Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4598 E. 2026/2536 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4598
- Karar No
- 2026/2536
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1072 E., 2025/838 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/163 E., 2022/116 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların muris ...'nın torunları olduklarını, muris tarafından düzenlenen 28.03.2002 tarihli vasiyetnamenin murisin o tarihte temyiz kudretine haiz olmadığı ve vasiyetnamenin korkutma, yanılma zorlama altında yapıldığı nedenleriyle iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek, vasiyetnamenin iptalini, olmadığı takdirde tenkisini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; murisin fiil ehliyetine haiz olduğunu, vasiyetnamenin baskı altında yapılmadığını, vasiyetname tarihi ile murisin ölüm tarihi arasında 12 yıl olduğunu, baskı olsaydı muris tarafından değiştirilebileceğini, vasiyetnameye konu mal dışında başka taşınmazların da olduğunu, saklı payın ihlal edilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacıların muris ...'nın yasal mirasçısı olduğu, TMK'nın 557. maddesinde ölüme bağlı tasarrufun iptalinin talep edilebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda muris ...'nın vasiyetnamenin yapıldığı tarihte fiil ehliyetine haiz olduğunun belirtildiği, bununla birlikte TMK'nın 557.maddesinde belirtilen diğer şartların da oluşmadığı, tenkis talebi yönünden ise denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu ölüme bağlı tasarrufla tasarruf nisabının aşılmamış olduğu, davacıların murisin temlik dışı terekesinden saklı paylarını karşıladıkları ve dolayısıyla tasarrufun tenkisinin gerekmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "alınan Adli Tıp Kurulu raporu ile vasiyette bulunanın muris ...'nın hukuki işlem ehliyetinin bulunduğu, vasiyetnamenin usulüne uygun olarak yapıldığı ve dosya kapsamından vasiyetnamenin iptalini gerektirecek bir sebep bulunmadığı, terditli olarak talep edilen tenkis istemi bakımından incelemeye geçildiğinde; murisin yaptığı ölüme bağlı tasarrufla davacı mirasçıların saklı paylarını ihlal etmediği" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin şekil kurallarına aykırı olduğunu, baskı altında yapıldığını, murisin akıl sağlığının yerinde olmadığını, murisin Kastamonu'nda yaşadığını, ancak vasiyetname için davalının yaşadığı İzmir'e getirilip davalının komşularının tanıklığı ile işlemin yapıldığını, tenkis raporunun hatalı olduğunu, taşınmazların 2022 yılındaki değerlerinin dikkate alınması gerektiğini, miras paylarının hatalı hesaplandığını, 3 aylık geçim indirimi zorunlu değilken indirildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, terditli tenkis istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.