Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4741 E. 2026/2537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4741
Karar No
2026/2537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/615 E., 2025/1579 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan)Menderes 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/216 E., 2022/344 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından muris ve davacının hiç aranmadığını, davacıya iftira atıldığını, davacı ... tarafından da murisin hasta olduğu dönemde kısıtlanması talebiyle Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulduğunu, ayrıca davalı ... ve davalı ... tarafından çilingirle davacının evinin kapısının çilingirle açtırılarak davacının evden çıkarılmaya çalışıldığını, bu nedenle davalılar hakkında suç duyusunda bulunulduğunu, davalılar tarafından murisin ölümünün araştırılması için savcılığa başvurmaları üzerine fethi kabir yapıldığını ileri sürerek, murisi sağlığında hiç arayıp sormayan cenazesine gelmeyen davalıların mirasçılıktan çıkarılmasına, davalılara karşı 100.000,00 TL manevi tazminatın davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; dava açma yoluyla mirasçılıktan çıkarmanın talep edilemeyeceğini, davacının iddialarının soyut olduğunu, davacı tarafından yapılan suç duyurusu üzerine yapılan inceleme sonucunda savcılık tarafından takipsizlik kararının verildiğini, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "ölüme bağlı bir tasarrufla mirastan çıkarmanın yapılmadığını, talebin mirastan yoksunluk olarak ele alındığında ise, ileri sürülen nedenlerin mirastan yoksunluk nedeni olarak düzenlenmediğinden mirasçılıktan çıkarmaya yönelik talebin reddine; davalı ... yönünden manevi tazminat talebinin reddine; diğer davalılar yönünden davacının evinin çilingirle açılması eyleminin izinsiz konuta girmek şeklindeki maddi unsurlarının gerçekleştiği, konut dokunulmazlığının ihlal edildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının bağlayıcı olmadığı, davalılar ... ve...'ın davacının konut dokunulmazlığını ihlal etmeleri nedeniyle davacının kişilik haklarına yönelik haksız fiilde bulundukları; ayrıca davalılardan ... tarafından murisin ve davacının kısıtlanması için dava açıldığı, davacının alınan sağlık raporuna göre kısıtlanmasını gerektiren bir durumun bulunmadığı ve dava süresince banka hesapları ve taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulduğu, davacının açıklamaları ve tanık beyanlarına göre davalının yurt dışında iken hesaplarına tedbir konulaması nedeniyle mağduriyet yaşadığı, birinci dereceden akraba oldukları dikkate alındığında kısıtlanmasını gerektirecek sebebin olmadığını bilmesi gerektiği, böylece davacıya yönelik eyleminin haksız fiil oluşturduğu, davalının vasi tayini için açtığı davanın hak arama kapsamında ve meşru sınırlar içerisinde kullanılmadığı gerekçeleriyle 20.000 TL manevi tazminatın 10.000 TL'sinden davalılar... ve ... müştereken ve müteselsilen kalan 10.000 TL'sinden yalnızca davalı ... sorumlu olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "ölüme bağlı tasarrufta bulunmaksızın açılan mirasçılıktan çıkarma davası dinlenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı; kısıtlama ve vasi tayini davasının açılması nedeniyle manevi tazminat talep edilmiş ise de; davacıya yönelik kişilik haklarına saldırı teşkil edecek bir eyleminin olmadığı, davalının dava hakkını anayasal sınırlar ve hak arama özgürlüğü çerçevesinde kullandığı; davalılar ... ve ... tarafından davacının bulunduğu konuta çilingir vasıtasıyla girilmesi nedeniyle manevi tazminat talep edilmiş ise de; eylem nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davalıların kendilerinin de paydaş olduğu konuta babalarının ölümünün kendilerine haber verilmemesi nedeniyle gittikleri ve kapının açılmaması nedeniyle çilingir marifetiyle girdikleri, konut dokunulmazlığı ihlal suçunun oluşmadığı ve kişilik haklarına saldırının bulunmadığı gerekçeleriyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken bu talep yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aile yükümlüklerinin yerine getirilmemesi nedeni ile mirasçılıktan çıkarma yönünde karar verilmesi gerektiğini, davalılar tarafından davacıya yönelen haksız fiiller ile davacının psikolojik olarak bitirildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mirasçılıktan çıkarma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4741, K. 2026/2537, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4741-e-2026-2537-k-18d8b94806f4