Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1414 E. 2026/3906 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1414
- Karar No
- 2026/3906
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/843 E., 2023/1457 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ergani 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/52 E., 2023/129 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 80... parsel sayılı 171.321,70 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydına dayalı olarak, susuz tarla niteliğinde davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Asıl ve birleşen dosyanın davacıları vekilleri dava dilekçelerinde; tapu kaydı, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı sebeplerine dayanarak, Diyarbakır ili ... ilçesi ... 1 80... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmişler, yargılama sırasında keşif masraflarını yatırmadıklarından dolayı davaları eldeki dosyadan tefrik edilmiştir. 3. Asli müdahil davacı Hazine vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu 1 80... parsel sayılı taşınmazın mera niteliğinde olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın mera özel siciline yazılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin eksik araştırma ve incelemeye yönelik kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde, yukarıda tarih ve numarası yazılı kararla, "dava konusu 1 80... parselin krokide (A) harfi ile gösterilen bölümünde 1958, 1984, 1992, 2002, 20 11... yıllarındaki hava fotoğraflarına göre imar ihya faaliyetlerinin bulunmadığı, taşınmazda tarımsal faaliyet yapılmadığı; krokide (B) harfi ile gösterilen bölümde 1958 yılındaki hava fotoğrafına göre tarımsal faaliyet yapılmadığı, alanın sürülü olmadığı ve taşlık olduğu açıklanarak, tespite dayanak vergi kaydının bilirkişi beyanları dikkate alındığında dava konusu parsele uymadığı harita mühendisi (jeodezi ve fotogrametri uzmanı) bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, ziraat mühendisi bilirkişi heyetince hazırlanan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın (A) ve (B) harfleriyle gösterilen her iki bölümünün de evveliyatı itibarıyla mera olduğu, taşınmazın mera bütünlüğü içerisinde kaldığının tespit edildiği, tespit bilirkişileri ile mahalli ve komşu köy mahalli bilirkişi ağırlıklı beyanlarında; dava konusu taşınmazın sürülü olan bölümünün evveliyatının mera olduğu ve hayvan otlatılmak için kullanıldığı, taşınmazın sürülü olmayan bölümünde sürekli olarak hayvan otlatılmak için kullanıldığı ve mera niteliğinde olduğu, tüm bu tespit ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın tamamının mera niteliğinde olduğu ve mera bütünlüğünde kaldığı, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4. maddesine göre de meraların, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, özel mülkiyete geçirilemeyeceği, zamanaşımı suretiyle iktisap edilemeyeceği" gerekçesiyle asli müdahil Hazinenin davasının kabulüne ve dava konusu 1 80... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile aynı ada ve parsel numarasıyla ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi uyarınca "mera" niteliğiyle kamu orta malı olarak sınırlandırılarak özel siciline kaydına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "yörede 22.02.2016 tarihinde yapılan kadastro çalışmasında dava ve istinafa konu 1 80... parsel sayılı taşınmazın vergi kaydı uygulanarak ' susuz tarla ' vasfıyla davalı adına tespit gördüğü, harita mühendisi bilirkişi tarafından taşınmaza uygulanan 1958, 1984, 1992, 2002, 20 11... yıllarına ait hava fotoğraflarına göre parsel üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığı, sürülü olmadığı, taşlık olduğu, imar ihyaya muhtaç yerlerden olduğunun ifade edildiği, ziraat mühendisi bilirkişi raporuna göre, taşınmazın imar ve ihyasının tamamlanmadığı, zilyetlikle edinilebilen yerlerden olmadığı, taşınmazın mera olarak kullanılmaya uygun yerlerden ve vasfının mera olduğunun belirtildiği, tespit bilirkişileri ile mahalli ve komşu köy bilirkişilerinin ve davacı tanıklarının dava konusu taşınmazın Aşağıbitikçi köyü’ne ait köy merası olduğunu, geçmişten beridir üzerinde tarımsal faaliyet yapılmadığını, taşınmazda köylüler ve komşu mezra halkı tarafından hayvan otlatıldığını ifade ettikleri, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde 1 80... parsel sayılı taşınmazın köyün kadim merası olduğu, meraların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, sayılan hususlar ve İlk Derece Mahkemesinin hüküm gerekçeleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince asli müdahil Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 60-70 yıldır ekildiğini, mahalli bilirkişilerin taşınmaz ile ilgili bilgilerinin olmadığını, bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığını, Hazinenin davaya sonradan katıldığını, sonradan davaya dahil edilerek asli müdahil davacı sıfatını kazanmış olmasının usul hatası olduğunu, uygulanmayan tapu kayıtları olduğunu, ayrıca vergi kayıtlarının uyduğunu, dinlenen mahalli bilirkişiler ile husumetli olduklarını, 1955 hava fotoğraflarında taşınmazların bir bütün halinde göründüğünü, sonradan ifraz edildiklerini, kayıtların buna göre uygulanması gerektiğini ve kadastro tutanaklarında satın alınan kişilerin de hatalı yazıldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın mera vasfında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.