Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/180 E. 2026/1887 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/180
- Karar No
- 2026/1887
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1231 E., 2025/1797 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/180 E., 2025/396 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare dava dilekçesinde; davalı tarafa ... ilçesi 10 yataklı ilçe entegre hastanesi yapım işi ihalesinin verilmiş olduğunu ve davalı yüklenici ile 04.01.2021 tarihli eser sözleşmesi imzaladıklarını, davalı yüklenicinin iş programının gerisinde kalması nedeniyle tek taraflı ve haklı olarak sözleşmeyi feshettiklerini, sözleşmenin feshi nedeniyle irat kaydedilecek teminat mektuplarının taraflar arasındaki sözleşme gereğince Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümleri sebebiyle güncellenmiş bedellerinin irat kaydedilmesi gerektiğini, davalı firma tarafından verilen 618.000,00 TL kesin teminat mektubunun nakde çevrildiğini, yapılan güncellemelerden dolayı 464.914,22 TL fark oluştuğunu, yükleniciye yapılan hakedişlerden geçici kabul kesintisi olarak kesilen ve emanete alınan 52.525,89 TL'nin gelir kaydedildiğini, tahsil edilmesi gereken ancak kesinti yapılacak herhangi bir hakedişi bulunmadığından tahsil edilemeyen 412.388,33 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Delillerin toplandığını, davacı idarenin alacağının 464.914,22 TL olarak hesaplandığını, davalının emanete alınan 52.525,89 TL tutarındaki hakediş kesintisinin davacı alacağından indirildiğinde bakiye davacı alacağının 412.388,33 TL olarak tespit edildiğini belirtmiş, bu miktarın davacı idarenin davalıya çektiği temerrüt ihtarının davalıya tebliğ tarihi olan 02.02.2022 gününe, ödeme için verilen 7 gün eklendiğinde temerrüt tarihinin 10.02.2022 olduğunu, bu tarihten itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararda faiz başlangıcı tarihinin fesih tarihi olan 01.02.2022 olması gerekirken, mahkemece 10.02.2022 tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu, kararın bu yönden bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Davacı vekili faiz başlangıç tarihinin sözleşmenin feshedildiği tarih olması gerektiği iddiası ile kararı temyiz etmiş ise de, 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereği muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşecek olup, temerrüt; ihtar, dava açılması, takip başlatılması vb. suretiyle gerçekleşir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre borçludan faiz talep edilebilmesi için, sebepsiz zenginleşenin iyi niyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır. Borçlunun temerrüdü, borçluya gönderilen ihtarnamenin tebliğinden veya ihtarnamede ödeme için süre verilmişse bu sürenin bitiminden itibaren başlar.
Davacı vekili her ne kadar faizin sözleşmenin fesih tarihi olan 01.02.2022 tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini iddia etmiş ise de sözleşme fesih kararının yukarıda açıklanan şekilde ihtarname şartlarını taşımadığı, davalıya gönderilen 02.02.2022 tarihli davacı ihtarnamesinin temerrüt ihtarı olarak kabul edilebileceği, ihtarnamede 412.388,33 TL’nin ödenmesi için davacı idarenin davalı yükleniciye 7 gün süre verdiği ve sürenin 09.02.2022 olduğu, 10.02.2022 tarihinde davalının temerrüde düştüğü anlaşılmakla mahkemece verilen karar Dairemizce de doğru bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.