Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/6278 E. 2026/1798 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6278
- Karar No
- 2026/1798
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2254 E., 2025/2642 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/26 E., 2025/191 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ordu ili, ... ilçesi, 12 84... parsel, 12 85... , 32... numaralı parsellerin davacıya miras yolu ile intikal ettiğini, dava dışı ... ve ...’ün davacının hisseleri dışındaki tüm hisseleri satın aldıklarını ardından ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını, yargılama sırasında parsellerin aynen taksiminin mümkün olduğu yönünde gelen müzekkere cevapları akabinde dava dışı paydaşlar olan ... ve ...‘ün aynen taksim kararı verilmesinin önüne geçmek için sahip oldukları hisselerin bir kısmını yakın akrabaları olan davalılara sattıklarını, ancak davacının ön alım hakkını engellemek amacı ile yapılan satış işlemlerinin tapuda muvazaalı trampa olarak gösterildiğini, yapılan işlemin trampa değil satış olduğunu ileri sürerek; ön alım hakkı kapsamında davalılara ait payların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlardaki hisseleri davalıların takas yolu ile iktisap ettiklerini, trampa işleminin taraflar arasında daha önce yapılmış olan taksim sözleşmesine istinaden gerçekleştirildiğini, işlemlerde muvazaa bulunmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732. maddesi uyarınca satış dışındaki mülkiyet devirlerinde ön alım hakkı bulunmadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; dava konusu taşınmazların davalılara trampa yoluyla devir ve temlik edildiği, bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazlar ve trampa karşılığında devredilen taşınmazların bedelleri arasında orantısızlık bulunmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacının trampa işleminin muvazaalı olduğunu ispatlayamadığı, trampa işlemine karşı ön alım hakkı kullanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf sebepleri değerlendirilmeden eksik inceleme ile ve gerekçesiz olarak karar verildiğini, 2. Keşif mahallinde hazır ettikleri tanıklarının Mahkemece dinlenmemesinin içtihatlara aykırı olduğunu, 3. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, taraflarınca sunulan emsal satışların bilirkişiler tarafından değerlendirilmediğini, 4. Muvazaanın varlığına delil olarak bildirdikleri ortaklığın giderilmesi dosyasının Mahkemece celp edilmediğini ve kararda tartışılmadığını, 5. Dosyada mevcut nüfus kayıtlarına göre; davalı ...’ün dava dışı ...’ün kardeşi, davalı ...’ün ise ...’nin eşi olduğunu, yine diğer davalıların yakın akraba olduğunu ancak mahkemenin hatalı değerlendirme ile hüküm kurduğunu, 6. Muvazaanın ispatı açısından davalıların maliki oldukları diğer taşınmaz kayıtlarının celbi talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece talep ettikleri deliller toplanmadan karar verildiğini, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.