Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1263 E. 2026/1194 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1263
- Karar No
- 2026/1194
- Karar Tarihi
T.C.
ERZURUM
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1263
KARAR NO : 2026/1194
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : ... (Ara Karar)
NUMARASI : 2026/... Esas,
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbirin genişletilmesi talebinin reddine dair verilen ... tarihli ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
İhtiyati tedbir isteyen davacı asil ... talep dilekçesinde özetle; tensip ara kararı ile dava konusu çekler yönünden yalnızca davalılar aleyhine başlatılacak icra takiplerinin durdurulmasına karar verildiğini, ancak çeklerin üçüncü kişilere devredilmesi veya üçüncü kişiler tarafından takibe konu edilmesini önleyecek şekilde ihtiyati tedbir uygulanması taleplerinin reddedildiğini, oysa dava konusu çeklerin niteliği gereği kolaylıkla üçüncü kişilere devredilebilmesi mümkün olduğunu ve davalıların kötü niyetli olduğunu, bu durumda davalıların çekleri başka kişilere ciro etmesi halinde, verilen tedbir kararı fiilen etkisiz kalacak ... ve ... otomotiv olarak telafisi güç ve imkânsız zararlara maruz kalacağını, menfi tespit davasının amacının da dava sonuçlanıncaya kadar mevcut hukuki durumun korunmasını sağlamak olduğunu, çeklerin üçüncü kişilere devri veya üçüncü kişiler tarafından icra takibine konu edilmesi ihtimalinin somut ve kuvvetli olup, yalnızca davalılarla sınırlı bir tedbir kararının davacıları korumaya yeterli olmadığını, bu nedenlerle ihtiyati tedbir kararının üçüncü kişi hamilleri de kapsayacak şekilde genişletilmesine ve gerek görülmesi halinde davaya konu olan ... ile .... ilçesin de bulunan tapuya da tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece ... tarihli ara karar ile; " ... Mahkemenin ... tarihli tensip zaptı .. nolu ara kararı ile davacının tüm hamilleri kapsar şekilde ihtiyati tedbir uygulanması talebinin reddine karar verildiği, verilen red kararına karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içerisinde istinaf yolunun açık olduğu, buna rağmen kararın istinaf edilmeyip davacının tekrar 14.07.2026 tarihli dilekçesi ile talepte bulunduğu görülmüş olup, bu husustaki talebin ... tarihli tensip zabtında reddedildiği ve şartlar oluşmadığı gözönüne alınarak talebin reddine karar verilmiştir. " gerekçesiyle " 1-Davacı ... mahkememizin ... tarihli tensip zaptı 9 nolu ara kararı ile verilen tedbir kararının üçüncü kişileri de kapsayacak şekilde genişletilmesini ve gerek görülmesi halinde davaya konu olan ... ile...ilçesinde bulunan tapuya da tedbir konulmasını talep etmiş ise de; iyi niyetli üçüncü kişi hamiller yönünden tedbir kararı verilemeyeceğinden davacı asilin tedbirin genişletilmesi talebinin reddine, 2-Davacının .... ile...ilçesinde bulunan tapuya da tedbir konulmasını talebin reddine, " şeklinde ara karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ :
İhtiyati tedbir isteyen davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen .... tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirin üçüncü kişi hamilleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi ve .... ili, ....ilçesinde bulunan taşınmazın tapu kaydına tedbir konulması yönündeki taleplerin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibin durdurulması yönündeki tedbirin yalnızca davalılarla sınırlı tutulmasının kıymetli evrakın tedavül kabiliyeti karşısında kararı işlevsiz ve etkisiz kıldığını, kötü niyetli davalılarca çeklerin ciro edilmesi halinde müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişilere karşı def'ileri ileri süremeyerek telafisi imkânsız zararlara uğrayacağını, bu nedenle tedbirin çeklerin dava sonuna kadar devir ve cirosunun önlenmesini, bankaya ibrazının, icra takibine başlanmasının ve tahsilinin durdurulmasını içerecek şekilde tüm üçüncü kişileri ve hamilleri kapsamasının zorunlu olduğunu, mahkemece takdir edilen %10 oranındaki 3.250.000,00 TL nakdi teminatın adil yargılanma ve hak arama hürriyetini engellediğini, zira davacı şirketin Vergi Usul Kanunu'nun 160/A maddesi uyarınca 01/09/2025 tarihi itibarıyla re'sen terkin edilerek gayrifaal hale gelmesi sebebiyle teminat göstermesinin fiilen ve hukuken imkânsız olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun .... maddesi uyarınca durum ve koşullar gerektirdiğinden davacı şirket yönünden tedbirin teminatsız verilmesi gerektiğini, müvekkilinin mülkiyetinde bulunan ancak eski maliklerin borçları, hacizler ve haksız müdahaleler sebebiyle kullanamadığı ....ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ...parsel sayılı taşınmazın kaydına ihtiyati tedbir konulmasına açıkça muvafakat ettiğini, bu rızanın dürüstlük kuralı ve kanun kapsamında en güçlü ayni güvence niteliğinde olduğunu, nakit teminat arampadan çekler yönünden tedbir verilmesi gerektiğini, alacaklı bankanın muacceliyet ihtarnamesiyle ipotekten kaynaklı cebri satış tehdidinin bulunması ve Erzurum İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibi baskısı nedeniyle gecikmesinde sakınca bulunan hallerin gerçekleştiğini, müvekkilinin 32.500.000,00 TL bedelli 8 adet çeki vermesine rağmen taşınmazı fiilen teslim alamadığı bir mağduriyet yaşadığını, taşınmazın icradan satılması ve çeklerin hamillerce tahsile konulması durumunda müvekkillerinin iflas edeceğini ve telafisi imkânsız zararların doğacağını ileri sürerek, ... tarihli ara kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Talep ihtiyati tedbirin genişletilmesi talebinin reddine yönelik ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, somut olayda 6100 sayılı HMK'nın 389. Maddesi şartlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, ihtiyati tedbirinin genişletilmesi talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece Mahkemesi'nce verilen ... tarihli ARA KARARI usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir isteyen davacı taraf vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Başvuru sırasında yeteri kadar harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın taraflara tebliği işleminin yerel mahkemece yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 28/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.