Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2387 E. 2026/1934 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2387
Karar No
2026/1934
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3046 E., 2025/999 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/189 E., 2022/254 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Adıyaman Merkez Şehrin ... Cadde ve Sokaklarında Kaldırım Yapım İşi için 30.03.2020 tarihinde, ayrıca ... İkmal İnşaatı ve 10 Park Yapım İşi hakkında 26.08.2020 tarihinde sözleşme imzalandığını, işbu park işine ilişkin sözleşme devam ederken 15.01.2021 tarihinde iş artışı meydana geldiğini ve müvekkillere ilave işler yaptırıldığını, müvekkillerin park işine ilişkin 2 no.lu hakedişten sonra değişen ekonomik durumlar, pandeminin yarattığı fahiş fiyat artışları ve fiyatlardaki dalgalanmalardan dolayı 04.01.2021 tarihinde fiyat farkı talebinde bulunduklarını, söz konusu fiyat farkının 27.01.2021 tarihli Park ve Bahçeler Müdürlüğü Şube 3 no.lu kararı ve belediye başkan vekili onayı ile müvekkillere verildiğini, müvekkillerin de bu duruma binaen artışla birlikte geri kalan işi yapmaya başladığını, fiyat farkı gözetilerek hesaplanan bedel üzerinden hakediş yapıldığını ve fatura edildiğini, müvekkillere 3 no.lu hakediş düzenlenme tarihinden sonra 16.03.2021 tarihinde Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından 352.020,85 TL+KDV şeklinde fiyat farkı ödemesinin sehven yapıldığı ve tahsilatı için yazı yazıldığının belirtildiğini, hem kaldırım hem de park işine ilişkin kesilen toplam fatura tutarının KDV dahil 9.255.889,50 TL olduğunu, davalı tarafça toplamda 7.786.494,00 TL hakediş ödemesi yapıldığını, kesilen fatura ile yapılan ödemenin farkının ise 1.469.395,50 TL olduğunu, davalı aleyhine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, icra dosyasında yapılan itirazın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.227.564,01 TL bedel üzerinden iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında eser sözleşmesi kapsamında ihale usulü ile sözleşme imzalanmış olması, sözleşme doğrultusunda davacı tarafından işe başlanması, yapılan işler uyarınca kademeli olarak ara hak edişlerin düzenlenmiş olması, bu hakedişler uyarınca davacının hak kazandığı alacak miktarlarını belirtir şekilde 7 adet faturanın düzenlenmiş olması, faturaların davalı tarafından ticari defterlerine kaydedilmiş olması ve belli bir kısmının ödemesinin dahi yapılmış olması, hakedişlerde ihtirazi kaydın mevcut olmaması ve davalı tarafından 8 günlük süre içerisinde faturaya karşı herhangi bir itirazda bulunulmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının faturaya konu işleri yerine getirmiş olduğu ve fatura bedelinde alacağa hak kazandığı, ayrıca davalı tarafça faturalara konu alacakları oluşturan işlerin davacı tarafından yapılmadığını veya hatalı/eksik yapıldığı iddiasını ispata yarar dosya kapsamına süresi içerisinde herhangi bir delil sunulmadığı, yasal kesintiler sonucunda fatura alacağının bilirkişi aracılığı ile hesaplatıldığı, davacıların davalıyı temerrüte düşürdüğüne dair herhangi bir evrak dosyaya sunulmadığından icra takibindeki talep edilen faizin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın 1.159.655,84 TL yönünden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesine, %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında park ve kaldırım yapım işi sözleşmesinin bulunduğu, akabinde ilave ücret ödenmesi noktasında davalı ... tarafından olur verildiği, davalı tarafça ödemelerin yapıldığı, sözleşmenin 14/2. maddesi nazara alındığında bu hususta sözleşmeye aykırı bir durumun bulunmadığı, kaldı ki yapılan iş noktasında eksik ya da işin yapılmamış olması yönünde bir bulgunun da bulunmadığı, bu durumda yapılan işin sözleşmeye dahil olup olmadığı noktasında sorumluluğun davalıda olacağı, mahkemenin kararının yerinde olduğu, talep edilen alacağın faturaya dayalı olması, işin davalı oluru ile yapılması, öncesinde ödenen tutar ve sonrasında yapılan kesinti işlemleri itibariyle alacağın davalı yönünden likit olduğunun kabulü gerektiği, buna göre icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ihalenin geçici kabulü, kesin kabulü yapılmadan alacak verecek hesaplamasının yapılmasının mümkün olmadığını, borç muaccel hale gelmeden davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, mahkemece karara bağlanan miktarın davacı şirkete sehven ödenen fiyat farkının ödenmesinden kaynaklı olduğunu, yine davacı ortaklığa eksik imalâttan kaynaklanan düzeltme hakedişinin düşürülmesinden kaynaklı fazla ödemelerin yapıldığını, alacağın miktarının müvekkil kurum açısından çekişmeli olduğunu, bu konudaki itirazların gözardı edildiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu, cevap süresinin uzatılmasına ilişkin talebinin mahkemece yanlış değerlendirerek müvekkil kurumun savunma hakkının kısıtlandığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2387, K. 2026/1934, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2387-e-2026-1934-k-56d3f0bd8aa8