Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/250 E. 2026/3475 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/250
- Karar No
- 2026/3475
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/159 E., 2020/220 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ili, ...ilçesi,... köyü çalışma alanında bulunan 1 85... parsel sayılı 3.482,38 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle ve tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, 2 34... parsel sayılı 172.322,13 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ise kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir.
Davacı ...; tapu kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dava konusu 1 85... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu, 2 34... parsel sayılı taşınmazın içerisinde kalan, fen bilirkişi raporunda (A) alanı olarak gösterilen 5120,1 25... 'lik kısmın çitlerle çevrili olduğu, 4 tarafın mera arazisi olduğu, davacı taşınmazı her ne kadar çayır olarak kullansa da çitler kaldırıldığında taşınmazın meranın ortasında kalacağı bu haliyle mera bütünlüğünü bozacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile çekişmeli 1 85... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, 2 34... parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; 2 34... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik davacı ...'in temyiz itirazları reddedilerek hüküm onanmış, 1 85... parsel sayılı taşınmaza yönelik Hazine’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise çekişmeli taşınmazın tespitine esas tapu kaydının getirtilerek mahallinde uygulanması, taşınmazın kısmen ya da tamamen tapu kaydının kapsamı dışında kalması halinde uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözüleceği göz önünde bulundurularak taşınmazla ilgili zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; 02.02.1928 tarihli tapu kaydının dava konusu 1 85... parsel sayılı taşınmaza ait olmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 1 85... parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; bozmaya uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, dava konusu taşınmazın tespite esas tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı ve çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmemiştir.
Hâl böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazın tespitine esas tapu kaydı tesisinden itibaren tüm dayanakları ve varsa haritası ile birlikte denetime elverişli, birbirini takip eder ve okunaklı şekilde getirtilmeli, tapu kaydının başkaca taşınmazlara revizyon görüp görmediği araştırılmalı, dava konusu taşınmaza komşu tüm parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı suretleri ve dayanakları ile davalı olanların dava dosyaları eksiksiz ve okunaklı olarak dosya arasına alınmalı, Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu bölgeyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik ve bindirmeli hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden, bu fotoğraflardan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ise ilgili kurumlardan getirtilmeli, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, davacı ve bayii adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenler bulunmakta ise tescil ilamları getirtilerek dosya içine konulmalı, Mahkemece mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, jeolog bilirkişi, ziraat mühendisi bilirkişi ve fen bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşif sırasında, çekişmeli taşınmazın tespitine esas tapu kaydının varsa haritası yöntemince uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmeli; tapu kaydının haritasının olmaması yahut uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde, kaydın sınırlarına itibar edilmeli, bu amaçla dayanak tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tutanakları, varsa dayanakları kayıt ve belgeler de getirtilerek dava konusu yeri ne şekilde sınır gösterdiği üzerinde durulmalı; yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli; kayıtta yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için davalıya tanık dinletme imkanı sağlanmalı ve bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli; yerel bilirkişi ve tanıklardan nizalı taşınmazın öncesinin niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, kimden kime ne suretle intikal ettiği, kim tarafından ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse imar-ihya faaliyetinin ne zaman tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalıdır.
Ziraat mühendisinden taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, bitki örtüsünü, imar-ihyaya konu edilmişse özellikle imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinden hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle dava konusu taşınmazın sınırını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın konumunu hava ve uydu fotoğrafları üzerinde göstermesi istenmelidir.
Jeolog bilirkişiden taşınmazın niteliğinin ne olduğu, dere yatağı olup olmadığı, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı ve derenin aktif etki alanında bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınmalıdır.
Fen bilirkişisine ise keşfi ve kayıt uygulamasını takibe ve denetime elverişli, dava konusu taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir krokili rapor düzenlettirilmelidir.
Bundan sonra, taşınmazın su altında kaldığının anlaşılması halinde kadastro paftası üzerinde büro incelemesi yapılarak toplanan ve toplanacak tüm delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiş olması isabetsizdir.
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının açıklanan nedenden ötürü kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın ...1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.