Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1169 E. 2026/3907 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1169
- Karar No
- 2026/3907
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/510 E., 2024/1285 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/17 E., 2022/74 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucu, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 15 parsel 14.09.1979 tarihinde payları oranında ... ve müşterekleri adına; eski 53 parsel 14.09.1979 tarihinde ... ve müşterekleri adına; eski 63 parsel 18.07.1966 tarihinde hükmen ...ve müşterekleri adına; eski 83 sayılı parsel 19.09.1966 tarihine hükmen ... adına; eski 100 sayılı parsel 09.11.1966 tarihinde hükmen ... adına; eski 115 sayılı parsel 19.03.1966 tarihinde hükmen ... ve müşterekleri adına; eski 123 sayılı parsel hükmen 19.07.1966 tarihinde ... ve müşterekleri adına; eski 136 sayılı parsel 19.03.1966 tarihinde hükmen ... adına; eski 35 sayılı parsel sayılı taşınmazdan 14.07.1979 tarihinde hükmen edilen ifraz edilen eski 263 parsel Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, Hazinenin satışı ile en son ... adına; eski 78 sayılı parsel sayılı taşınmazdan 24.01.1980 tarihinde hükmen ifraz edilen eski 269 sayılı parsel Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, Hazinenin satışı ile en son ... adına tapuya tescil edilmiş ve tapu kayıtları sonradan satış ve intikaller görmüş olup, 2018 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu ile yeni ada ve parsel numaraları almışlardır. 2. Davacı ..., ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 24.03.1950 tarihli dava dilekçelerinde; annesi...'nin, ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 3150 dönüm miktarındaki taşınmazın içinde kalan, hudutlarını ve miktarını belirttiği taşınmaz bölümlerine, Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/Teşrinisani 1328 tarihli ve 588 numaralı ilamı gereğince üçte bir hisse ile malik olduğunu, davalıların bu yerlere fuzulen işgal ve müdahalede bulunduklarını belirterek, davalılar , ..., ..., ..., ...'ın taşınmazlardaki müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini ayrı ayrı talep etmiştir. 2. Davacı ... tarafından açılan müdahalenin önlenmesi davaları ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.03.1951 tarihli ilamları ile tutanak düzenlenmesi nedeniyle Gezici Arazi Kadastro Mahkemesine gönderilmiş, ... 2. Gezici Arazi Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda 17.03.1964 tarihli ilamlar ile, ... köyünün ... ilçesine bağlanmış olması sebebiyle dosyanın ... ilçesinde görevli Gezici Arazi Kadastro Mahkemesine devrine karar verilmiş, ancak dosyanın yetkili mahkemeye devri uzunca bir süre yapılmamış, ... Kadastro Mahkemesince dosya tekrar ele alınarak 05.01.2015 tarihinde kesinleşme işlemlerinin yapıldığı, mahkemece yapılan araştırma neticesinde ... köyünün Ankara ili ... ilçesine bağlı olduğunun anlaşıldığı ve ... ilçesinin kadastro davaları yönünden Ankara Batı Kadastro Mahkemesine bağlı olduğu gerekçesiyle, dava dosyaları Ankara Batı Kadastro Mahkemesine gönderilmiş olup, bu mahkemenin 2015/3 Esas sırası üzerinden yapılan yargılama neticesinde yetkisizlik kararı verilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2018 tarihli ve 2017/1547 Esas, 2018/138 Karar sayılı ilamı ile Ankara Batı Kadastro Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; 1324 tarihinde köye iskanen gelindiğini, taşınmazları Hazinenin temlik ettiğini, davacının dayandığı ilamda taraf olmadıklarından kendilerini bağlamayacağını ve 40 yılı aşkın süredir zilyet olduklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece (Ankara Batı Kadastro) Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacı vekilinin beyan dilekçesi ve keşifte göstermiş olduğu, dava konusu Ankara ... Mahallesi eski 15, 53, 63, 83, 100, 115, 123, 136, 263 (eski 35 'ten ifraz), eski 269 (eski 78 'den ifraz) parsel sayılı taşınmazların taşınmazlar hakkında her ne kadar devam eden bir yargılamanın olduğu görülse de davacının 1951 yılında tapulama tespitleri sırasında 1' den 255'e kadar olan bütün taşınmazların tespitlerine itiraz ettiği ve Ankara Tapulama Mahkemesince ilgili taşınmazlar itiraz doğrultusunda esasa kaydedilerek yargılamanın başladığı, her bir taşınmaz hakkında yargılama devam ederken davacı ...'ın Ankara Tapulama Mahkemesinin 1964/344 Esas sayılı dosyası ile ... köyünde kain 1'den 255'e kadar olan parsellerin tespitlerine itiraz etmiş olduğu, bilahare tüm taşınmazlarından 20.11.1965 tarihli celsede feragat ettiği ve bu feragati tasdik ettiği, bu taşınmazlar hakkında bu beyanına istinaden tefrik kararları verilerek ayrı ayrı feragat sebebiyle davanın reddine karar verildiği, dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hükümle çözümlenmiş olmasının olumsuz dava şartı olduğu, birinci dava ile ikinci davanın konusunun yani dava ile elde edilecek sonucun aynı olması, dava sebeplerinin yani davanın dayandığı maddi vakıaların aynı olması ve davaların taraflarının da aynı olması halinde maddi anlamda kesin hüküm oluşturduğu" gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeni ile reddine, davacı vekilinin beyan dilekçesi ve keşifte göstermiş olduğu eski 15, 53, 63, 83, 100, 115, 123, 1 36... (eski 35 'ten ifraz), eski 269 (eski 78 'den ifraz) parsel sayılı taşınmazların tapuya tescil edildikleri ve dava hakkında kesin hüküm sebebiyle red kararı verildiğinden, ilgili parsel hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... mirasçısı ..., ..., ..., ... vekili, ... vekili, ... vekili, ..., ..., ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacı ... tarafından kadastro tespitinden önce 24.03.1950 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan müdahalenin önlenmesi davasında taşınmazların 1/3 payının annesi ...'a ait iken ölümü ile bu hissenin kendisine kaldığını, ... muhacirlerinden ... ile oğlu ... ve ... oğlu ... bu arazileri ekmek suretiyle müdahalede bulunduklarını, açılan men-i müdahale davası sonucu, Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinin 12 Teşrinisani 328 tarih ve 588 numaralı ilâmı, bahsi geçenlerin müdahalelerinin men'ine karar verildiği iddiasına dayanarak müdahalenin önlenmesi davası açtığı, dava edilen taşınmazların çok büyük bir alanı kapsadığı ve parsel numaralarının tespit edilemediği, edilmesinin de mümkün bulunmadığı, davacı tarafın dayandığı 12 Teşrini Sani 328 tarihli ilam ile muhacir ... oğulları ... ve ...'ın müdahalenin önlenmesine karar verildiği, bu ilamın kesinleşmesinden sonra kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmazların kazanılmasının mümkün bulunmadığı, kaldı ki davalıların ilamda geçen davalılarının akti yada irsi halefi olduğunun da ispat edilemediği, davacı murisinin taşınmazlarda zilyetliğinin olmadığı, başka yerde yaşadığı, tanıyan ve bilenin bulunmadığı, taşınmazda tespit ve tapu maliklerinin zilyet olduğu, davacı ...'ın 24.03.1950 tarihinde dava açtıktan sonra 1951 yılında yapılan kadastro tespitinde düzenlenen kadastro tutanaklarına da itiraz ettiği, ancak davacı ...'ın Ankara Tapulama Mahkemesi 1964/344 Esas sayılı dosyada ... köyünde kain 1'den 255'e kadar itiraz etmiş olduğu tüm taşınmazlar hakkında 20.11.1965 tarihli celsede feragat ettiği, bu feragati tasdik ettiği ve tefrik kararları verilerek ayrı ayrı feragat sebebiyle davanın reddine karar verildiği ve davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle ile istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince tapulama tespit tutanağının bilirkişilerce mahalline uygulanmadığını, müvekkillerinin dava konusu taşınmazın yerini bilmediklerini, tapulama tutanaklarının dosyada bulunmadığını, keşifte İlk Derece Mahkemesine bildirilen 113/13, 112/2, 113/8, 114/2, 101/6, 108/6,103/35, 103/26, 107/7, 103/21, 107/30, 9857/2 ve 165/16 ada/parsel sayılı taşınmazlarda keşif yapıldığını, bu taşınmazlar haricinde gerçekte dava konusu olacak taşınmazların bilirkişiler tarafından tespiti gerektiğini, bildirilen taşınmazların da tapu kayıtlarının ve tapulama tutanaklarının ilk tesis tarihinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Müdürlüğünden istenmesi talep edilmiş olunmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yargılama sırasındaki feragatine hukuken değer verilip verilemeyeceği ve buna bağlı olarak davanın reddine dair kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.