Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/900 E. 2026/4922 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/900
Karar No
2026/4922
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2283 E., 2024/1648 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.09.2024 tarihli, 2024/261 Esas, 2024/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4a, 62, 53. maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarihli ve 2024/2283 Esas, 2024/1648 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz sebepleri; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, ele geçen uyuşturucu maddenin kullanmak için bulundurulduğuna, yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesinin hatalı olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, arama işleminin hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiğine, delillerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; kolluk görevlilerinin sabit yol uygulaması yaptığı esnada durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, aracın şoför koltuğunda oturan sanığa sorulduğunda kendi rızasıyla kokain olduğu tespit edilen uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ettiği, yine sanığın cep telefonunda usulüne uygun yapılan inceleme neticesi uyuşturucu madde ticaretine ilişkin yazışmaların bulunduğunun tespit edildiği ve sanığın bu şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık savunmaları, tanığın beyanları, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, uzmanlık raporu, adli tıp raporu ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulde ve 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın tayininde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 20.11.2024 tarihli ve 2024/2283 Esas, 2024/1648 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/900, K. 2026/4922, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-900-e-2026-4922-k-723c1b87723e