Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1246 E. 2026/1671 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1246
Karar No
2026/1671
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/1246 Esas

KARAR NO:2026/1671 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2023/232 Esas - 2024/314 Karar

TARİH:16/05/2024

DAVA:İtirazın İptali

KARAR TARİHİ:24/09/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı ... Şti'nin davalı bankadan kullandığı kredilere kefil olduğunu ve davalı lehine ipotek tesis edildiğini, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü... Sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını ve bu takipten satış sonrası 700.000,00-TL tahsilat yapıldığını ve borcun tamamen tahsil edildiğini; ancak davacıdan daha sonra borç bakiyesi olarak 36.000,00 TL daha talep edildiğini ve bu tutarın davacı tarafından ödendiğini, ödeme makbuzları incelendiğinde davacının yaptığı ödemenin kefalet kapsamında olmadığının fark edildiğini ve davalıya iade için ihtar çekildiğini, iade yapılmayınca davalı aleyhine İstanbul 37. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini, davacının sadece kefili olduğu sözleşme kapsamında kullandırılan krediye kefil olduğunu, davacının ... Şirketi'nin çeklerinin sorumluluk bedelinden sorumlu tutulamayacağını, sebepsiz zenginleşme kapsamında alınan tutarın iadesi gerektiğini beyanla; davalının takibe itirazının iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava dışı şirket için banka lehine tesis ettiği ipoteğe konu taşınmazın İstanbul 10. İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyasında 24/11/2015 tarihinde yapılan ihale neticesinde 700.000,00 TL bedelle bankaya ihale edildiğini, bu ihalenin iptali için İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/1141 esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve davanın reddedildiğini, kararın Yargıtay 12 HD 2016/22404 esas, 2017/381 karar sayılı kararı ile onandığını, karar düzeltme talebinin de reddi ile ihalenin kesinleştiğini, borç tutarında indirim yapıldığını faiz oranının %39 yerine %31,12'ye çekildiğini, borç tutarından 68.476,50 TL indirim yapıldığını,ayrıca 30.906,37-TL avukatlık ücretinden de 2.209,11-TL indirim yapıldığını, davacıdan 28.504,57-TL avukatlık karşılıksız çıkan çek bedelleri için ödenen sorumluluk bedeli toplamı 37.623,54-TL'nin 03/05/2018 tarihinde tahsil edildiğini ve borcun kapatıldığını, davacının yalnızca ipotek borçlusu değil aynı zamanda müteselsil kefil olduğunu, nitekim davacı ve diğer kefil aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ayrıca İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... sayılı (yeni ...) dosyasından da takip başlatılmış olduğunu, her iki takibin de kesinleştiğini, davacının kefili olduğu genel kredi sözleşmesinin 39.uncu maddesinde, müşterinin çek kullanması halinde kısmen veya tamamen karşılığı bulunmayan her çek yaprağı için bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutar üzerinden gayrinakdi kredi kullandırılmış sayılacağının, bu kapsamda bankaca ödenecek tutarlara da bu kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiğini beyala davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 16/05/2024 tarih ve 2023/232 Esas - 2024/314 Karar sayılı kararında; davanın itirazın iptali davası olduğu, kaldırma ilamı doğrultusunda genel kredi ve kefalet sözleşmesinin, İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının, İstanbul 7 İcra Müdürlüğü dosyasının celbedildiği ve bilirkişiden ek rapor alındığı, rapora göre; bankanın ipotekli takip sonucu tahsil ettiği 700.000,00-TL tutarın tüm borcun infazına yetmediği, davalı bankanın asıl borçludan vekalet ücreti ve mahkeme masrafları hariç 799.897,08 TL alacaklı olduğu, yapılan indirimler neticesinde ipotekli taşınmazın satışından ve davacıdan toplam 737.623,54-TL tahsil edildiği, davacıdan 03/05/2018 tarihinde tahsil edilen tutarın 28.697,26-TL'lik kısmının vekalet ücretinden, kalan kısmının ise banka tarafından karşılıksız çıkması nedeniyle ödenen çeklerin sorumluluk bedelinden (2.434,96 TL, 2.590,00 TL, 1.405,16-TL ve 2.496,16-TL olmak üzere ) oluştuğu, tahsilatın indirimli yapıldığı, fazlaca yapılmış bir tahsilat bulunmadığı, davacının müteselsil kefil olarak yaptığı ödemenin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu,teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli ek raporun hükme esas alındığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine, inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir borç için iki ayrı takip yapıldığını, takiplerde tahsilde tekerrür olmamak ibaresi bulunmasına rağmen her iki dosyadan da ücreti vekalet alındığını, İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün... takip sayılı satış dosyasından gayrımenkulun ipoteğe bianen satıldığını, bu dosyada ücreti vekaletin satış bedelinden tahsil edildiğini, kurum avukatının davacıya bir miktar daha borç kaldığını bunun da kapatılması gerektiğini ifade ettiğini, bunun üzerine davacının bankanın hukuk müşavirliğine gittiğini, dosya bakiyesi adı altında 36.000.00-TL kadar daha ödenmesi gerektiğini bildirildiğinden davacının bu ödemeyi bizzat kurum avukatına iş yerinde yaptığını, banka avukatının parayı vezneye gönderdiğini; ancak aynı katta bulunan şefe, bir zafer işareti yapması üzerine davacının başka bir şeyin döndüğünü anladığını ve makbuz talep ettiğini; davacıya verilen makbuzların dosyaya ibraz edildiğini;bu makbuzların davacının kefili olduğu ... şirketinin banka sorumluluğunda olup da banka tarafından ödenen çeklerin karşılığı olarak tahsil edildiğinin makbuza yazıldığını, davacının banka avukatına; çeklerden sorumluluğunun olmadığını beyan ettiğini, avukatın ise makbuzda bu şekilde yazsa dahi aslında paranın vekalet ücretine istinaden tahsil edildiğini beyan ettiğini, davacının borçlu şirketin her türlü borcundan değil, sadece ilgili kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi tutarına kefil olduğunu, borcun ödenmesi ile kefaletin sona erdiğini; davacının kendisine ulaşan banka avukatlarının tahliye tehdidi nedeniyle ödeme yapmak zorunda kaldığını, bir borç için 2 kez ücreti vekalet tahsil edildiği kayıtlardan görülmesine rağmen bu hususun bilirkişinin gözünden kaçması veya bilerek aksi rapor vermesi sebebiyle mahkemenin davayı reddettiğini, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davacının kefili olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi lehdarına kullandırılan kredilerden ötürü davalı bankaya fazla ödeme yapıldığından bahisle, fazla ödemenin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacının yapmış olduğu istinaf başvuru dairemizin 2021/265 Esas, 2023/409 Karar sayılı ilamı ile kabul edilmiş ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda eksik deliller toplanıp ek rapor alınarak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya içeriği belgelere göre; davalı banka ile dava dışı kredi lehdarı ... Şirketi arasında imzalanan 02/03/2013 tarihli 1.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesine, davalının da aynı limitle müteselsil kefil olduğu, kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı BK'nun 484 maddesine göre geçerli olduğu, davacının aynı zamanda, kendisine ait taşınmaz üzerinde davalı banka lehine anılan genel kredi sözleşmesini teminen 900.000,00-TL limitli ipotek tesis ettiği, ipoteğin davacının kefaletten doğan borcunu teminat altına almadığı, kredi lehdarına sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin ödenmemesi nedeniyle hesabın 19/11/2013 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının, kredi lehdarının sözleşmedeki adresine tebliğe çıkarıldığı, İİK 68/b maddesi uyarınca asıl borçlunun 21/11/2013 tarihinde temerrüde düştüğü, ihtarın davacı kefile usulüne uygun tebliğ edilemediği, bu nedenle kefilin takiple temerrüde düştüğü, davalı tarafından İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında 320.860,65-TL asıl alacak, 100.415,58-TL temerrüt faizi, 5.020,77-TL BSMV ve 418,83-TL masraf olmak üzere toplam 426.715,83-TL alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, ayrıca tahsilde tekerrür olmamak üzere İstanbul 7. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında aynı tutarın tahsili için asıl borçlu ve davacının da aralarında bulunduğu kefiller aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, ipotek takibine konu taşınmazın 700.000,00-TL'ye davalıya ihale edildiği, ihalenin 22/06/2017 tarihinde kesinleştiği, tutarın borçtan mahsup edildiği, davacının her iki takip için fazla faiz hesap edildiği ve fazla tahsilat yapıldığı yönündeki iddiasına istinaden İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 12/10/2018 tarihinde açtığı menfi tespit ve istidat davasının reddedildiği, red kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesi'nin 2022/1426 esas, 2025/1346 karar sayılı ilamı ile kesin olarak reddedildiği, anılan dosyada davacı iddiasının, ipotekli takipte tahsil edilen tutar borcu karşılamasına rağmen yüksek faiz hesaplanması nedeniyle fazla tahsilat yapıldığı iddiasına ilişkin olduğu; eldeki davada ise iddianın, ipotekli takipte tahsil edilen tutar haricinde davacının kendisinden tahsil edilen tutardan sorumlu olunmadığına yönelik olduğu, bu nedenle 03/12/2018 tarihinde ikame edilen eldeki dava bakımından, İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının derdest kabul edilemeyeceği, gerek İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde, gerekse bu yargılamada alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre ipotekli takip dosyasında takip tarihinden, 700.000,00-TL'nin mahsubu tarihine dek, ticari krediler bakımından yıllık %39 oranında, KMH kredisi bakımından ise TCMB tebliğine göre yıllık %31,4 oranında temerrüt faizi işletildiğinin tespit edildiği, bu oranın taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesine ve Tebliğ'e uygun olduğu, mahsup tarihi itibariyle yapılan kapak hesabına göre 744.480,80-TL alacaktan 700.000,00-TL mahsup edildikten sonra bakiye alacağın 44.480,80-TL olduğu, davacıdan 03/08/2018 tarihinde tahsil edilen 37.623,54-TL tutarın, 28.697.26-TL'lik kısmının ipotekli takip ve ilamsız takip icra vekalet ücretine, kalan kısmının ise karşılıksız çıkan çekler nedeniyle ödenen sorumluluk bedellerine ilişkin olduğu, her ne kadar karşılıksız çıkan çek bedellerinden doğan alacak ipotek takibine ve davacı hakkındaki ilamsız takibe konu edilmemiş ise de, davacının nakdi kredi alacağına dönüşmüş olan çek sorumluluk bedellerinden müteselsil kefil sıfatıyla hem 818 Sayılı BK'nun 490 maddesi, hem de taraflar arasındaki kefalet sözleşmesinin 1. maddesi kapsamında sorumlu bulunduğu, davacının davalı banka tarafından kendisinden borçlu olmadığı bir tutarın tahsil edildiğine yönelik iddiasını ispat edemediği, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davacı aleyhine hem ipotekli takip, hem de ilamsız takip yapılamayacağına yönelik iddianın İstanbul 3 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasındaki yargılamanın konusunu teşkil ettiği ve bu yöndeki taleplerin reddine dair verilen kararın kesinleştiği, yapılan bu saptamalar karşısında mahkemece davanın reddine dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış olup, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/09/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1246, K. 2026/1671, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1246-e-2026-1671-k-bbbd22a0836d