Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6505 E. 2026/2479 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6505
- Karar No
- 2026/2479
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/265 E., 2024/2272 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/13 E., 2022/244 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 831 parsel sayılı 14.400,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra imar uygulaması sonucunda 60 02... parsel numarasıyla 313,00 m² yüzölçümlü olarak ve arsa vasfıyla davacılar tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz kadastro çalışmalarında orman vasfı ile ... adına tespit edildiğini, anılan yerlerin tamamen orman vasfını yitirmiş yerler olduğunu, buraların daha önceki kadastro çalışmaları sırasında 2/B arazisi olarak Hazine adına tescil edildiğini, davacı müvekkilinin taşınmazın zilyedi olduğunu, müvekkiline ait tapu tahsis belgesi olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tespitinin iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu uyarınca 1948 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisinde kaldığı, orman tahdidinin kesinleştiği, daha sonra ...köyünde yapılan arazi kadastrosunda Hazine adına 818 parsel ve ... ...adına 831 parsel olarak tespit gördüğü, 831 numaralı parselin itirazsız kesinleştiği, 818 parsel sayılı taşınmazın tespitine yapılan itiraz sonucu açılan davada 408.124,43 m²nin Hazine adına orman olarak tescil edildiği, 818 parsele ilişkin dava sonuçlanmadan 818 parselin 5.006 m², 831 parselin ise 1.886,40 m²'sinin imar uygulamasına alındığı, imar uygulaması sonucu oluşan parsellerden birisinin dava konusu 60 02... parsel olduğu, 831 parselin kalan kısmının trampa sonucu Hazine adına tescil edilmiş olduğu, kesinleşen orman sınırlarına göre 60 02... numaralı parselin tamamının orman sınırları içerisinde kaldığı, bu kısmın 1970 yılı itibarıyla orman niteliğini kaybetmesine rağmen 2/B çalışması yapılmadığı, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca yapılan çalışmada kesinleşen sınırlar esas alındığından, orman tahdidinden sonra kadastro ya da imar çalışması sonucu oluşan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 60 02... parsel sayılı taşınmazın tapuda davacılar ile davalı ... Belediyesi adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmaz hakkında 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesi gereğince orman kadastro haritalarındaki teknik hataların giderilmesi çalışmalarında taşınmazın tamamının orman sınırları içerisinde bırakıldığı, bu çalışmaya karşı davacılar vekili tarafından İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 2016/66 Esas ve 2017/67 Karar sayılı dosyasında açılan davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, böylece dava konusu 60 02... parselin tamamının kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının sabit olduğu, kesinleşen tahdit içerisinde kalan taşınmazlara yönelik açılacak davalarda başka bir hususun araştırılmasına gerek olmadığı, İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi kararının taraflar arasında kesin hüküm niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla ve dava konusu taşınmazın halen davacılar adına tapuda kayıtlı olduğu tapu iptali davası açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın orman özelliğine sahip alan olmadığını, Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini, davacı müvekkilleri aleyhine açılan ceza yargılamasından beraat ettiklerini, sadece orman sınırı esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.