Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1475 E. 2026/1674 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1475
Karar No
2026/1674
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/1475 Esas

KARAR NO:2026/1674 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2023/480 Esas - 2023/708 Karar

TARİH:06/12/2023

ASIL DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

KARŞI DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

BİRLEŞEN DAVA:Rücuen Tazminat (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

KARAR TARİHİ:24/09/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Asıl davada davacı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki nakliye sözleşmesine dayalı olarak tanzim edilen faturalardan dolayı bakiye cari hesap alacağının alacağının tahsili için davalı aleyhine başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe haksız itirazını iptaline, davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı karşı karşı davada davacı cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından başlatılan takibe süresinde itiraz ettiklerini, davacıya borçlarının olmadığını, aksine davacının kusurlu eylemleri nedeniyle çaldırdığı mallar yüzünden müvekkili şirketin davacıdan alacağının olduğunu, davacının muavin defterinde 6. Sırada gösterdikleri fatura karşılığında kendilerini alacaklı gösterdiklerini ancak söz konusu evrakın hayal ürünü olduğunu, taraflar arasındaki Nakliye Taşıma Sözleşmesi kapsamındaki davacı karşı davalı şirket aracına yüklenen emtianın bulunduğu konteynerin kararlaştırılan gün ve saatte teslim edilmediğini, müvekkili şirketten izin alınmaksızın alıcı şirketin adresinin bulunduğu yerin tam aksi yönde ... semtinde bulunan, kameraların ve yeterli güvenlik önlemlerinin bulunmadığı ... garajına, dorsenin kapak kısmı yola bakacak şekilde bırakıldığını ve daha sonrada emtianın çalındığını, taraflar arasındaki sözleşmede "emtianın varma yerinde oluşabilecek aksaklıklar nedeniyle emtianın teslimi zamanında gerçekleştirilemiyorsa derhal taşıtana yazılı olarak mümkün olmaması halinde sözlü olarak bildirecek ve taşıtanın talimatları doğrultusunda hareket edecektir" hükmü bulunduğunu, taşıyıcının sorumluluğunun kusur sorumluluğu olduğunu beyanla 7.080,00-USD alacaklarından bilirkişi marifetiyle saptanacak cari hesap borcunun düşülerek kalan miktarın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davacı karşı davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.Karşı davada davalı karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; karşı davacıya borçlarının bulunmadığını, 7.080,00-USD'lik faturayı kabul etmediklerini, dosyaya sunulan 26/09/2017 tarihli sözleşmenin aslında hırsızlık olayından çok sonra 30/11/2017'de imzalandığını, bu nedenle bu davada uygulanamayacağını, karşı davacının müşterisinden teslim alınan emtianın şoför tarafından mühürlü 06/11/2017 de teslim alındığını, müşterinin numarası arandığında malın o gün teslim alınamayacağının ertesi gün fabrika açılınca teslim alınacağının söylendiğini, bunun üzerine şoförün aracı... Garajınd ... firmasının garajına çektiğini, karşı davacının yahut müşterinin aksi yönde bir talimatı olmadığını, kendilerini başka bir otoparka da yönlendirmediklerini, garajın güvenlikli ve kamera kaydı bulunan bir garaj olduğunu, ertesi gün tırın yanına gelen şoförün hırsızlığı farkederek polise haber verdiğini, faillerden ve garaj sorumlularından şikayetçi olduğunu, garajın 24 saat güvenlik kamerası kaydı yapan ve bekçi bulunduran bir garaj olduğunu, karşı davalıya bir kusur atfedilemeyeceğini beyanla karşı davanın reddini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 6. ATM'nin 2018/928 esas sayılı dosyasında davacı ... vekilinin dava dilekçesinde özetle; sigortalısı ... firmasının taşıma faaliyetinden doğan risklerini teminat altına alan; 26/05/2017 başlangıç yıllık Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigortası Abonman Sözleşmesi bulunduğunu, dava dışı ... Şirketi'nin yurt dışından ithal ettiği bir adet konteyner içerisindeki emtianın ... Limanından ...'nın Beylikdüzü'nde bulunan işyeri adresine taşınması için dava dışı ... tarafından üstlenildiği, ...'in bu işi davacının sigortalısı ...Firması'na verdiği, sigortalı şirketin ise fiili taşımayı davalı ... firması eliyle gerçekleştirdiği, davalı şirkete ait .../ ... plaklı aracın emtia yüklü konteynerı limandan hasarsız ve tam olarak teslim aldığı, ancak araç şoförü ...'nin aracı 06/11/2017 tarihinde diğer davalı ... firması tarafından işletilen tır garajının arka cephesine, tırın arka tarafı tel örgülere denk düşecek şekilde park ettiği ve park alanından ayrıldığı, şoförün 07/11/2017 sabah saatlerinde park yerine geldiği, gece kimliği belirsiz kişilerce tel örgüler kesilerek, tır kapağı açılarak konteyner mührü kırılarak emtianın çalındığı, ... Şirketi'nin sigortacısı ... A.Ş. tarafından hasar dosyası açıldığı ve nakliyat emtia poliçesi kapsamında ...'ya 38.700,00-USD ödeme yapıldığı, ... Sigorta'nın sorumlulara rücu kapsamında davacının sigortalısı ... firmasına rücu ettiği, sigortalının bildirimi üzerine açılan hasar dosyası kapsamında davacının, kendi sigortalısının sorumluluğunu teminen ... A.Ş.'ye 89.121,38-TL ödeme yaptığı, davalı ... firmasının sigortalının alt taşıyıcısı olarak, diğer davalı ... firmasının ise otopark işletirken gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle bu zarardan sorumlu oldukları ileri sürülerek, 89.121,38-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan rücuen tahsili talep edilmiştir.Birleşen davada davalı ... vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle;davalı ile davacının sigortalısı arasında hırsızlık tarihinde yazılı bir taşıma sözleşmesi olmadığını,taşıma ilişkisinin sözlü olarak devam ettiğini, ... firmasının kendi sigortacısından ödeme alabilmek için yazılı sözleşmenin şart olduğunu bildirmesi üzerine sözleşmenin 30/11/2017 tarihinde imzalandığını, sözleşmedeki 26/09/2017 tarihinin gerçeği yansıtmadığını, bu sözleşme hükümlerinin hırsızlık tarihi itibariyle mevcut olmaması nedeniyle somut olaya uygulanamayacağını, bu hususun dosyaya mübrez ... Lojistik yetkilisi ile yapılan e-mail yazışmaları ile sabit olduğunu, davalı şoförünün emtiayı teslim aldıktan sonra alıcı ... ile telefonla iletişime geçtiğini, ancak telefonda görüşülen kişinin malların o gün teslim alınamayacağını, ertesi gün 07/11/2017 tarihinde sabah 08:00 da, fabrika açılınca teslim alınabileceğini bildirmesi üzerine, şoförün tırı... Garajına çekeceğini alıcıya beyan ettiğini ve tırı 06/11/2017 saat 19:00 tarihinde diğer davalı ... firmasının Avcılar'da bulunan garajının giriş kısmının sağ dip köşesine ve üçüncü sıraya park ederek garajdan ayrıldığını; şoförün 07/11/2017 saat 07:30 tarihinde garaja geldiğinde hırsızlığı fark edip, hem hırsızlılar hem de garaj sorumluları ile ilgili olarak şikayetçi olduğunu, davalının bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği gibi, tırı yirmi dört saat kamera kaydı alınan; güvenlikli bir garaja koyduğunu, hırsızlık olayı nedeniyle kendisine kusur ve sorumluluk atfedilemeyeceğini savunmuştur.Birleşen davada davalı ... Şirketi'ne usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya yanıt verilmediği görülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 06/12/2023 tarih ve 2023/480 Esas - 2023/708 Karar sayılı kararında; "dosyanın bir bütün olarak değerlendirilmesinde; mahkememizde görülen asıl dava taşıma sözleşmesinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali, karşı dava sözleşmeye aykırılıktan doğan zararın tahsili, birleşen dava sigortacının sigortalısına yaptığı ödemenin sorumlulardan rücuen tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkememizce kaldırma ilamı öncesinde asıl ve karşı davada verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamış olup işbu davalar yönünden mahkememiz 2018/229 E, 2020/513 sayılı dosyasında verilen kararlar kesinleşmiş olmakla yeniden hüküm tesisine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Birleşen dava kapsamında yapılan incelemede; mahkememizce kaldırma ilamı uyarınca birleşen dava davalısı ... Şirketi'ne bilirkişi raporlarının usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş ve raporlara karşı beyan ve varsa itirazlarını bildirmek üzere davalı vekiline HMK'nun 281 maddesi çerçevesinde süre ve imkan tanınmıştır ancak birleşen dava davalısı ... Şirketi'i usulüne uygun tebliğler sonrası mahkememize bir beyanda bulunmamış ve rapora itirazlarını sunmamıştır. Buna göre yapılan değerlendirmede kaldırma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama ile anlaşıldığı üzere davacı ...'nın ...'un alt taşıması, ...'nin fiili taşıması sırasında gerçekleşen zarar nedeniyle ...'nun sigortalısı ...'ya yaptığı ödeme için ...'un sigortacısı sıfatıyla 06/04/2018 tarihi itibarıyla ...'ya 89.121,38 TL'yi ödeyerek zararın sorumluları fiili taşıyıcı ... ve tır garajı sahibi ... şirketine rücu talebiyle eldeki birleşen davayı açtığı, emtiaların çalındığı tırın park edildiği garajın alanında uzman güvenlik bilirkişisi marifetiyle tespit olunduğu üzere, hırsızlık olaylarına karşı yeterli güvenlik önlemlerine sahip olmadığı, ...'nin araçlarının park edildiği bölüm kamera açısı dışında kalmakla, tırların arka taraflarının tarlaya birkaç metre mesafede olduğu, yer yer eğilmiş tel örgülerin yeterli güvenlik önlemi sağlamadığı, garajın personel ve güvenlik kamerası bakımından yetersiz olduğu anlaşıldığından tır garajı sahibi ... şirketinin zarardan sorumlu olduğu, araçlarını yeterli güvenlik önlemi alınmayan garaja park eden ... şirketinin ise TTK'nun 875/1. ve 886/1. maddesi kapsamında "zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği" anlaşıldığından sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı, aynı kanunun 880. maddesine göre eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değeri tazminat olarak ödenebileceğinden taşınan emtialara ilişkin faturaların kadri maruf olduğu ancak birleşen davacı ... tarafından sorumluluk sınırlaması yapılarak tazminat talebinde bulunulduğundan TTK'nun 882. maddesine göre çalınan emtianın 2020,83 Kg'ının 8,33 özel çekme hakkının eşyanın taşıyıcıya teslim edildiği 06/11/2017 tarihli Türk Lirası karşılığı ile çarpılarak 91.303,52 TL tazminatın hesaplandığı ancak rücu edilebilecek meblağ ödenen kadar olacağından birleşen davadaki 81.121,38 TL'nin kabulü mümkün olduğundan bu meblağın ... tarafından ...'ya ödendiği 06/04/2018 tarihinden itibaren tacir olan davalı taraflardan avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile birleşen davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,

''1-Mahkememizde açılan asıl dava hakkında verilen kararın istinaf edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmakla ASIL DAVA HAKKINDA HÜKÜM TESİSİNE YER OLMADIĞINA,

2-Mahkememizde açılan karşı dava hakkında verilen kararın istinaf edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmakla KARŞI DAVA HAKKINDA HÜKÜM TESİSİNE YER OLMADIĞINA,

3-Mahkememiz dosyasına Birleşen İstanbul 6. ATM 2018/928 Esas sayılı davanın KABULÜ İLE, 89.121,38 TL tazminatın 06/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar... Şti. ve ... Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, '' karar verilmiş ve karara karşı birleşen davada davalı... Şti vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Birleşen davada davalı ... Şti vekili birleşen davaya yönelik istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada davacı ... Şirketi'nin asıl davada karşı davacı olan ...Şirketi'nin sigortacısı olduğunu, asıl davada davacı sıfatıyla sigortalıdan olan cari hesaba dayalı alacaklarının tahsili için başlatılan ilamsız takibe itirazın iptali davası açtıklarını, ... Lojistik'in de karşı dava ikame ederek, birleşen davaya da konu hırsızlık olayından ötürü asıl kendilerinin alacaklı olduğunu iddia ettiğini, asıl davanın kabul birleşen davanın reddedildiğini, birleşen davanın da davacı ... Şirketi'nin kendi sigortalısı olan ... Lojistik'e ödediği tazminat tutarının kendilerinden rücuen tahsili istemine ilişkin olduğunu,Birleşen davada, müvekkilinin taşımasını yaptığı malların bir kısmının çalınması üzerine, hemen ... Lojistik'e haber verildiğini, ... Lojistik yetkilisinin; müvekkili şirket yetkilisi ...'i arayarak, ... firmasının sigortadan para alabilmesi için aralarında bir sözleşme olması gerektiğini, bu nedenle usulen bir sözleşme imzalamak istediklerini bildirdiğini, bunun üzerine dosyaya mübrez 26/09/2017 tarihli sözleşmesinin, esasen 07/11/2017 tarihli hırsızlık olayından sonra 30/11/2017 de imzalandığını, bu sözleşmenin iyi niyet ile imzalandığını; bu hususun sigortalının kötü niyetini ortaya koyduğunu, müvekkili ile, birleşen davacı ... Sigorta'nın müşterisi ... Lojistik arasında akdedilen sözleşmenin, bu olay ve dava kapsamında tarafları bağlayıcı nitelikte olmadığını,Müvekkilinin şoförü ... tarafından ... Lojistik'in müşterisi ...'ya teslim edilmek üzere 06/11/2017 tarihinde 18:30'da ... Limanı'ndan mühürlü olarak konteyner içerisinde alınan alınan malların ... ön, ... dorse plakalı tır ile yola çıkarıldığını, şoförün malın edileceği dava dışı ... firmasının "..." numaralı telefonunu arayarak, malı teslim etmek üzere yola çıktığını belirttiğini; fakat telefonda görüştüğü şahsın, malı o gün teslim alamayacağını, ertesi gün yani 07/11/2017 günü sabah 08:00’da fabrika açılınca teslim alabileceğini söyleyerek teslimatı kendi kusuru ile geciktirdiğini, şoförün de bunun üzerine; tırı "... Garajına" çekeceğini belirterek bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve tırı, ... Garajı'ndaki, birleşen davanın diğer davalısı ... Taşımacılık'ın garajına 06/11/2017 tarihinde saat19:00 sularında, garajın giriş kısmının sağ dip köşesinde 3. sıraya park edereek garajdan ayrıldığını; şoför tarafından garajda kamera ve 7/24 bekçi olduğu bilgisi alındığını, şoförden aracın kameranın kör noktasında kaldığını tespit etmesinin beklenmesinin abesle iştigal olduğunu; şoförün kameraların ve bekçilerin olduğu bilgisi verilen garaja aracı park ederek özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini; kameraların garajın her noktasını görmemesinin müvekkili şirketin değil garaj sahibi ... Taşımacılık'ın sorumluluğunda olduğunu; ertesi gün 07/11/2017 tarihinde saat 08:30 sularında garaja giden şoförü hırsızlık olayının yaşandığı fark edip; hemen ilgili firmalara bilgi verdiğini ve derhal polis karakoluna giderek ifade verip, hem faillerden hem de garaj sorumlularından şikayetçi olduğunu; yine, 07/11/2017 tarihinde ... firması'na kalan malların teslim edildiğni, bu hususun ... A.Ş. tarafından tutanak altına alındığını, ... Lojistik'in garajın güvenlikli bir garaj olmadığı yönündeki iddialarının da gerçek olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte park edilen garajın güvenlik zafiyetinin müvekkili tarafından tespitinin de mümkün olmadığını; müvekkilinin şoförü ...'e, garaj sorumluları tarafından bu garajda 24 saat kayıt yapan güvenlik kamerası ve 24 saat bekçi bulunduğu bilgisi verildiğini, müvekkiline herhangi bir kusur atfedilemeyeceğinden birleşen davanın reddi gerektiğini,İleri sürerek, öncelikle birleşen davada icranın geri bırakılmasına ve birleşen davada verilen kararın kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Asıl dava taşıma sözleşmesinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali, karşı dava sözleşmeye aykırılıktan doğan zararın tahsili, birleşen dava sorumluluk sigortacısının sigortalısı adına, taşıma sırasında emtiası kısmen çalınan üçüncü kişiye yaptığı ödemenin sorumlulardan rücuen tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, asıl ve karşı davada verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamış, birleşen davada verilen karara karşı, her iki davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dairemizin 2021/607 esas, 2023/1148 karar sayılı kararı ile; birleşen davada davalı ...Taşımacılık vekilinin istinaf başvurusu, vekil ile temsil edilmesine rağmen asile tebligat yapıldığı gerekçesiyle kabul edilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından kaldırma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda asıl ve karşı dava hakkında daha önce verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleştiğinden asıl ve karşı dava hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, birleşen davada verilen karara karşı birleşen davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Mahkemece; taraf delilleri eksiksiz toplanamış, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına dayalı olarak; emtianın çalındığı tırın park edildiği garajın hırsızlık olaylarına karşı yeterli güvenlik önlemlerine sahip olmadığı, birleşen davalı ...'nin araçlarının park edildiği bölümün kamera açısı dışında kaldığı, tırların arka taraflarının tarlaya birkaç metre mesafede olduğu, yer yer eğilmiş tel örgülerin yeterli güvenlik önlemi sağlamadığı, garajın personel ve güvenlik kamerası bakımından yetersiz olduğu gerekçesi ile davalı ... firmasının zarardan sorumlu olduğu, araçlarını yeterli güvenlik önlemi alınmayan garaja park eden ... şirketinin ise TTK'nun 875/1. ve 886/1. maddeleri uyarınca zarardan sorumlu olduğu gerekçeleri ile birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya içeriği belgelere göre; birleşen davada davalı vekili tarafından ileri sürülen ve cevap dilekçesindeki savunmaların tekrarı mahiyetinde bulunan istinaf sebeplerinin, mahkeme gerekçesinde tartışılıp değerlendirildiği, birleşen davada davalı ... tarafından yurt içerisinde kara taşıması üstlenilen emtianın park edildiği tır garajında meydana gelen hırsızlık eylemi ile kısmen çalındığının tarafların da kabulünde olduğu, gerek olay yeri inceleme tutanağı, gerekse mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde güvenlik uzmanı bilirkişinin yerinde inceleme sonucu tanzim ettiği rapor kapsamından, tırın park ettiği alanda olay yerini gören kamera bulunmadığının, tırın anılan garajda dorse kısmı kot farkı bulunan tarlaya dönük ve garaj girişinde bulunan kameraların görüş açısında olmayan kör bir noktaya park edilmiş olduğunun tespit edildiği, davalı ...'nin şoföre tır otoparkında her yeri gören güvenlik kamerası ve 24 saat bekçi bulunduğu bilgisinin verildiğine yönelik savunmasının, TTK'nun 875/1 ve 879/1 fıkraları uyarınca onu sorumluluktan kurtarmayacağı, zira TTK'nun 876/1 fıkrasına göre taşıyıcının sorumluluktan kurtulması için, ziya veya hasarın en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana geldiğini kanıtlaması gerektiği, somut olayda davalı taşıyıcının ifa yardımcısı olan şoförün garaj işletmecisinin beyanı ile yetinip, beyanın gerçeğe uygun olup olmadığına ve garajda ve tırın park edildiği noktada yeterli güvenlik önlemi bulunup bulunmadığına dair araştırma yapmamış olması karşısında, en yüksek özenin gösterildiğinin, hırsızlık olayının buna rağmen gerçekleştiğinin kabul edilemeyeceği, yine davalı ... tarafından davacının sigortalısı ... Lojistik'e veya emtiaı teslim alacak olan ...'ya tırın park edileceği yerin bildirildiği iddiasının da ispat edilemediği, gerçek hasar tutarının 89.121,38-TL olduğu, bu tutarın kısmen çalınan mal yönünden TTK'nun 882/1 fıkrası kapsamında yapılan sorumluluk üst sınırı olan 91.303,52-TL( 2.024 kg x 8,33 SDR = 16.886,83-SDR, 16.886,83-SDR x 5,4132-TL = 91.303,52-TL) altında kaldığı da gözetildiğinde, mahkemece birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu, birleşen davada davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesinin birleşen davaya yönelik hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, birleşen davada davalının birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Birleşen davada davalının birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.087,88 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 1.521,97-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.565,91-TL'nin birleşen davada davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,

5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1475, K. 2026/1674, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1475-e-2026-1674-k-c441c7ffecc4