Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6010 E. 2026/6172 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6010
- Karar No
- 2026/6172
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1072 E., 2023/139 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/259 E., 2019/321 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.01.2014 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki araca, plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması nedeniyle müvekkilinin direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve kazanın meydana geldiğini, davacının kazada yaralandığını ve malul kaldığını, davalı kurum tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihindeki poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı olmak üzere geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı için şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı kurumun, 16.12.2014 tarihinde davacıya %20 maluliyet ve %60 kusur oranı üzerinden 23.747,00 TL ödeme yaptığını ve sorumluluğunun kalmadığını, davacı tarafça ödeme üzerine verilen ibraname nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yapılan ödemenin zararı karşıladığını, davalının sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, ancak dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bu tutanak ve olay yerinde tutulan polis tutanağına göre davacının dürüst ve doğru beyanda bulunmadığı kanaati oluşmuştur. Bu nedenle kazanın tek taraflı bir kaza olmadığına ilişkin olarak da davacının maddi delillerle desteklenmeyen iddiası dşında yakınlarının ifadesi harici delil yoktur. Yakınlarının beyanları da davacıyı kurtarmaya yönelik ve ortak menfaat bulunması nedeni ile tek başına itibar edilir mahiyette görülmemiş ve bu nedenle olayda davalı yanın sorumluluğu bulunmadığı halde zaten fazladan ödeme de yapmış oluşu nazara alındığında davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı sürücü ve kaza anında araç içerisinde bulunan eş ve kardeşinin ifadelerinden kazaya ikinci bir aracın sebep olduğunun açık olduğunu, aracın plakasının tespit edilememiş olmasının davanın reddini gerektirmeyeceğini, soruşturma dosyasının akıbetinin araştırılmadığını, bu dosya istense idi davacının kardeşinin kaza mahallinde olduğunun görüleceğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası neticesi bakiye maddi tazminat talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden kazaya ikinci bir aracın karıştığının anlaşılamamasına, kaza tespit tutanağının aksinin ispat edilememiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesiı uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.