Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1390 E. 2026/1673 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1390
- Karar No
- 2026/1673
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1390 Esas
KARAR NO:2026/1673 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(Kapatılan)Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
NUMARASI:2024/2 Esas - 2024/522 Karar
TARİH:14/05/2024
DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı aleyhine Bursa 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibi ile cari hesaba dayalı olarak 147.155,33-TL asıl alacak üzerinden takip yapıldığını, cari hesap ekstresinde alacak kalemi vade tarihi olarak 12/12/2019 olarak gözüktüğünü, oysa davacı şirket 05/12/2019 tarihinde kurulmuş olup yaklaşık bir hafta sonra davalı taraftan böyle herhangi bir mal almadığını, böyle bir faturaya imza atmadığını, davalının, davacı şirketin takip tarihindeki adresine tebligat çıkarmadığını, başka bir adrese tebligat çıkardığını, sonrasında icra dosyasında İTO araştırma talebi olmaksızın TK 35 maddesine göre tebligat çıkararak takibi kesinleştirdiğini, davacı şirketin takipten, şirket yetkilisinin ikamet adresine İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi ... talimat sayılı dosyası ile hacze gelindiğinde öğrendiğini, hacze ilişkin olarak istihkak iddiasına ilişkin talebin kabul gördüğünü, davalının halen davacının çalışmış olduğu şirketlere gerek fiili hazce giderek, gerekse 89/1 haciz ihbarnamesi göndererek davacının menfi ve müspet zararına sebep olduğunu, davacıya söz konusu takipte herhangi bir fatura tebliğ edilmeksizin, icra ödeme emrinin kasten farklı adrese çıkarılmasının ve TK. 35 maddesine göre tebliğ ile kesinleştirmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, dava sonuçlanıncaya kadar takibin tedbiren durdurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İİK.nun 72. maddesine göre menfi tespit ve istirdat davalarında yetkili mahkemelerin davalının ikametgahı veya takibin yapıldığı yer mahkemeleri olduğunu, davalının adresinin, ...Beylikdüzü/İstanbul olduğunu, alacağın Bursa 6. İcra Müdürlüğü ... sayılı icra dosyası ile takibe konu edildiğinin, yetkili mahkemenin Bursa asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, yetki itirazları bulunduğunu, ödeme emrinin davacının takip tarihindeki sicil adresi olan ... Ataşehir/İstanbul adresine tebliğ edildiğini, davacıya kesilen faturaların 2019 ve 2020 tarihli olduklarını, davacıya fatura karşılığı mal satışı yapıldığını, davacının 05/12/2019 tarihinde kurulması nedeniyle takibe konu cari hesap ekstresinden dolayı borçlu olmadığına yönelik iddiasının yerinde olmadığını, ihtiyati tebdir koşullarının oluşmadığını beyanla davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 14/05/2024 tarih ve 2024/2 Esas - 2024/522 Karar sayılı kararında; bilirkişi incelemesi sonucu, cari hesap açığının davalının davacıya kestiği faturalardan kaynaklandığının anlaşıldığı, bu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen, davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının faturalara konu mal veya hizmeti aldığına karine teşkil edere bir beyanda bulunmadığı,bu haliyle faturaların yalnızca davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmasının, davacıya kayıtlı faturalara konu mal veya hizmetin verildiğini ispata yetmeyeceği, yemin deliline dayanan davalıya yemin delilinin hatırlatıldığı ve beyanda bulunması, yemin deliline dayanacak ise yemin metnini sunması için kesin süre verildiği; ancak verilen süre içerisinde beyanda bulunulmadığı, ispat yükü üzerinde bulunan davalının, davacıdan dava konusu alacağının bulunduğunu ispat edemediği gerekçesi ile; davanın kabulü ile; Bursa 6. İcra Dairesi ... sayılı takip sebebiyle davacının davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, tarafların kötüniyet tazminatı taleplerinin şartları oluşmadığından reddine, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından yemin deliline dayanma hakkını kullanmamalarının davanın kabulüne gerekçe olarak gösterildiğini; mahkemenin tarafları yemin deliline zorlamasının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu,ispat yükü kendine düşen taraf eğer diğer delilleri ile iddia ve savunmasını ispat edemezse, o zaman kendisine yemin teklifi hakkının hatırlatılması gerektiğini, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 13/08/2022 tarihli raporda davalının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerine göre davacıdan 147.155,33-TL alacaklı olduğunun, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun, davacıya düzenlenen faturaların defterlerde kayıtlı olduğunun tespit edildiğini, davalı alacağının ispat edildiğini, davacının sunduğu ticari defterlerin usulüne uygun tutulmadıklarının, yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapılmadığının ve sahibi lehine delil teşkil etmeyeceklerinin aynı bilirkişi raporunda tespit edildiğini, ispat yükünün karşı tarafa geçtiğini, bu nedenle davalıya yemin hakkının hatırlatılamayacağını, mahkemenin davalının yemin deliline dayanmadığından bahisle davayı kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının 05/12/2019 tarihinde kurulduğuna ve 12/12/2019 tarihine dek borçlu olamayacağına yönelik beyanının kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki bulunduğunu, dosyaya mübrez faturaların da 2019 ve 2020 tarihli olduklarını, ödeme emrine itiraz etmeyerek takibi kesinleştiren davacının borcu zımni olarak da kabul ettiğini, davacının ödeme emrinin farklı adrese tebliğ edildiğini iddiasının yerinde olmadığını, ödeme emrinin davacının takip tarihindeki sicil adresi olan ... Ataşehir/İstanbul adresine tebliğ edildiğini, davacının mal kaçırmak amacıyla hileli yollara başvurduğunu, davacının sicilde kayıtlı ve ödeme emrinin tebliğ edildiği adresine hacze gidildiğinde davacı borçlu şirketin yerinde bulunamadığını, davada ispat yükünün İİK 72/8 maddesi uyarınca davacıda olduğunu,mahkemece davanın reddi gerektiğini, İleri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,davanın reddine, aksi durumda dosyanın mahkemesine iadesine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davalı tarafından davacı aleyhine ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağına dayalı olarak başlatılan takipten ötürü davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dairemizin 2023/720 esas, 2023/1891 karar sayılı ilamı ile eksik harcın tamamlatılmamış olması nedeniyle tarafların istinaf başvurularının usulen kabulüne karar verilerek mahkeme ilamının kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde eksik peşin harç tamamlatılarak yargılamaya devam olunduğu ve davanın kabulüne karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.Dava konusu Bursa 6. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası kapsamından, davalı tarafından davacı aleyhine, cari hesap eksteri gereğince ödenmeyen borç açıklaması ile 147.155,33-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerinde iş bu menfi tespit davasının açıldığı görülmüştür.Mahkemece takip dosyası ve takip dayanağı açık hesaba konu faturalar ve tarfaların 2019 yılına ait ba-bs formları celbedildikten sonra taraf defterleri üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi raporu kapsamından,davacının 2019 ve 2020 yılı yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı, davacı defterlerinde davalının davacıya kestiği 17/02/2020 tarihli 2.962,38-TL tutarlı faturanın kayıtlı bulunduğu, ayrıca 20/05/2020 tarihinde davalı lehine 2.437,27-TL tutarlı bir kayıt bulunduğu, davacının bu iki kayıttan ötürü davalıya 5.339,65-TL borçlu gözükürken, 29/06/2020 tarihli tek taraflı virman işlemi ile davalıya olan borcunu sıfırladığı, davacının kendi defterlerine göre takip tarihinde davalıya borçlu görünmediği; davalının defterlerine göre ise taraflar arasındaki açık hesap ilişkisinin 11/12/2019 tarihli 129.821,24-TL tutarlı satış faturası ile başladığı, bu ilk fatura haricinde davacıya 21/12/2019 tarihli 12.425,40-TL bedelli, 22/01/2020 tarihli 12.245,40-TL bedelli, 22/01/2020 tarihli 965,87-TL bedelli, 24/01/2020 tarihli 1.084,50-TL bedelli, 28/01/2020 tarihli 3.250,00-TL bedelli, 17/02/2020 tarihli 2.962,38-TL bedelli, 29/05/2020 tarihli 355,31-USD karşılığı 2.445,35-TL bedelli faturaların kesildikleri, bu faturaların açılış ve kapanış tasdikleri yaptırılmış olan davalı defterlerine kayıtlı oldukları, davalının kendi defterlerine göre davalıdan 147.155,53-TL alacaklı göründüğü kanaati bildirilmiştir.Davacının tek taraflı virman işleminin dayanağı raporda açıklanmamıştır.Mahkemece tarafların 2019 yılı ba-bs formları celbedilmiş ise de, uyuşmazlığın 2019 ve 2020 yıllarını kapsadığı, 2019 yılında davacının davalıdan herhangi bir alım beyanında bulunmadığı, davalının ise KDV hariç ve iki faturaya dayalı 131.209,00-TL satış beyanında bulunduğu anlaşılmıştır. 2020 yılı formları mevcut olmadığı için davacının beyanda bulunup bulunmadığı tespit edilememiştir. Yine dosyaya suretleri sunulan faturalardan 11/12/2019 tarihli 129.821,24-TL bedelli ve 21/12/2019 tarihli 12.425,40-TL bedelli satış faturaları altında teslim alan kısmında imza bulunduğu, davacının dava dilekçesinde herhangi bir faturaya imza atmadığını beyan ettiği görülmüştür.Bu durumda mahkemece her iki tarafın 2020 yılı ba-bs formları da celbedildikten sonra, davacının kendi defterlerinde yer alan 20/05/2020 tarihli davalı lehine 2.437,27-TL tutarlı bir kaydın dayanağının, yine davacının, davalıya 5.339,65-TL borçlu gözükürken bu borcu sıfırladığı 29/06/2020 tarihli virman işleminin dayanağının açıklatılması, ayrıca 11/12/2019 tarihli 129.821,24-TL bedelli ve 21/12/2019 tarihli 12.425,40-TL bedelli satış faturalarının asılları celbedilerek bu faturalardaki imzaya ilişkin davacı şirket yetkilisinin istivcap edilmesi, gerekli görülmesi halinde imza incelemesi yaptırılması ve gerekli görülmesi halinde taraf defterleri üzerinde ek veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak mahkeme ve kanun yolu denetimine açık rapor alınması, yemin delilinin son çare olduğu ilkesi gözden kaçırılmaksızın, tüm bu tahkikat işlemleri sonrasında davalının davacıdan takip tarihi itibariyle alacağının varlığı ve miktarının tamamen veya kısmen ispat edilememesi halinde , her iki taraf da yemin deliline başvurduğundan, ispat yükü kendisine düşen tarafa yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davalının istinaf başvurusu bu yönden haklı bulunmuştur.Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın kaldırma ilamı doğrultusunda tahkikat yürütülmek üzere mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
(Kapatılan) Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2024 tarih ve 2024/2 Esas ve 2024/522 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
5-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,
6-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.