Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1415 E. 2026/3905 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1415
- Karar No
- 2026/3905
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/845 E., 2023/1453 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ergani 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/24 E., 2023/124 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 36... parsel sayılı taşınmaz 19.788,33 metrekare yüzölçümü ile susuz tarla niteliğinde, vergi kaydına dayalı olarak 22.02.2016 tarihinde, davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 36... parsel sayılı taşınmazda davalı adına yapılan tespitin hatalı olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın vekil edeni olan davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında, davacı tarafından keşif masrafları yatırılmadığından dolayı dava dosyası eldeki dosyadan tefrik edilmiştir. 3. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 36... , 10... parsel sayılı taşınmazların hatalı olarak davalılar adına tespit edildiğini belirterek, kadastro tespitinin tespitin iptali ile taşınmazların vekil edeni olan davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında 2 36... ve 10 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki dava eldeki dosyadan tefrik edilmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "yapılan keşifte dinlenilen ve taşınmazın kullanımıyla ilgili bilgisi olan mahalli bilirkişilerin ağırlıklı beyanlarında, davalı ...'ın dava konusu taşınmazda uzun yıllar zilyetliğinin bulunduğu, bir kısım mahalli bilirkişilerce davacı ...'ın taşınmazda zilyetliğinin bulunmadığı bir kısım mahalli bilirkişilerce de süre belirtilmeksizin hem davacıların hem de davalının zilyetliğinin bulunduğu belirttiği, tanık beyanında da davacı ...'ın dava konusu taşınmaza 3-5 sene zilyetliğinin bulunduğu açıklanmış olduğu, gerek bilirkişi beyanları gerekse de tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının dava konusu taşınmazda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğini ispatlayamadığı, dosya kapsamından delil durumu itibarıyla 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde yazılı bulunan zilyetlikle iktisap şartlarının davacı yararına oluşmadığı, davacı davanın dayanağını teşkil eden davaya konu taşınmazın kadastro tutanağının aksini ispatlayamamış olduğu" gerekçeleriyle, davanın reddine ve davaya konu Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi Kepir mevki 2 36... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu 2 36... parsel sayılı taşınmazın 'susuz tarla' vasfı ile 'Sultan Tepe 31 numaralı' vergi kaydı uygulanarak davalı adına tespit gördüğü, taşınmaz üzerinde yapılan keşifteki uygulamaya göre davacı tarafın taşınmazda zilyetliğinin bulunmadığı, taşınmazın uzun süredir davalı tarafça kullanıldığı, sayılan hususlar ve yerel mahkemenin hüküm gerekçeleri dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi ret kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu" gerekçeleri ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; tespit bilirkişilerinin beyanlarının birbirinden farklı ve çelişkili olduğunu, mahalli bilirkişi ve davalı tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, 31.10.2018 tarihli keşifteki beyanların dikkate alınması gerektiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitini itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı lehine iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.