hasarsız olduğu şeklinde beyanda bulunarak, davanın kabulüne HMK 107 uyarınca şimdilik 100,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; İlgili kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil ... Sigorta A.Ş. tarafından 14.10.2022/2023 tarihlerini kapsayan ... numaralı ... Sigortası ile sigortalandığı, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğu, dosyaya ... sisteminden atanmış bir eksper tarafından alınmış rapor sunulmadığı, eksper raporunun artık değer kaybı başvuru şartlarından olduğundan talebin usulden reddi gerektiği, yapılan değer kaybı başvurusu sonucunda gerekli incelemelerin yapıldığı, mağdur aracın arka kısımlarının hasarlanmış olduğu, arka tampon-plastik aksamdaki hasarın değer kaybı oluşturmaması nedeniyle hem reel piyasaya göre hem de genel şartlar uyarınca araçta değer kaybının olmadığı kanaatine varıldığı, değer kaybı hesaplamasına esas olarak Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği (TSB) Kasko Araç Değer Listesindeki bedelin esas alındığı, davacı tarafın aracının ... Sigorta’dan kasko sigortası ile sigortalı olduğu, araçta meydana gelen hasarın ... Sigorta tarafından karşılandığı, 32.997,86 TL hasar onarım bedelinin rücu edildiği ve ödendiği, müvekkil şirket tarafından sigortalı aracın hususi şhıs aracı olduğu, K.T.K'nın tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine atıf yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağının belirtildiği şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ...cevap dilekçelerinde özetle; Davanın yetkili mahkemede açılmadığı, söz konusu kazada davacı tarafın iddia ettiği şekli ile salt olarak şahsının kusuru nedeni ile zarar meydana gelmediği, dosyada yer alan tespit ve tutanakların tamamen davacı tarafından beyan ve tanzim edilmiş olduğu, bilirkişi raporu alınarak kusur durumu ve oranlarının belirtilmesinin gerektiği, dava dilekçesinde araçta ne şekilde bir hasar meydana geldiği, hasarın nasıl giderildiği, onarım yahut parça değişikliğine ihtiyaç olup olmadığına dair bilgi yahut delil bulunmadığı şeklinde beyanda bulunarak davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili 14.04.2026 tarihli talep artırım dilekçesinde özetle; Değer kaybı alacağı yönünden belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri hasar taleplerinin bilirkişi raporu doğrultusunda 24.900,00 TL artırarak, toplam 25.000,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Deliller Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır. Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava, 03.07.2023 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle, davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan, davalı ...'nin sevk ve idaresindeki, diğer davalı ...'ye ait olan ... plakalı aracın çarpışması sonucu kusurun irdelenmesi, ... plakalı araçta değer kaybı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında HMK 107 maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 100,00 TL tazminat davasıdır. Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Dosyada, dava şartları ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, HMK 114. maddesindeki dava şartlarının mevcut olduğu, ayrıca yerleşik içtihatlar uyarınca davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuğa gidilmesi yeterli olduğundan bu yöndeki dava şartının da mevcut olduğu kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosyada, davalılar ... ile ...'nin yetki itirazları ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, HMK 6,7 ve 16 maddeleri uyarına davanın yetkili mahkemede açıldığı anlaşılmakla itirazların ayrı ayrı reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 03.10.2025 tarihli rapora göre; dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ... plakalı araç sürücüsü ...'nin; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan Madde 52/C ve sürücü asli kusurlarından Madde 84/D kurallarını ihlal ettiği ve trafik kazasının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ün; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde trafik kazasına sebebiyet verecek kural ihlali ve kusurunun bulunmadığı, davalı ...'nin; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu içinde hüküm altına alınan Madde 85 gereği, ... plaka sayılı araç maliki olarak, dava konusu trafik kazasına sebebiyet veren araç sürücüsü ile birlikte ve kusuru oranında (%100) doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, ... plakalı araçta meydana gelen hasarın trafik kazasının meydana gelme şekli ve şiddeti ile uyumlu olduğu, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda, dosyaya konu trafik kazasının meydana geldiği 2023 Temmuz ayı itibarıyla ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 25.000,00 TL olabileceği rapor edilmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda, 14.04.2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini 25.000,00 TL'ye çıkarmıştır. Artırılan bedelin poliçe teminatı limitinde kaldığı görülmüştür. Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir. Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeniden rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/05/2013 tarih ... esas... karar sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir. Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça ticari faiz talebinde bulunulmuş olup, kazaya neden olan araç ticari araç olmayıp hususi araç olduğundan yasal faize hükmetmek gerekmiş, davalı sigorta yönünden, başvuru tarihi belli olmadığından, bu davalının en geç arabuluculuk son tutanak tarihi olan 12.02.2025 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, diğer davalılar yönünden, kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, davacının teselsül talebi de dikkate alınarak, netice olarak davacının davasının kabulü ile, toplam toplam 25.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 12.02.2025 tarihinden, davalılar ... ile ... yönünden 03.07.2023 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, toplam 25.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden 12.02.2025 tarihinden, davalılar ... ile... yönünden 03.07.2023 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.707,75 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 425,24 TL harcın toplamı olan 1.040,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 667,11 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 615,40 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 425,24 TL harcın toplamı olan 1.040,64 TL harç gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.677,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 15.718,14 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026 Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır