Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1541 E. 2026/11218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1541
- Karar No
- 2026/11218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3373 Esas, 2025/2381 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/947 Esas, 2024/490 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi 111 74... parsel sayılı taşınmazda müvekkilin 5/1211 hisse (20 m²) hissesi olduğunu, müvekkillerin arsasının bulunduğu yere fiilen müdahale edilmiş/el atılmış olup davalı kurum tarafından bugüne kadar taşınmaz ile ilgili herhangi bir kamulaştırma işlemi gerçekleştirilmediğini, taşınmazın üzerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı İrfan İlköğretim Okulu mevcut olduğunu, müvekkillere ait taşınmaza davalı kurum tarafından fiilen müdahale edildiğini, dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atılmasından dolayı tazminat bedeli ve dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin ödenerek, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz, Belediye Başkanlığının kararı ile imar planında eğitim alanı olarak tahsis edildiğini, taşınmazın imar planında okul alanı olarak belirlenmesi ve imar programlarının hazırlanarak imar planlarının uygulanmasının sağlanması 3194 sayılı İmar Kanun'u uyarınca ilgili belediyenin görevi olup imar planının hayata geçirilmemesi ve herhangi bir kamulaştırma işleminin yapılmamasından belediyenin sorumlu olduğunu, dolayısı ile davalı olarak tarafımızın gösterilmesi hukuka aykırı olduğunu, dava konusu alana ilişkin olarak yapılan imar uygulaması hakkında idaremiz görüşü alınmadığını davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili talebinin kabulüne, belirlenen tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza fiilen el atılması nedeniyle nisbi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine ve belirlenen bedele amme alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmolunmasının doğru olmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar programlarının hazırlanarak imar planlarının uygulanmasının sağlanması, ilgili belediyenin görevi olup imar planının hayata geçirilmemesi ve herhangi bir kamulaştırma işleminin yapılmamasından belediyenin sorumlu olduğunu, ayrıca dava konusu alan hakkında görüşlerinin alınmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, hüküm kurulurken taşınmazların dava tarihindeki nitelikleri değil, el atıldığı tarihteki niteliklerinin dikkate alınması gerektiğini, toplam bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, karar verilirken dava tarihi ve ıslah tarihinin ayrı ayrı dikkate alınması gerektiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsal ile ( emsal Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi 63 20... parsel sayılı taşınmazın 18/03/2021 tarihli 13956 y. satışı) dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek dava tarihine güncellenen metrekare birim fiyatı üzerinden bu değerlilik katsayısı uygulanarak dava tarihi olan 14.10.2023 tarihi itibarıyla taşınmazın metrekare birim fiyatının hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, yasal faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde, davalının yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik olmadığı ancak davacıya ait hisselerin iptali ile yetinilmesi gerekirken, hüküm fıkrasında hisse karşılığı alanların iptaline karar verilmesi ve dava konusu taşınmazlara fiilen el atılması nedeniyle nispi vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de düşülen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davalı idare vekili istinaf başvurunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve vekâlet ücretinin maktu olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, dava konusu taşınmaza el atma tarihinin 04.11.1983 tarihinden önce olduğu dikkate alındığında davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücreti takdiri hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasının; (8) numaralı bendinde bulunan "98.902,50" sayısının çıkartılması, yerine "30.000,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.