Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5771 E. 2026/3477 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5771
Karar No
2026/3477
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/101 E., 2025/98 K.

Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucu; ...ili, ... ilçesi, ...köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 1.782,46 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, avlulu iki katlı kargir ev vasfıyla ... adına, 1 01... parsel sayılı 1.218,27 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve arsa vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir.

Davacı ...; çekişmeli parseller ile dava dışı 1 01... parselin tespitten evvel murislerince taraflar arasında taksim edildiğini, taksim sözleşmesi uyarınca kendisine ait 1 01... parsel sayılı taşınmaza ait bir bölümün davalı ...'ye ait 1 01... parsel içerisinde kaldığını, yine taksim sözleşmesi uyarınca diğer davalı ...'e ait 1 01... parsel sayılı taşınmaz ile kendisine ait 1 parsel numaralı taşınmaz arasında yol olarak paftasında gösterilmesi gereken yerin davalı ...'e ait 3 nolu parsel içerisinde tespit gördüğünü ileri sürerek dava açmıştır.

Davalı ...; davacının taşınmazı ile kendisinin taşınmazı arasında herhangi bir giriş yolu olmadığını, tarafından dikilen ağaçların kendi taşınmazının içinde yer aldığını, davacının yıllar sonra hak iddiasında bulunmasının iyi niyetli olmadığını gösterdiğini belirterek, davalı ... davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın 1 01... parselden ifrazı ile paftasında yol olarak terkinine, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen kısmın 1 01... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile davacıya ait 1 01... parsel sayılı taşınmaza eklenerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen kısım üzerinde bulunan ağaçların kal'ine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.03.2015 tarihli kararıyla; eksik inceleme ile karar verildiği açıklanarak; davacının dayandığı 19.09.1999 tarihli taksim senedinin mahalli bilirkişiler ve tanıklar marifetiyle keşif yerinde uygulanarak taraflar arasındaki müşterek sınırlar taksim sözleşmesi esas alınarak belirlenmesi ile taksim sözleşmesinde bahsi geçen ve müşterek sınırın belirlenmesinde esas teşkil edecek davalı ...'e ait duvarın neresi olduğu belirlenmesi gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişi heyeti raporunda (3/A) ile gösterdiği kısmın ...köyü, 1 01... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile paftasında yol olarak terkinine, aynı raporda (2/B) ile gösterdiği kısmın ...köyü, 1 01... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile paftasında yol olarak terkinine, (2/C) ile gösterilen kısmın ise ...köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile davacıya ait 1 01... parsel sayılı taşınmaza tevhit edilerek davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.06.20211 tarihli kararı ile; 1 01... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği açıklanarak, Mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak, davacının dayandığı 19.09.1999 tarihli taksim senedinin mahalli bilirkişiler ve tanıklar marifetiyle keşif yerinde uygulanarak taraflar arasındaki müşterek sınırların taksim sözleşmesi esas alınarak belirlenmesi gereğine değinilerek karar bozulmuş, 1 01... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Mahkemece bozma ilamı öncesi verilen hükümle, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönünden teknik bilirkişi ...'ın 30.10.2013 havale tarihli raporunda (A) harfi ile gösterdiği kısmın ...köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile paftasında yol olarak terkinine karar verildiği ve davalı tarafça temyize gelinmediğinden hüküm bu yönden kesinleştiği halde, bozma ilamı sonrası yapılan yargılama neticesinde 1 01... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve teknik bilirkişi heyeti raporunda (3/A) ile gösterilen bölüm hakkında usuli müktesep hak göz önüne alınmaksızın yeniden hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu açıklanarak hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının dayandığı 19.09.1999 tarihli taksim senedinin mahalli bilirkişiler ve tanıklar marifetiyle keşif yerinde uygulanarak taraflar arasındaki müşterek sınırlar taksim sözleşmesi esas alınarak belirlendiği, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarının taraflara usulünce tebliğ edilerek itiraz hakkı sağlandığı, tüm dosya kapsamının değerlendirildiği ve kal'i istenen ağaçların mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterdiği kısmın ...köyü, 1 01... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile paftasında yol olarak terkinine karar verilerek kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterdiği kısmın ...köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile paftasında yol olarak terkinine, bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen kısmın ...köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazdan ifrazı ile davacıya ait 1 01... parsel sayılı taşınmaza tevhit edilerek davacı adına tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş ise de bozmaya uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmemiş, usuli kazanılmış haklar gözardı edilerek hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında davacının dayandığı 19.09.1999 tarihli taksim senedinin mahalli bilirkişiler ve tanıklar marifetiyle keşif yerinde uygulanarak taraflar arasındaki müşterek sınırlar taksim sözleşmesi esas alınarak belirlenmesi gereğine değinildiği halde bozma sonrasında, Mahkemece sadece davacı tanığına tebligat çıkartılmak suretiyle senet keşif mahallinde uygulanmış, davalı tanıklarına usulünce keşif için tebligat yapıldığına dair bir evraka dosya içerisinde rastlanmamıştır. Hemen belirtilmelidir ki, yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi için, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanması zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesi, uluslararası sözleşmeler ve Anayasanın 36. maddesiyle en temel yargısal hak olarak kabul edilen hukuki dinlenilme hakkı gözetilerek, mahkeme, tarafları dinlemeden, onların iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden, açıklama ve ispat haklarını kullanmalarını sağlamadan hükmünü veremez. Bunun aksinin kabulü adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurur. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için, önceki tarihli bozma ilamlarında değinildiği üzere Mahkemece taşınmazlar başında yerel bilirkişiler, usulünce keşiften haberdar edilen taraf tanıkları ve fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalı, davacının dayandığı 19.09.1999 tarihli taksim senedi mahalli bilirkişiler ve tanıklar marifetiyle keşif yerinde uygulanarak taraflar arasındaki müşterek sınırlar taksim sözleşmesi esas alınarak belirlenmeli, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporları taraflara usulünce tebliğ edilerek itiraz hakkı sağlanmalı, bundan sonra usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle toplanmış ve toplanacak tüm deliller esas alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

Davalılar vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 29.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5771, K. 2026/3477, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5771-e-2026-3477-k-2969e84f3b24