Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2816 E. 2026/2481 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2816
Karar No
2026/2481
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/758 E., 2024/175 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İskenderun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/8 E., 2021/25 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı Hazine vekili, davacı/karşı davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yeni sistemde temyiz edilen karar İlk Derece Mahkemesinin kararı değil, Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır. Artık İlk Derece Mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi mümkün değildir. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı usulüne uygun istinaf başvurusunda bulunulmaması halinde karar kesinleşmektedir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını süresinde usulüne uygun istinaf etmeyen davalı ... ve arkadaşları vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı Hazine vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Esas ve birleşen İskenderun 2014/1087 Esas sayılı dava dosyasında davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; tescil harici bırakılan dava konusu taşınmaza davalı tarafından müdahalede bulunduğunu belirterek, davalının vaki müdahalesinin önlenmesine ve kal'ine ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi gereğince taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen 2012/737 Esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesinde; tescil harici bırakılan dava konusu taşınmazın 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi gereğince müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde açıklanan olumlu ve olumsuz tüm koşulların gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesinde açıklanan olumlu ve olumsuz tüm koşulların gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, 1995 tarihli memleket haritasında açıklık alan, 1985, 19 92... tarihli hava fotoğraflarında üzerinde orman ağaç ve ağaçcıkları bulunmayan ve her hangi bir tarımsal faaliyet yapıldığına ilişkin emare içermeyen ham toprak niteliğinde olduğu, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi gereğince imar-ihya ile kazanılabilecek nitelikteki taşınmazların bu şekilde kazanılabilmesi için imar-ihyanın tamamlanmasından sonra en az 20 yıl süre ile taşınmaza nizasız fasılasız zilyet olunması gerektiği, birleşen İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/737 Esas sayılı davasının dava tarihi olan 12.09.2012 tarihi dikkate alındığında dava konusu taşınmazda imar ihyanın 1982 yılında tamamlanmış olması gerekirken hava fotoğraflarına göre taşınmazda bu tarih itibarıyla imar ihyanın varlığını gösteren bir faaliyetin bulunmadığı, bu hali ile davalı adına imar-ihya ile kazanım koşulllarının somut olayda gerçekleşmediği, dava konu taşınmazın bulunduğu mahalde yapılan ve 20.12.1989 tarihinde gerçekleşen kadastro çalışması sırasında taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının kadastro yolu olarak bırakıldığı, kadastro yolu dışında kalan (A) harfi ile gösterilen alanın ise bilirkişi raporlarına göre hali hazırda ... onun ölümü ile dahili davacılar/davalılar tarafından ev ile bahçe olarak kullanıldığı, ekonomik değeri bulunması nedeni ile tescile konu olabileceği, tescil harici kalan ve tescile tabi bulunan taşınmaz mallar ile tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlaması mümkün olan yerlerin Hazine adına tescilinin mümkün olması ve Hazine yönünden zilyetlik süresinin aranmaması nedeniyle Hazinenin (A) harfi yönünden tescil talebinin de yerinde olduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle Hazinenin müdahalenin önlenmesi ve kal davasının kabulüne, mirasçı dahili davalıların vaki müdahelesinin men-i ile kal'ine, tescil isteminin kısmen kabulüne, fen bilirkişisinin 28.03.2017 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 360,61 m² yüzölçümündeki alanın Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı/karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecinin yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın (B) harfli kısmına yönelik olarakta 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesindeki koşulların Hazine lehine oluştuğu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı/davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyizi yönünden; Davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Davacı Hazine vekilinin temyizi yönünden; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/2816, K. 2026/2481, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-2816-e-2026-2481-k-b840aa4f131c