Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3799 E. 2026/1939 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3799
- Karar No
- 2026/1939
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/498 E., 2025/1006 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/197 E., 2024/302 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; muris ...'ın 18.01.2014 tarihinde öldüğünü, davalıların murisin eşi ve çocukları, davacıların ise muristen önce vefat eden kızı ...'nin çocukları olduğunu, davacıların vasiyetnamelerin varlığından mahkemece açılıp okunması sonucunda haberdar olduklarını, murisin davacılardan mal kaçırmak amacı ile vasiyetname düzenlediğini, vasiyetname konusu mallar arasında sayılan ve fiiliyatta yapıda bulunmayan dükkanlarının davacılara, diğer taşınmazların ise davalılara vasiyet edilmesinin bu durumun göstergesi olduğunu, murisin işlem tarihinde yanılmış ve aldatılmış olabileceğini, davalılardan muris eşi ve kızının gelirlerinin de bulunmadığını, bu nedenle dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz malların murisin geliri ile bu davalılar adına satın alındığını, öte yandan el yazısı ile tanzim olunan vasiyetnamenin notere bırakılmadığını, bu vasiyetnamede belirtilen malların davalılardan murisin kızı olan ...'e ve murisin kardeşlerine vasiyet edildiğini, tasarruf tarihinde murisin fiil ehliyetine ve tasarruf iradesine sahip olmadığını ileri sürerek, öncelikle dava konusu vasiyetnamelerin iptaline, murisin mal kaçırmak amacıyla davalılara yaptığı kazandırmaların iptali ile dava konusu taşınmazların miras payları oranında davacılar adına tesciline, bu taleplerin kabul edilmemesi halinde ise davacıların saklı paylarının ihlali nedeniyle tenkise karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2025 tarihli ve 2014/397 Esas, 2024/302 Karar sayılı kararı ile "...TMK'nın 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali için sınırlı sebeplere yer verildiği, bu sebeplerin dışında başka bir nedene dayalı olarak vasiyetnamenin iptaline karar verilemeyeceği ancak dosyaya sunulan ve kazandırılan delillerden yola çıkarak ispat külfeti üzerinde olan davacı yanın vasiyetnamenin iptalini gerektiren bu sınırlı hukuki nedenleri ispat edecek mahiyette somut, yeterli bir delil ibraz etmediği, bu haliyle iddialarının ispat edilmediği...yapılan tenkis hesabında davacıların her birinin saklı payına tecavüz söz konusu olmadığının tespit edildiği...muris muvazaasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemli davanın tefrik edildiği, bu davanın yine Mahkemenin 2021/253 Esas, 2022/143 Karar sayılı dava dosyasından yargılamasının yapıldığı, davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 05.02.2024 tarihli ve 2022/2347 Esas, 2024/138 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, bu davanın gerekçesinde de açıklandığı üzere davacılar vekilince tenkis hesap raporuna karşı itiraz dilekçesinde bildirilen ve tenkis hesabında dikkate alınmasını istediği 20 adet taşınmaz hakkında, davalıların bu taşınmazları 3. kişiden satın aldığı, dosyaya ibraz edilen deliller ve dinlenen tanık beyanları itibari ile davalılar tarafından 3. kişiden edinilen taşınmazların bedelinin murisin terekesinden karşılandığı ve elden bağış yapıldığı hususunda herhangi bir delil bulunmadığının belirtildiği, anılan taşınmazlar yönünden de tenkis koşullarının da oluşmadığı gözetilerek bu taşınmazların tenkis hesabına dahil edilmesi gerektiğine dair davacılar vekilinin talebine itibar edilmediği...." gerekçeleriyle "...asıl ve birleştirilen davadaki vasiyetnamelerin iptali talebi ile kademeli olarak açılan tenkis taleplerinin reddine...eldeki davalar ile birleştirilen Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/584 Esas sayılı dosyasında ileri sürülen muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemli davanın tefrik edilerek Mahkemenin 2021/253 Esas, 2022/143 Karar sayılı dosyası ile görülüp karara bağlandığı, kanun yolu aşamalarından geçerek kesinleştiği bu nedenle talep hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.04.2025 tarihli ve 2025/498 Esas, 2025/1006 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenleri tekrarla; a.İstinaf taleplerinin doyurucu gerekçelerle karşılanmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi'nin gerekçesinin somut içerikle uyumlu bulunmadığını, b.Gizli bağış niteliğindeki işlemler yönünden tenkis hesabının eksik ve mahkemenin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, c.Murisin mal kaçırmak amacıyla hareket ettiği olgusunun tanık beyanlarıyla da sübut bulduğunu, d.Tefrik kararı verilmesinin hatalı bulunduğunu, muvazaa yönünden verilen kararda vasiyete konu mallar için vasiyetnamenin tenfizinin artık olanaksız hale geldiğini, bu davada müvekkiller adına tapu kaydı oluşturulduğunu, e.Yargılamanın tek dosya üzerinden hükme bağlandığını, ayrı vekalet ücreti takdirinin bu nedenle doğru olmadığını belirterek, re'sen gözetilecek nedenlerle birlikte kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vasiyetnamenin iptali, ikinci kademede tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.