Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1883 E. 2026/4529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1883
- Karar No
- 2026/4529
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/58 E., 2023/177 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asli müdahil ... ve arkadaşları vekili, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; davacılar ... ve ...'ün 29.02.2024 tarihli temyizden feragat beyanı nedeniyle temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmiştir. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin usul eksiklikleri kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Mülga 2924 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkında Kanun (2924 sayılı Kanun) uyarınca gerçekleştirilen kullanım kadastrosu sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 06... parsel sayılı 22.773,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, ...'ın zilyetliğinde bulunduğu şerhi yazılarak; 1 30... parsel sayılı 38.539,80 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, ...'ın zilyetliğinde bulunduğu şerhi yazılarak; 1 30... , 1 65... , 1 82... , 4 ve 1 84... parsel sayılı sırasıyla 28.242,55 m², 3.459,74 m², 8.077,89 m², 5.814,00 m² ve 297,39 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, ...'ın zilyetliğinde bulunduğu şerhi yazılarak; 1 83... parsel sayılı 38.953,94 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, ...'ın zilyetliğinde bulunduğu şerhi yazılarak; 1 30... , 3, 1 82... , 1 85... , 1 86... , 1 87... , ve 1 88... parsel sayılı sırasıyla 9.475,82 m², 11.604,11 m², 10.031,73 m², 10.514,61 m², 8.504,84 m², 14.876,06 m² ve 792,08 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, ...'ın zilyetliğinde bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğu iddiasına dayanarak, taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine tereke adına şerh verilmesini talep etmiştir. 3. Asli müdahil ... ve arkadaşları müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kendilerine ait 30 parsel sayılı taşınmazla çakıştığı iddiasına dayanarak kadastro tespit işleminin yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini, aksi takdirde çakışan kısımların beyanlar hanesine kendileri adına şerh verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.04.2016 tarihli ve 2013/46 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararı ile davacıların davasının reddine, asli müdahillerin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 20.06.2022 tarihli ve 2021/9668 Esas, 2022/5933 Karar sayılı ilamıyla davanın kullanım kadastrosu tespitine yönelik itiraz davası olup, keşif sonucu alınan beyanlardan ve tüm dosya içeriğinden dava konusu 1 30... ve 4 parsel ile 1 87... parsel sayılı taşınmazların davalıların kullanımında olduğu, davacıların taşınmazlarda kanunun aradığı kullanımlarının bulunmadığı anlaşıldığından, açılan davanın reddine ve 1 30... ve 4 parsel ile 1 87... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmesi ve davalıların mükerrer kadastro işleminin iptaline yönelik temyizleri yönünden, uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/1. maddesi kapsamında mülkiyet ihtilafından kaynaklanan mükerrer kadastro işlemine ilişkin olduğu, bu tür davalarda görevin Asliye Hukuk Mahkemesine ait bulunduğu, dolayısıyla mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların davalıların kullanımında olduğu ve davacıların kanunun aradığı kullanımlarının olmadığı, müdahil davacıların mükerrer kadastronun iptaline yönelik talepleri yönünden ise uyuşmazlığın 3402 sayılı Kanun'un 22/1. maddesi kapsamında olup görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacıların davasının reddine asli müdahillerin davası yönünden mahkemenin görevsizliğine, bozma öncesi karar verilen taşınmazlar yönünden ise yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Ortaca ilçesi sınırları içerisinde yer almasına rağmen görevsizlik kararında görevli Mahkemenin dahi hatalı gösterildiğini, bu durumun verilen kararların eksik ve özensiz bir inceleme sonucu oluşturulduğunu ortaya koyduğunu ileri sürülerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asli müdahillerin temyizi kapsamında, İlk Derece Mahkemesince verilen görevsizlik kararında görevli (Asliye Hukuk) Mahkemesinin doğru gösterilip gösterilmediği ve bozma gereklerinin yerine getirilip getirilmediğine ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taşınmazın aynından doğan davalarda yetkiye ilişkin 6100 sayılı Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrasında, “Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer Mahkemesi kesin yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir. Mahkemenin yargı yetkisi 6100 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca idari sınırlar esas alınarak belirlenir. Buna göre, davaya taşınmazın idari sınırları içinde bulunduğu ilçe veya il adli yargı yerinde bakılması gerekir. Kesin yetki, kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmelidir. Bu husus, 6100 sayılı Kanun'un 114/1-ç maddesi gereğince dava şartıdır. Somut dosya kapsamına göre, dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine ilişkin hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 6100 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca taşınmazın Ortaca ilçesi idari sınırları içerisinde olduğu ve bu nedenle “Nöbetçi Ortaca Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine” karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “Nöbetçi Fethiye Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine” karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ...'ün temyiz dilekçesinin REDDİNE, (V.B.1) numaralı bentte yazılı nedenlerle asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (V.B.2) numaralı bentte yazılı nedenlerle asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan “Fethiye” ifadesinin çıkartılarak yerine “Ortaca” kelimesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.