İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/448 E. 2026/758 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/448
Karar No
2026/758
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/448 Esas KARAR NO : 2026/758 DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 12/06/2024 KARAR TARİHİ : 14/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili sigorta şirketinde ... poliçe numaralı Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta Poliçesi bulunan sigortalı ... ... A.Ş.ye ait cam emtiasının ... ’den ... ’ya nakledildiği süreçte hasar gördüğünü, hazırlanan ekspertiz raporunda emtianın yükleme, ambalajlama, istifleme ve sabitlemesinin standartlara uygun olduğunun, hasarın ise üstü açık konteynerin branda ile örtülü kısmının hizasından yükleme ve aktarma operasyonları sırasında başka bir cismin çarpması sonucu oluşabileceğinin tespit edildiğini ileri sürmüştür. Söz konusu hasarın poliçe teminatları kapsamında değerlendirilerek müvekkili şirket tarafından sigortalısına ... USD hasar tazminatı ödendiğini, TTK m. 1472 gereğince müvekkili şirketin sigortalısına halef olduğunu, hasarın rücuen tazmini için nakliye firmalarından talepte bulunulmasına rağmen olumlu bir geri dönüş alınamadığını ve arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile neticelendiğini belirterek; sigortalısına ödenen toplam ... USD’nin fiili ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4-a maddesi uyarınca belirlenecek oranda faiziyle birlikte davalılardan rücuen tazmin edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketlere yüklenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: şirketlerin dava konusu olay ile ilgisi ve sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davanın öncelikle husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunmuştur. Taşımayı yapan araç ile şirketlerinin herhangi bir ilişiği bulunmadığını, ... - ... plakalı TIR aracının çekici ve dorsesinin şirketlerine ait olmadığını, araç şoförü ... ... ’ın kendi personelleri olmadığını, fiili taşımayı yapan şirketin ... ... Ltd. Şti. Olduğunu, dava dışı ... şirketinin kendilerinden ... ’den ... ’ya taşıma talebinde bulunduğunu, ancak boş araçları olmaması sebebiyle bu talebi reddettiklerini, sonrasında yaptıkları araştırma ile ... ... firmasını bulduklarını, ... şirketinin isteği üzerine sadece bu ilişkiyi yönettiklerini ve taşıma işine yalnızca aracılık ettiklerini ileri sürdüğünü, dava konusu ... çıkışlı emtianın ... ... Limanından hiç açılmadan mühürlü bir şekilde karayolu aracına aktarıldığını, normal şartlarda hasar kontrolünün bu aşamada yapılması ve hasar tespiti halinde tutanak düzenlenmesi gerektiğini, ancak mühür açılmadan sevkiyata izin verildiğini , davacının iddia ettiği hasarın karayolu taşıması sürecinde meydana gelmesi halinde aracın kesinlikle devrilmesi gerekeceğini, bu durumun hasarın denizyolu taşıma sürecinde meydana geldiğini açıkça gösterdiğini savunarak, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu taşımanın, müvekkili şirketin acentesi olduğu armatör ... ... firmasına ait ... tarih ve ... nolu konişmento kapsamında yapıldığını, konişmentonun taşıyan ... adına acente olarak ... ... tarafından imzalandığını belirtmiştir. TTK m. 1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmentonun esas alınacağını, konişmentonun arka yüzündeki 25. madde uyarınca taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tüm davalar için Hamburg Mahkemelerinin yetkili kılındığını ve Alman kanunlarının uygulanacağının düzenlendiğini, MÖHUK m. 47 gereğince bu yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuştur. Esasa ilişkin olarak ise, davacının sigortalısı tarafından müvekkili şirkete TTK m. 1185 uyarınca herhangi bir hasar ihbarı yapılmadığını, emtianın konteyner içine yükleme, istifleme, sabitleme ve sayım işlemlerinin dava dışı gönderen tarafından yapıldığını ve konişmento kayıtlarının da bunu desteklediğini savunmuştur. Müvekkili şirketin emtiayı sadece limandan limana (... ) taşıdığını, emtianın hangi taşıma ayağında hasar gördüğünün belirsiz olduğunu, ... ... karayolu taşımasının diğer davalı ... şirketi tarafından gerçekleştirildiğini ve hasarın denizyolu aşamasında meydana geldiğine dair hiçbir delil bulunmadığını beyan etmiştir. Emtianın limanda tam ve sağlam olarak tahliye edilerek karayolu taşımacılığı için yetkilendirilen araca teslim edildiğini, davacının dayandığı eksper raporunun tek taraflı olup hükme esas alınamayacağını, hasarın poliçe kapsamında olup olmadığının da incelenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Ayrıca konişmentonun 5 ve 7. maddeleri uyarınca ... çıkışlı taşımalarda 1936 US COGSA hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu doğrultuda sorumluluklarının paket başına ... USD'yi aşamayacağını ve TTK m. 1186 uyarınca taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Metalürji Mühendisi bilirkişi ... ... , Lojistik uzmanı bilirkişi ... ... , sigorta eksperi bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle: 1)Taraflar arasındaki ihtilaf noktalarının; davacı ... Sigorta tarafından sigorta teminatına alınan dava dışı sigortalı ... Şirketi tarafından ... ’den ithal edilen cam emtiasının taşıma sürecinde hasar görmesinden dolayı uğradığı zararı karşılayan davacı sigortacının, ödemiş olduğu tazminatı davalılardan rücuen tahsil etmesinin mümkün olup olmadığı, davalıların kusur ve sorumluluklarının bulunup bulunmadığı, rücu miktarının ne olduğu ve hangi davalının ne oranda/miktarda sorumlu olduğu ile faiz hususlarında toplandığının anlaşıldığı; 2) Davacı ... ... Şirketi, dava dışı sigortalısı ... şirketinin taşıma sürecinde ortaya çıkan hasar yüzünden fiilen uğradığı zararı, poliçe kapsamında ödemiş olmasından dolayı TTK m.1472 gereğince, sigortalısına halef olarak huzurdaki davayı açabileceğinin değerlendirildiği; 3) Bir nolu davalı ... şirketi, ... - ... taşımasını tek ve kesin bir navlun talebiyle taahhüt etmesinden dolayı taşıyıcı konumunda bulunması sebebiyle (TTK m.850, 921, 926); iki nolu davalı şirketin ise konişmento düzenleyen ... ... şirketlerinin Türkiye’den ve Türkiye’ye yaptığı taşıma işlerini yürütmesi ve taşımanın Türkiye’ye yapılmasından dolayı (fiili taşıyan) huzurdaki davaya muhatap olabileceğinin değerlendirildiği; 4) Somut olayda emtianın hasarlı olarak alıcısına teslim edildiği son taşıyıcı olan bir nolu davalı ... ... şirketinin kabulünde olduğuna göre, emtianın hasarlı teslim edildiğine dair bildirim süresinde veya usulüne uygun olarak yapılmasa dahi hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğinin kabul edilmesi gerektiğinin değerlendirildiği (TTK m.889); 5) Emtianın mühürlü ve branda örtülü olarak üstü açık (open top) konteynerde taşınması ve dıştan kontrol edilerek hasarın anlaşılacak durumda olmaması nedeniyle son taşıyıcı olan bir nolu davalı taşıyıcının tam ve hasarsız olarak sevkiyat sürecine başladığı yönünde karine oluşmadığı; hasar durumuna göre hasarın denizyolu ve karayolu sevkiyatının herhangi bir aşamasında meydana gelmesinin mümkün olduğu ve hangi aşamadan meydana geldiğinin tespit edilmesinin mümkün görünmediği; davalıların sorumluluktan kurtuluş sebeplerini ispat edememesinden dolayı davacı sigorta şirketine karşı müteselsil olarak davacıya karşı sorumluluklarının söz konusu olduğunun değerlendirildiği; 6) TBK m.62’de “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur” denildiği ve yukarıda arz edilen gerekçelerle somut olaydaki hasarın, münhasıran davalılardan birinin eylemine bağlanamadığı gibi kusuruna da bağlanamayacağı; ancak her iki taşıma sürecinde de meydana gelme olasılığı bulunduğu, eşit derecede dava konusu hasarı meydana getirme riskine sahip oldukları gözetilerek, davacı ... toplam rücu miktarı olan ... USD’nin davalıların müteselsil sorumluluğunda tazmin edilmesi gerektiği; ancak davalılar arasındaki iç ilişkide %40 - %60, veya %35 - %65 paylaşılmasının yerinde olabileceğinin değerlendirildiği, davalılar arası iç ilişki bakımından işbu dava konusu irdelemesinde takdirin mahkemeye ait olduğu 7) Davacının rücu miktarı olan ... USD üzerinden ... (temerrüt) tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4-a maddesine göre belirlenecek oranda faiz talep etme hakkı bulunduğunun değerlendirildiği" sonucuna varılmıştır. Yasal Düzenleme, deliller ve tespitler ışığında, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava, nakliyat emtia taşıma sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalı ... şiketine ödenen tazminatın davalılardan rücusuna ilişkin olup, sigortacı davacı, sigortalısına halef olarak TTK md 1472 kapsamında eldeki davayı açmıştır. Davacı tarafça, davalıların dava dışı sigortalının ithal ettiği ürünlerin deniz ve kara taşımacılığını yapan şirketler olduğunun beyan ve iddia olunduğu anlaşılmaktadır. Taşıma işleri TTK 850 vd maddelerde düzenlenmiş olup, eşya taşımaya ilişkin hükümler ise TTK 856 vd maddelerde düzenlenmiştir. TTK 875. Madde '' (1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. (3) Gecikme hâlinde herhangi bir zarar oluşmasa da taşıma ücreti gecikme süresi ile orantılı olarak indirilir; meğerki, taşıyıcı her türlü özeni gösterdiğini ispat etmiş olsun.'' şeklinde taşıyıcının sorumluluğunu, 876, 877 ve 878. Maddeler ise taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerini düzenlemiştir. TTK 889. Madde '' (1) Eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. (2) Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir.(3) Gönderilen, taşıyıcıya, teslim süresinin aşıldığını, teslimden itibaren yirmibir gün içinde bildirmezse, gecikmeden kaynaklanan hakları sona erer. (4) Teslimden sonra yapılan bildirimin yazılı olması şarttır. Bildirim, telekomünikasyon araçları yardımıyla da yapılabilir. Bildirimde bulunanın kim olduğu herhangi bir şekilde anlaşılıyorsa, imzaya gerek yoktur. Sürenin korunması için bildirimin zamanında gönderilmiş olması yeterlidir. (5) Zıya, hasar veya gecikme teslim sırasında bildirilirse, bu bildirimin yukarıdaki hükümlere uygun olarak eşyayı teslim edene yapılması yeterlidir.'' şeklinde zıya ve hasarın bildirimi düzenlenmiştir. Dava dışı sigortalı ... şirketi tarafından, ... ithal edilen cam emtiasının taşıma sürecinde mi yoksa paketleme ve yükleme aşamasında mı hasar aldığının, taşıma sırasında hasarlanmış ise davalıların sorumluluğu bakımından hasarın deniz taşımacılığı sırasında mı yoksa kara taşımacılığı sırasında mı oluştuğunun, dava dışı sigortalıya ödenen bedelin hasar ile uyumlu olup olmadığının tespiti için Lojistik uzmanı, sigorta eksperi ve metalurji, malzeme mühendisi bilirkişilerinden oluşan heyetten rapor aldırılmış, raporun incelenmesi ve denetlenmesinde; bilirkişi tespitlerinin tarafların tüm iddia ve savunmalarını karşılar mahiyette ve taşımacılık hükümlerine uygun hazırlandığı, hasar gören emtianın niteliğine göre hasarın hangi aşamada ortaya çıkmış olabileceğinin yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre değerlendirildiği görülmüştür. Somut davanın davalılardan ... ..Ltd şirketi yönünden ele alınmasında; bu davalı şirket tarafından taşımanın kendileri tarafından değil dava dışı ... ... Lojistik adlı şirket tarafından yapıldığı savunulmasına karşın bu şirketin dava konusu emtianın kara taşımacılığını tam ve kesin bir navlun bedeli ile fatura ettiği bu sebeple taşıyan konumunda olduğu, ayrıca savunmalarındaki gibi aracı olmuş olsa bile TTK 921 ve 926 maddeleri uyarınca da taşıyan ile aynı yükümlülüklere kanun gereği tabi tutulduğu, dolayısıyla bu şirketin somut davada pasif husumetinin bulunduğu, taşıyan sıfatındaki bu davalının dava konusu hasardan taşıyan olarak sorumlu olduğu, 876, 877 ve 878. Maddeleri gereğince sorumluluktan kurtulacak herhangi bir halin bu taşıyan tarafça ispat edilemediği, bu davalının TTK 889 madde gereğince hasar bildiriminin yapılmadığı yönünde bir savunmasının bulunmadığı aksine cevap dilekçesinde ''konteynerin mührü ilk defa fabrika rampasına yanaştığında açılmıştır. vd'' şeklinde hasarın teslimden önce taraflarınca öğrenildiğinin beyan edildiği, dolayısıyla açıklanan bu sebeplerle bu davalının bilirkişi raporuyla belirlenen bedelden sorumlu olduğu anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Somut davanın davalılardan ... ... ... AŞ şirketi yönünden ele alınmasında; dava konusu emtianın deniz taşımasına ilişkin ... tarihli konşimentonun imza bölümünde "... (America) ... (As ... ) yani "yukarıda belirtilen taşıyıcı ... (America) ... (temsilci olarak)" ibaresi yazılıdır. Acentenin yetkilerinin düzenlendiği TTK'nın 105. maddesi, "(1) Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. (2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. (3) Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı açılan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz." hükmünü içermektedir. TTK m.105/2' maddeye göre, davalı acente aleyhine ancak taşıyana izafeten dava açılabilmesi mümkündür. TTK'nın 105/3 maddesi hükmü de gözetilerek, doğrudan acenteye yönelik bir kişisel kusur ileri sürülüp kanıtlanmadığı ve taşıyana veya taşıyana izafeten acentesine yöneltilmemiştir. Dolayısıyla bu davalının somut davada pasif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla bu davalı yönünden açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul Bam 12. HD 2022/1149 esas, 2025/527 karar sayılı ilamı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-... ... A.Ş aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-... ... Şti aleyhine açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; ... USD tazminat bedelinin ... tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalı ... ... Tic Ltd Şti'den tahsiline Hazine'ye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç ile ... TL başvurma harcının davalı ... Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, talimat, posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam ... TL'nin davada kabul/red edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL'sinin davalı ... Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı ... Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 7-A.A.Ü.T 7/2 maddesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... A.Ş'ye verilmesine, 8-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 9-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL'sinin davalı ... ... Şti'den, ... TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye irad kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.14/09/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/448, K. 2026/758, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-448-e-2026-758-k-6181a0005d47