Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3712 E. 2026/1794 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3712
- Karar No
- 2026/1794
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/418 E., 2025/1227 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/399 E., 2022/854 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1973 yılında kurulan müvekkil Derneğin kurulduğu tarihten bu yana bir çok önemli hizmetler yürüttüğünü, davalı ... Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin davacı Dernek tarafından yapılmış olan bahçe duvarı ve giriş kapısının yıkıldığını, zemin ve ... katta bulunan iki adet dükkanın davacı tarafından kiraya verildiğini, kiracıların hukuka aykırı şekilde tahliyesi için zabıta memurları vasıtasıyla sürekli taciz edildiğini belirterek 99 51... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binaya yönelik muarazanın önlenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalının malik olduğu taşınmazın haklı bir nedene dayanmaksızın davacı tarafından işgal edildiğini, yapılan tespit sonucu davacı taraftan giriş kemeri ve bahçe olarak kullanılan taşınmazın 7 gün içerisinde boşaltılmasının istendiğini, bu süre içerisinde kaldırılmaması üzerine zabıta aracılığı ile 27.05.2021 tarihinde işgallerin kaldırıldığını, davacı tarafa ihtarname gönderilerek ecrimisil talep edildiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalı İdare adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri davacı tarafından kullanıldığı hususunun davacının da kabulünde olup dava konusu uyuşmazlığın davacının taşınmazdaki kullanımının dayanak geçerli bir sebebinin bulunup bulunmadığı, davacının işgalci konumunda olup olmadığı noktasında toplandığı, davacı taraf davalının taşınmazı boşaltması yönündeki işlemlerinin hukuka aykırı olması nedeni ile muarazanın giderilmesini talep etmiş ise de davacı tarafça taşınmazın haklı olarak kullanımına dayanak geçerli herhangi bir delil sunulmadığı, bu itibarla davacının haksız işgalci konumunda bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin söz konusu adreste bulunan yurt binası ile dar gelirli olan öğrencilere barınma imkânı sağladığını, müvekkilinin mahalle halkının cenaze hizmetlerinde destek olduğunu ve mahalle gençlerinin kötü alışkanlıklarından korunması noktasında sosyal sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini, dava konusu taşınmazda bulunan binayı yaklaşık 20 yıl önce inşa ettiğini, 24.05.2021 tarihinde Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin müvekkili Dernek tarafından yapılmış olan bahçe duvarı ve giriş kapısını yıktığını, bu yıkım işleminin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile İstanbul 3. İdare Mahkemesinde 2021/1024 Esas sayılı dosya ile yıkım işleminin iptali ve işlemin açıkça hukuka aykırı olmasının, telafisi güç ve imkânsız zarar doğurması nedeniyle yürütmenin durdurulmasının talep edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.