Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1990 E. 2026/1935 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1990
- Karar No
- 2026/1935
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1744 E., 2026/221 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/60 E., 2025/155 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin Aydın İli ... İlçesi ... Mahallesi 1 55... , 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara ... ile birlikte 1/2 oranında hissedar iken ...'un taşınmazlardaki tüm hissesini 30.11.2023 tarihinde davalı ...'e sattığını, davalı taraf 1 55... parsel sayılı taşınmazdaki hisseyi 20.000,00 TL diğer üç taşınmazdaki hisseleri ise 10.000'er TL olmak üzere tüm hisseleri toplamda 50.000,00 TL'ye satın aldığını, satış işlemlerinden yeni haberdar olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalıya ait payın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı devreden ...'un kardeş olduklarını, aralarındaki işlem tapuda şeklen satış işlemi olarak gösterilmişse de bu işlemin gerçekte bir miras pay temlikine konu trampa işlemi olduğunu, taraflar arasında herhangi bir para alışverişi yapılmadığını, dava konusu taşınmazlardaki 1/2 hisseye karşılık davalının Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 63... parsel sayılı taşınmazdaki hissesini ...'a devrettiğini, dava konusu taşınmazlarda fiili taksim bulunduğunu, tapuda gösterilen bedelin emlak beyan değerleri üzerinden şeklen gösterildiğini, gerçek değerin bilirkişi raporu ile tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi raporları ve dinlenen tanık beyanlarına göre davacı ile davalıya pay satan dava dışı paydaşın taşınmazlarda kullandıkları ayrı ayrı bölümlerin olmadığı ve dolayısıyla fiili taksimin bulunmadığı, dava konusu taşınmazların davalı ile kardeşi olan dava dışı önceki malik ... arasındaki devir sebebinin gerçekte bir satış işlemi olmadığı, davalı ... ile dava dışı ... arasında miras mallarının paylaştırılması için anlaşma yapıldığı, dava konusu taşınmazların paylaşma nedeniyle davalıya isabet ettiği, yapılan devirlerin satış olmayıp anlaşma gereğince malların paylaşımı ve trampa niteliğinde olduğu, bu amaçla tapu devrinin yapıldığı, 18.04.2025 tarihli bilirkişi ek heyet raporu ile taşınmazların ekonomik değeri ile tarımsal fayda ve kullanım tercihleri bakımından dengeli bir takas ilişkisi oluşturduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, ön alıma konu devir işleminin 30.11.2023 tarihinde yapıldığı, bu taşınmazlarla trampa edildiği iddia edilen taşınmazın pay temlikinin ise bu işlemden dört gün sonra 04.12.2023 tarihinde gerçekleştiği de göz önüne alınarak, dava konusu ön alıma konu pay temlikinin gerçek bir satış işlemi olmadığının davalı tarafça ispatlandığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince yapılan değerlendirme ve ulaşılan neticenin hukuka aykırı olduğunu, davalı taraf resmî senedin tarafı olduğundan muvazaa iddasının dinlenemeyeceğini, 20.03.19 57... /12 E. 1957/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının dava konusu uyuşmazlığa uygulanamayacağını, davalının sırf trampa savunmasını yapabilmek ve müvekkilin şufa hakkına engel olabilmek adına taşınmazları devraldığı tarihten 4 gün sonra bir diğer taşınmazdaki hissesini dava dışı Ömür' e satarak kötüniyetini ortaya koyduğunu, bilirkişi raporunun bir çok yönden eksik ve hatalı olduğunu, tanıkla ispatı mümkün olmayan hususlarda tanık dinletildiğini, müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanunun 732. maddesi uyarınca ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.