Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4016 E. 2026/1932 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4016
- Karar No
- 2026/1932
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2053 E., 2025/1562 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/25 E., 2023/417 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu İzmir ili, ... ilçesi, 27 26... parselde (eski 5359 parsel) kayıtlı taşınmazın 1274,66 m²'lik kısmı üzerinde davalıların maliki olduğu parseller (eski 65... , 5, 6 ve 7 No.lu parseller) lehine konulan irtifak hakkının kaynağı olan havuzun kullanılamaz hâlde olduğunu, 7 yıldır hiçbir irtifak hakkı sahibinin kullanmadığını, lehine irtifak kurulan taşınmazların uzakta olduğunu, davalılara 12.02.2021 tarihli terkin talepli ihtarname gönderildiğini ileri sürerek irtifak hakkının bedelsiz kaldırılması, bedelsiz terkini yerinde görülmez ise irtifak hakkının bedele dönüştürülerek her bir bağımsız bölüme eşit ödenmek üzere tespit edilecek bedelin müvekkili tarafından depo edilmek suretiyle irtifak hakkının terkinini talep etmiştir II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 27 18... parselde malik olduğunu, davaya konu taşınmazın müvekkili tarafından daha önce kullanılmamış olmasının ilerleyen zamanlarda kullanılmayacağı anlamına gelmediğini, maliki olunan taşınmazın etrafının davacı tarafından tel örgülerle çevrilmesi sebebiyle müvekkilinin havuzdan faydalanma imkanından mahrum kaldığını, davacının davranışının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin 6 No.lu taşınmazda malik olduğunu, havuzun kullanımımın yıllardır davacı tarafından engellendiğini, davacının kötü niyetli olarak bu davayı ikame ettiğini, sitenin havuzlu olmasının evlerin değerini kayda değer şekilde etkilediğini, irtifak hakkının kaldırılmasının müvekkillerinin menfaatlerini etkileyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Davalılar ... ve diğerleri vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın taşınmaz maliki olmaması sebebiyle davada taraf sıfatı bulunmadığını, taraflara ait parsellerin komşu parseller olduğunu, taşınmazların bulunduğu alan ve kullanım itibariyle site niteliğinde olduğunu, müvekkillerinin hiçbirisinin ayrı yüzme havuzu bulunmadığını, davacı tarafın taşınmazı satın aldığından beri yüzme havuzunu tamamen kendisine ait olarak gördüğünü ve müvekkillerinin kullanımına engel olduğunu, taşınmazının etrafını tel örgülerle çevirdiğini, bunun tespit davası ile belirlendiğini, davacıya 03.03.20 21... .12.2021 tarihlerinde gönderdikleri ihtarlara rağmen gereğini yerine getirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 4. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar taşınmaz kullanılamaz durumda ise de sebebinin bakımsız olmasından kaynaklandığı, davalıların havuzu kullanım haklarının bulunduğu, bu sebeple bakımının yapılması hâlinde irtifak hakkından beklenen faydanın sağlanacağı, zira havuzun fiziken orada bulunduğu ve diğer maliklerin de kullanımı amaçlanarak inşa edildiği, bakımının yapılmamış olmasının 4721 sayılı Kanun'un 785. maddesi uyarınca irtifakın sağladığı yararın yok olması veya olağanüstü azalarak çok az yarar sağlamasına neden olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların bulunduğu sitede zaten kullandıkları müstakil havuzları olduğunu, irtifak tesis edilen havuz ile davalıların oturdukları yer arasında 500 metre kadar mesafe bulunduğunu, aradan yol geçtiğini, aralarında hiçbir bağlantı olmadığını, davalılara tesis edilen irtifak hakkının sağlaması düşünülen hiçbir hukuki ve ekonomik yararının kalmadığını, irtifak hakkının terkin bedeli hesaplanırken hakkın tesisine yönelik olarak yüklü taşınmaz malikine bir bedel ödenmediğinin dikkate alınması gerektiğini, taşınmazın hukuken tasarrufunun kısıtlandığı tarihteki nitelikleri esas alınmak suretiyle terkin bedelinin tayin edilebileceğini, taşınmaz malın değerinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11... . maddelerinde yer alan hükümlere göre hesaplanmasını, müvekkilinin havuzun kullanımına hiçbir zaman engel olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, irtifak hakkının kaldırılması istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.