Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1295 E. 2026/1796 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1295
- Karar No
- 2026/1796
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/211 E., 2025/2057 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/169 E., 2024/214 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ölüme bağlı tasarrufu gerçekleştiren ... ...’ın, ... 10. Noterliğinin 01.11.2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetname ile ... 30. Noterliğinin 22.11.2017 tarihli 14681, 14682, 146 83... yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnameleri yaptığının anlaşıldığını, söz konusu vasiyetnamelerin İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesinde 2018/332 Esas sayılı dosyası ile açılıp okunduğunu, muris ... ... tarafından düzenlenen bu vasiyetnamelerin, kanunun aradığı şekil ve ehliyet koşullarını barındırmadığını ileri sürerek; vasiyetnamelerin kesin hükümsüz olması nedeniyle iptallerine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu vasiyetnamelerin İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/332 Esas sayılı dosyası ile açılıp okunduğunu ve kesinleştiğini, iptal davası açılabilmesi için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin mirasçıların vasiyetnamelerden haberdar olduğu tarihte başladığını, mirasçıların vasiyetnamenin açılması dosyasında yapılan tebligatlarla vasiyetnamelerden haberdar olduklarını, davanın 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra ikame edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamelerin İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/332 Esas sayılı dosyası ile huzurdaki davanın davacıları da dâhil olmak üzere tüm ilgililere tebliğ edildiğini, davalılardan ...’a 28.01.2021, ...’a 09.06.2021, ...’a 03.05.2021, ...’a 25.06.2021, ...’a 07.05.2021, ...’a 11.06.2021, ...’a 03.05.2021, ...’a 23.03.2022, ...’e 03.05.2021, ...’a 03.05.2021 tarihinde vasiyetnamelerin tebliğ edildiğini ileri sürerek; davacıların 25.05.2023 tarihinde açtıkları davanın hak düşürücü süreden reddini savunmuştur. 3. Davalı ... ... Vakfı vekili cevap dilekçesinde özetle; tüm vasiyetnamelerin İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.11.2022 tarihli ve 2018/332 Esas, 2022/976 Karar sayılı kararı ile açılıp okunduğunun tespitine karar verildiğini, işbu kararın 05.04.2023 tarihinde kesinleştiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, en son tebligat yapılan mirasçı açısından bile 21.03.2023 tarihinde hak düşürücü sürenin geçtiğini, işbu vasiyetnamenin iptali davasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 559. maddesi hükmü gereğince yasal bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların vasiyetnamenin iptali talepleri bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğini, vasiyetnamenin iptalinin istenebilmesi için kanunda sayılan şartların hiçbirisinin gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; vasiyetnamenin davacılara tebliğ tarihleri itibari ile davanın açıldığı 25.05.2023 tarihi arasında 4721 sayılı Kanun’un 5 59... . maddelerinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu, bu nedenle vasiyetnamenin öğrenme tarihi ile vasiyetnamenin iptali davasının açıldığı tarih arasında bir yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın usulden reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Vasiyetin iptali davası için öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin, vasiyetnamenin usulünce açılıp ilgililere tebliği ve kararın kesinleşmesiyle başlayacağını, 2. Mahkemece her bir davacı yönünden hak düşürücü sürenin geçip geçmediği hususunda gerekli inceleme yapılmadığını, 3. Vasiyetnamenin açılması dosyasından verilen kararın taraflarına 16.01.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, bu itibarla huzurdaki davanın 25.05.2023 tarihinde süresinde açıldığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.