Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4165 E. 2026/1938 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4165
- Karar No
- 2026/1938
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/352 E., 2025/1457 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/166 E., 2023/457 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların müşterek murisi ve babaları olan ...'nın 11.04.2021 tarihinde öldüğünü, ... 8. Noterliğinin 26.01.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile murisin mal varlığının önemli bölümünü davalıya vasiyet ettiğini, davalının murise ait mallarının damadına gitmemesi ve kendisine bırakılması yönünde telkinlerde bulunduğunu, tarafların annelerinin 2016 yılında öldüğünü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 225/1 hükmü gereği ölüm ile muris ve eşi arasındaki mal rejiminin sona erdiğini, bu nedenle murise tarafların annelerinin ölümü ile intikal eden malların vasiyetnameye konu olamayacağını, davalının murisle ilgilenmeyen davalıya vasiyetname konusu malların vasiyet edilmesinin olanaklı bulunmadığını, vasiyetnamenin tanzimi tarihinde murisin tasarruf ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, dava konusu vasiyetnamenin iplaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetname tarihinde murisin işlem yapmaya ehil olduğunu, bu işlemin yapılmasına ilişkin sağlık raporunun vasiyetname ekinde bulunduğunu, yapılan tasarruf işlemi ile davacının saklı payının ihlal edilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2023 tarihli ve 2021/166 Esas, 2023/457 Karar sayılı kararı ile "...Adli Tıp Kurumunun 4. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda vasiyet eden murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte hukuki ehliyeti haiz olduğunun belirlendiği, bu haliyle ve tanık beyanları ile diğer delillere dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında davacı tarafından ileri sürülen iddiların ispatlanamadığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.06.2025 tarihli ve 2024/352 Esas, 2025/1457Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde yer alan nedenleri tekrarla; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun bulunduğunu, 2. Yargılama aşmasında davalı tarafından murisin akıl sağlığının yerinde olmadığı yönünde ikrarda bulunulduğunu, bu hususun mahkemece dikkate alınmadığını, 3. Kira sözleşmesi dahi düzenleyemeyecek durumda olan murisin vasiyetnameyi bu denli detaylı tanzim etmesinin mümkün olmadığını, 4. Adli Tıp Kurumu tarafından verilen rapora karşı itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, 5. Vasiyetnameye konu ... marka aracın murisin eşi ve müvekkilin annesi olan ...'in terekesine, 2002 yılından sonra edindiği için dâhil olduğunu, bu durumun vasiyetnameyi hukuka aykırı hâle getirdiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.