Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1267 E. 2026/1238 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1267
- Karar No
- 2026/1238
- Karar Tarihi
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/1267 KARAR NO : 2026/1238 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... (Ara Karar) NUMARASI : 2026/158 Esas, DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sırasında; ... tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, verilen ara karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine ... tarihli duruşmada itirazın reddine karar verildiği ve ayrıca gerekçeli ara karar düzenlendiği, ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde, menfi tespit davasına konu Erzurum İcra Dairesinin 2025/.... (eski Erzurum ... İcra Dairesinin 2025/...) sayılı dosyasında borçlu ... tarafından müvekkili ...Alüminyum Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine verilen 18.01.2024 tarihli ipotek akit tablosuna dayanılarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe girişildiğini, takip öncesinde borçluya Kayseri ... Noterliğinin 08.07.2025 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilerek 18.07.2025 tarihinde tebliğ edildiğini ve yasal sürenin geçmesi üzerine ... tarihinde ilamlı takibe başlandığını, anılan ipotek akit tablosunda müvekkil şirketten alınan 6.000.000,00 TL bedel mukabilinde birinci derecede %30 faiz ve fekki bildirilinceye kadar süre ile ipotek tesis edildiğinin belirtilmesi sebebiyle belgenin kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren kat'i borç ipoteği niteliğinde olduğunu, belgede geçen teminat ipoteği ibaresinin tek başına üst sınır ipoteği sonucunu doğurmayacağını, ilam niteliğindeki bu belgeye karşı İİK m. 149/a ve m. ...uyarınca geçerli bir itfa veya imhal belgesi sunulmadığını, davacı şirketin ipotek akit tablosunda veya icra takibinde taraf olmadığını ve müvekkiline borçlu olduğunu, ayrıca icra takibi başladıktan sonra açılan menfi tespit davalarında İİK m. 72/3 uyarınca takibin veya satış işlemlerinin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, mahkemenin takibin durdurulmasının teknik olarak mümkün olmadığını belirtmesine rağmen satışın durdurulması yönünde çelişkili karar kurduğunu, kanunen ancak borcun tamamının icra veznesine depo edilmesi ve %15 oranında teminat sunulması hâlinde icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir verilebileceğini, mevcut kararın müvekkilinin mülkiyet hakkı ile cebri icra yoluyla alacağına kavuşma yetkisini ihlal ederek rehin açığı ve ağır ticari zararlar doğuracağını belirterek ... tarihli ara karara karşı itiraz etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında ... tarihli ara kararla; " Mahkememizin ... tarihli ara kararında yer verilen gerekçe doğrultusunda somut uyuşmazlıkta davacı tarafça dava yolu ile .... tarihi itibariyle menfi tespit isteminde bulunulmuş olması, bu haliyle davacı vekilinin aynı tarihli ihtiyati tedbir talebi bakımından 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesinin uygulanması gerektiğinden ve dava dilekçesindeki açıklamalara göre davacı aleyhine dava tarihinden önceki bir dönemde Erzurum İcra Dairesi'nin 2025/...Esas sayılı (kapatılan Erzurum.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/....) E. sayılı dosyası) icra takip dosyası ile icra takibi başlatılıp davacı tarafından takip başlatıldıktan sonra eldeki davanın açıldığı anlaşıldığından takibin tümüyle durdurulması teknik olarak mümkün olmamakla birlikte somut uyuşmazlıkta olduğu gibi ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerde ipotekli taşınmazın satışının yapılması halinde borçlu bakımından telafisi güç ya da imkansız zararlar doğabileceği değerlendirilmekle yalnızca satış işlemi ile sınırlı olmak üzere ihtiyati tedbir isteğinin kabulü yönüyle yapılan değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin ... tarihli ihtiyati tedbir ara kararına yönelik itirazının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesiyle " Davalı vekilinin ... tarihli ihtiyati tedbir ara kararına yönelik itirazlarının REDDİNE, " şeklinde ara karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili alacaklı tarafından borçlu ... aleyhine ... tarihli ipotek akit tablosuna dayanılarak Erzurum İcra Dairesinin 2025/...sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe girişildiğini, takipten önce Kayseri ... Noterliğinin 08.07.2025 tarihli ve ....yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, ipotek akit tablosunda ...Alüminyum Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden alınan 6.000.000,00 TL bedel mukabilinde teminat ipoteği tesis edildiğinin açıkça yazılı olduğunu, bu kaydın kayıtsız şartsız borç ikrarını içermesi nedeniyle kesin borç ipoteği niteliğinde bulunduğunu, ilam niteliğindeki bu belgeye karşı İcra ve İflas Kanunu'nun 33 ve 149/a maddelerine uygun nitelikte itfa veya imhal belgesi sunulmadığını, davacı şirketin icra takibinin tarafı olmadığını, takipten sonra açılan menfi tespit davasında İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3. maddesi uyarınca icra takibinin ve satış işlemlerinin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, mahkemenin ancak borcun tamamının icra veznesine yatırılması ve mahkemece belirlenecek teminat karşılığında paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verebileceğini, takibin durdurulmasının teknik olarak mümkün olmadığını gerekçesinde belirtmesine rağmen mahkemenin takip çıkış miktarının yalnızca %10'u oranında teminatla satışın durdurulması yönünde hüküm kurarak kendi gerekçesiyle çeliştiğini, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini ve mülkiyet hakkının ölçüsüzce engellendiğini ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. İhtiyati tedbir öğretide "...kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh...-Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ...., Prof. Dr. ...). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun onuncu kısmının birinci bölümünde düzenlenen ihtiyati tedbir müessesesi 389. madde başlığında “geçici hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında; “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır. Somut olayda, davacı vekili müvekkili ile davalı arasında bayilik sözleşmesi bulunduğunu, bayilik sözleşmesinin ''2.1.4. Maddesi ; Bayi, taraflar arasındaki işbu bayilik sözleşmesi ile konsinye satış sözleşmesinin teminatını teşkil etmek üzere satıcı lehine (2) ayrı taşınmaz üzerinde artan oranlı ve ilk derece ipotek tesis edecektir.'' hükmünün yer aldığını, bu şart gereği müvekkili adına kayıtlı bulunan ... İli,.... İlçesi, ....mevki, ...parselde ... arsa paylı blok ... zemin Kat .... nolu dükkan üzerine 6.000.000 bedel mükabilinde teminat poteği için ...Alüminyum Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi lehine 1. derece ipotek tesis edildiğini, davalının hiçbir alacağı olmadan haksız ve kötüniyetli olarak Erzurum... İcra müdürlüğü'nün 2025/.... E. Sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiğini, davalı tarafın ticari defter kayıtları ve banka kayıtları incelendiğinde müvekkil şirket ve/veya yetkilisine ipotek karşılığı herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, Erzurum ... İcra müdürlüğü 2025/...E. Sayılı dosyasında tedbiren satışın durdurulmasını, müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece ... tarihli ara karar ile, davacı vekilinin Erzurum İcra Dairesi'nin 2025/...Esas sayılı dosyasına ilişkin icra takibi yönüyle ipotekli taşınmazın satışının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davanın niteliği, davaya konu takip çıkış miktarı ve ihtiyati tedbirin değişen koşullara göre her zaman yeniden değerlendirme olanağının bulunduğu da gözetilerek takdiren takip çıkış tutarı olan 8.756.712,33 TL.'nin %10'u oranında (875.671,24 TL.) nakdi teminat veya bu miktarda kesin ve süresiz teminat mektubunun davacı tarafça dosyaya ibrazı halinde Erzurum İcra Dairesi'nin 2025/.... esas sayılı dosyasında ipotekli taşınmazın satışının dava sonuçlanıncaya kadar ihtiyati tedbiren durdurulmasına karar verilmiş, ara karara itiraz üzerine ... tarihli karar ile davalı vekilinin ... tarihli ihtiyati tedbir ara kararına yönelik itirazlarının reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalının sözleşme nedeniyle ileri sürebileceği talepler bakımından icra takibi yapılması engellenmemiş sadece taşınmazın satış işlemlerinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmakla verilen ara kararın davalının hakkını ihlal edici nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, ihtiyati tedbirinin kaldırılması talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece Mahkemesi'nce verilen ... tarihli ARA KARARI usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında yeteri kadar harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın taraflara tebliği işleminin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 02/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.