Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1028 E. 2026/2093 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1028
Karar No
2026/2093
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1028 KARAR NO : 2026/2093

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/01/2023 NUMARASI : 2021/937 Esas 2023/50 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2026

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/937 Esas ve 2023/50 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekilinin Mahkememize sunduğu 16/12/2021 tarihli dava dilekçesi ile; Davacı şirket, davalılar ve distribütör ile 01/11/2016 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi'nin imzalandığını, sözleşmenin 2. Maddesi gereği; ... Mah. ...Sok. No:... Karşıyaka/İZMİR adresinde işletmekte olduğu iş yerinde davacı şirketin yetkilendirmiş olduğu bayi distribütör vasıtasıyla dağıtımını yaptığı bira ürünlerini tüketici taleplerine uygun, düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde satın almayı müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak bulundurmayı ve satmayı, 9. Maddesi gereği; Bira satışı için gerekli ruhsat, izin, satış belgesi vs. gibi her türlü yasal zorunlulukları belirtilen süreye kadar yerine getirmeyi, 10/b maddesi gereği; Sözleşme süresince iş yerinde bira satışına ilişkin faaliyetlerini kısmamayı veya bira satışını azaltacak davranış ve eylem içine girmemeyi, 10/c maddesi gereği; Sözleşme süresince işletmesinde bira satışının süreklilik arz edecek şekilde yapılabilmesi için gerekli satış belgesi, ruhsat vs. gibi her türlü yasal zorunlulukları yerine getirmek, bunları güncellemek ve yenilemek için her türlü dikkat ve özeni, her türlü mali külfeti yerine getirmeyi, 10/p maddesi gereği ,davacı şirket ürünlerini bizzat davacı şirketten yetkilendirilmiş olan ve TAPDK toptan satış belgesini haiz bayi veya distribütörden veya yine davacı şirketin satma görevini verdiğini bildirdiği yetkili ve TAPDK toptan satış belgesini haiz başka bir teşebbüsten almayı, kabul ve taahhüt ettiğini, yine sözleşmenin 3.maddesi gereği, davacı şirketin dağıtım ve satışını gerçekleştirdiği bira ürünlerinden 170.000 litre miktarındaki ürünü müşterilere satmayı kabul ve taahhüt ettiğini ve sözleşmenin feshi tarihine kadar toplam 32.074,74 litre miktarında ürün alımı yaptığını, davalıların, sözleşme yürürlükte iken taahhütlerini yerine getirmeyip TAPDK Satış Belgesi yenileme yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ve davacı şirketin tüm uyarılarına rağmen Mayıs 2019 tarihinden itibaren tüketici taleplerine uygun düzenli ve süreklilik arz edecek şekilde ürün almayarak ve müşteri talebini karşılayacak şekilde etkin olarak ürün bulundurmayarak ve satmayarak sözleşmenin birden fazla maddesini ayrı ayrı ihlal ettiklerini, bu nedenle davalının kusuru nedeniyle devamı imkansız hale gelen sözleşmenin İzmir 25.Noterliği’nin 16.07.2020 tarihli ve 13639 yevmiye nolu feshi ihbar- ihtarnamesi ile davacı şirket tarafından haklı olarak feshedildiğini, bununla birlikte, haricen edinilen bilgiye göre davalı işleticinin işletmesini çalıştırmadığı ve/veya devrettiğinin anlaşıldığını, yine taraflar arasındaki sözleşmenin 20.maddesinde davalının, " işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması, işletmesindeki ürünlerin bulunurluğunun etkin ve süreklilik arz edecek şekilde yapılmaması veya bunun azaltılması, fıçı tesislerinin davacı şirketin onayı olmaksızın hiç veya gereği gibi kullanılmaması veya kaldırılması, işletmeyi devretmesi veya işletmede iş değişikliği yapması gibi sözleşmede belirtilen hükümlerden her hangi birini ihlal etmesi veya ilgili mevzuatlara aykırılıktan kaynaklanan nedenlerle faaliyetine son verilmesi veya askıya alınması gibi nedenlerle sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde, davacı şirkete, sözleşme gereği aldığı her türlü mali yardım ve katkıyı ve ayrıca 220.000,00 TL cezai şartı nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, davalı tarafa sözleşmede verilmesi planlanan 271.405,00 TL mali katkının aktarıldığını, sözleşmeyi ihlal eden davalılardan 220.000,00 TL cezai şart ve 271.405,00 TL’lik mali katkının tahsili talebi ile İzmir 8.İcra Müdürlüğü’nün 2020/7344 sayılı dosyası ile açılan icra takibine davalıların borca itirazı nedeni ile icra takibinin durdurulduğunu, davacı şirketin alacağının sözleşme, faturalar, ihtarname, TAPDK kayıtları, davacı şirketin ve distribütörün defter ve kayıtları ve sunulu deliller ile sabit olduğunu, davalıların itirazlarında haksız ve kötü niyetli olduklarını, sözleşme içeriğine göre davalıların iade etmek zorunda olduğu miktarın likit olduğunu, ihtarname ile temerrüt oluştuğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatı taleplerinin de bulunduğunu, davalıların davacı şirkete olan borcunu bilmesine karşın haksız ve kötü niyetli itiraz etmiş olmaları ve haricen yaptıkları araştırmada, adreslerinden taşınma ve mal kaçırma gayreti içinde oldukları istihbar edildiğinden ve dolayısıyla rehinle temin edilmemiş alacaklarının tahsil imkanı ortadan kalkacağından teminatsız olarak veya uygun görülecek teminat karşılığında davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasını talep ettikleri görülmüştür. Dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği, davalı ... vekilinin dosyaya sunduğu 17/02/2022 tarihli yanıt dilekçesi ile; Davalının, diğer davalı şirketin bir dönem temsilciliğini yaptığını ve 2019 yılında bu görevden ayrıldığını, dava dilekçesi ekinde sözleşmede bir tarafın davacı şirket olduğunu diğer tarafın diğer davalı şirket olduğunu, diğer tarafın ise dava dışı ... Şti. olduğunun belirtildiğini, görüldüğü üzere 3 adet şirket arasında imzalanan bu sözleşmenin tarafları arasında davalının bulunmadığını, diğer davalı şirketi savunmamakla birlikte diğer davalı şirket ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşmenin büyük oranda ifa edildiğini, 2019 yılına kadar sözleşme edimlerinin yerine getirildiğini, davalı şirketin sözleşmeye konu işletme adresi kiralık olduğundan kiracı şirket ile kiraya veren arasında anlaşmazlığa düştüğünü ve 23/07/2019 tarihinde tahliye edildiğini, aslında sözleşmenin sonuna kadar ifa edildiğini, sözleşmenin sonlanmasından da diğer davalı şirketin kusurunun bulunmadığını, davanın reddini talep ettikleri görülmüştür. Davalı şirketin herhangi bir yanıt vermediği, kendisini vekille temsil ettirmediği görülmüştür. İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7344 Esas sayılı takip dosyasının uyap üzerinden dosyamız içine alındığı görülmüştür. Dosyanın yapılan incelemesinde; Alacaklısının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlusunun dosyamız davalıları şirket ve gerçek kişi olduğu, 271.405,00 TL yatırım tutarı, 220.000,000 TL cezai şart olmak üzere toplam 491.405,00 TL toplam alacak üzerinden takibin başlatıldığı, davalı borçlular vekili tarafından 18/11/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibe borca ve ferilerine itiraz ettikleri, 18/11/2020 tarihli karar ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Dava, davacı şirket, davalılar ve distribütör arasında imzalanan 01/11/2016 tarihli Açık Satış Noktası Sözleşmesi uyarınca davalıların edimlerini yerine getirmedikleri iddiası ile fesih edilen sözleşmeden doğduğu iddia edilen yatırım tutarı ve cezai şartın tahsili amacı ile İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7344 Esas sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Dava dilekçesine ekli 01/11/2011 tarihinde imzalanan ancak geriye doğru 01/07/2011 tarihinde yürürlüğe girdiği kabul edilen sözleşmenin yapılan incelemesinde sözleşmenin dava dışı Bayi/ Distribütör .... ŞTİ, davalı .... Şti , davacı şirket ve davalı ... arasında imzalandığı görülmüştür. Davalı gerçek kişinin sözleşmenin son sayfasında alt kısma "şirket adına temsilen, kendi adıma asaleten" şeklinde adının yazılı olduğu, ve yazının hemen üst kısmında şirket kaşesi haricinde imzanın olduğu görülmüş, davalı gerçek kişinin davalı şirket ile birlikte sözleşmede taraf olma iradesini ortaya koyduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Taraf vekillerine uyuşmazlık dönemini kapsar ticari defter ve kayıtları dosyaya sunmak üzere süre verildiği, taraf defterlerinin bulunduğu adreslerin bildirildiği, ticari defter ve kayıtlar kapsamında inceleme yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, 01/11/2022 tarihli raporun dosyaya sunulduğu görülmüştür. Raporun yapılan incelemesinde; Dosya içeriğinde sunulu tarafların imzalamış olduğu sözleşmenin sözleşmenin 3. Maddesine davalı tarafın bira ürünlerinden 170.000 litre miktarındaki ürünü müşterilerine satmayı taahhüt ettiği halde davalının 32.074,74 Litre ürün alımı yaptığı ve davalı işletmenin 2019 Mayıs sonrasında gayrı faal olduğu, TAPDK belgesinin 2019 yılında yenilenmediği ve davacı firmadan ürün alımı yapmadığı ve her ne kadar davalı ticari defterlerinin 2019 öncesi incelenemese de davalı tarafından dava dışı firmaya 271.404,99 TL katkı payı fatura düzenlediği ve iş bu faturalarının tümünün davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 20. Maddesine göre “sözleşmenin süresi içinde işletmeyi kısmen veya tamamen çalıştırmaması, işletmedeki ürünlerin bulunurluğunun etkin ve süreklilik arz edecek şekilde yapılmaması veya bunun azaltılması, fıçı tesislerinin şirketin onayı olmaksızın hiç veya gereği gibi kullanılmaması veya kaldırılması, işletmeyi devretmesi, işletmede iş değişikliği yapması gibi işbu Sözleşmede belirtilen hükümlerden herhangi birini ihlal etmesi, ilgili mevzuatlara aykırılıktan kaynaklanan nedenler ile faaliyetlerine son verilmesi, askıya alınması gibi nedenler ile işbu sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi halinde, kredi veya katkının kendisine henüz ödenmemiş kısmını talep etme hakkını yitireceği gibi şirket veya distribütörün kayıtlarındaki işleticiden olan alacakları ile şirket veya bayiden almış olduğu nakit veya nakit bazlı mali katkılar ile kredi ve diğer her türlü sabit yatırım harcamalarının tümü ile birlikte nakden ve defaten geri ödemeyi ve ayrıca şirkete ait 220.000,00 TL cezai şart ile birlikte kar kaybı da dahil olmak üzere her türlü zararı itiraz etmeksizin nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt eder hükmünün uygulanacağının ifade edildiği, buna göre Mahkememizce taraflar arasında imzalanan 01.11.2016 tarihli sözleşme gereği davacının davalıdan 220.000,00 TL cezai Şart ve 271.404,99 TL Katkı Payı Ödemesi olmak üzere toplamda 491.404,99 TL alacaklı olacağı kanaatini bildirdiği görülmüştür. Raporun taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Davacı şirket, davalılar ve distribütör ile 01/11/2016 tarihinde imzalanan ancak 01/07/2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği kabul edilen Açık Satış Noktası Sözleşmesi uyarınca davalıların edimlerini yerine getirmedikleri iddiası ile fesih edilen sözleşmeden doğan yatırım tutarı ve cezai şartın tahsili amacı ile İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7344 Esas sayılı takip dosyasında başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali istemi ile Mahkememizde işbu davanın açıldığı görülmüştür. Davalılar tarafından üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirilmediği belirtilmiş, yapılan incelemeye göre davalıların sözleşmenin 3 maddesi gereği davacının satışını gerçekleştirdiği bira ürününden 170.000 litre ürünü müşterilere satmayı taahhüt ettiği halde fesih tarihine kadar 32.074,74 litre ürün aldığı görülmüştür. Davalı tarafça sözleşmenin 9 ve 10/c maddesine göre ürünlerin satışı için gerekli ruhsat izin satış belgesi gibi yasal zorunlulukların yerine getirilmesi taahhüt edildiği halde davalı tarafça sözleşmede gösterilen işyeri için yenilenmesi gereken TAPDK belgesinin yenilenmediği, Mayıs 2019 tarihinden itibaren davacı veya yetkili distribütörden ürün satın almadığı, müşteri talebini karşılayacak şekilde ürün bulundurup satışını gerçekleştirmediği tespit edilmiştir. Tespit edilen hususların taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine aykırılık oluşturduğu, buna göre davacının sözleşmenin feshine ilişkin işleminin hukuka ve sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından davalı tarafa sözleşme gereği bulunulan 271.405,00 TL katkı bedelinin taraf kayıtlarında mevcut olduğu, sözleşmede gösterilen tutarın davalı tarafından katkı olarak alındığı hususunun defterlerde de kayıtlı olduğu, sözleşmeye aykırılık nedeniyle davacı tarafın bu bedeli davalıdan talep hakkının doğduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Yine taraflar arasında mevcut sözleşmenin 20.maddesine göre sözleşmeye aykırılık halinde 220.000,00 TL cezai şart bedelinin taraflarca kabul edildiği, davalı tarafça sözleşmeye aykırı işlem ve eylemler nedeniyle davacı tarafça bu bedelin davalıdan istenebileceği, feshin geçerli olduğunun kabulü ile cezai şart alacağının da doğduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, taraflar arasında imzalandığı tespit edilen ve varlığı kabul edilen Açık Satış Noktası Sözleşmesi uyarınca davalıların sözleşme ile üstlendikleri edimlerini yerine getirmediği..." gerekçesi ile, davanın KABULÜNE, İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7344 Esas sayılı takip dosyasında davalıların itirazının iptaline, takibin 491.405,00.TL alacak üzerinden devamına, İcra İnkar Tazminatı isteminin KABULÜNE, hükmolunan alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazimatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra takibine yapılan itirazın tarihi ve Arabuluculuğa başvurma tarihi değerlendirildiğinde, davanın İcra İflas Kanunu 67/1 fıkrasında düzenlenen 1 yıllık süreden sonra açıldığından hak düşürücü süreden dolayı davanın reddinin gerektiğini, sözleşme icra aşamasına geçmeden evvelden müvekkili ...'e ihtarnamenin tebliğ edilmediğini, dava dilekçesinde davalı tabiriyle davalılardan ...Şti.'nin kastedildiğini müvekkilinin sözleşmedeki ve davadaki durumu ve konumundan, müvekkilinin sözleşmenin tarafı mı olduğu kefil mi olduğundan hiç bahsedilmediğini, müvekkili ...'ün, bir dönem ....Şti.'nin temsilciliğini yaptığını ve 2019 yılında bu görevini bıraktığını, icra takibi sözleşmeye aykırılık iddiası ile başlatılmasına rağmen sözleşmenin müvekkiline tebliğ edilmediğini, dava dilekçesi ekindeki sözleşmenin hemen başında bir tarafta davacı... A.Ş olduğu bir tarafta ...Şti. diğer tarafta .... Şti. olduğunun belirtildiğini, 3 adet şirket arasında imzalanan bu sözleşmenin tarafları arasında müvekkili ...'ün bulunmadığını sadece sözleşmenin en son sayfasında yani 7. sayfasında "Şirket adına temsilen kendi adıma asaleten ..." yazılı ibare ve imza olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin tarafı olamayacağını, sözleşmede bahsedilen yükümlülüklerin hiç birinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin sözleşmeye kefilde olamayacağını, sözleşmede kefil ibaresinin gözükmediğini, kefil için yasada aranan şartların bulunmadığını, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, açık satış sözleşmesinin haklı nedenle feshinden dolayı katkı bedeli ve cezai şartın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davalılar tarafından ihlal edilmesinden dolayı davacı tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesine, davacının ödediği katkı payını sözleşme doğrultusunda davalı şirketten isteyebileceğine, sözleşmenin davalılar tarafından ihlal edilmesinden dolayı davacının sözleşme gereğince cezai şart isteyebilecek olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2023 tarih ve 2021/937 Esas 2023/50 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 33.567,88.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 8.392,00.TL harcın mahsubu ile bakiye 25.175,88.TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1028, K. 2026/2093, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1028-e-2026-2093-k-283f1d4a62fd