Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3718 E. 2026/1793 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3718
Karar No
2026/1793
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3295 E., 2025/1574 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/402 E., 2023/780 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 9, 50, 73 , 250, 251, 255, 263, 268, 352, 355, 35 , 387, 477, 480, 481, 675 parseller Edirne ili, ... ilçesi, ... Köyü 1044, 1544, 1565, 1580 (yeni 101 ada, 10 parsel), 1599 parsel (yeni 104 ada, 39 parsel) sayılı taşınmazların tamamının yıllardır davalı tarafından haksız olarak işgal edildiğini, ekilip biçildiğini, müvekkilinin kullanımına ise engel olunduğunu, 9, 73, 250, 251, 255, 263, 268, 352, 355, 356, 387, 477, 480, 481, 675, 1044, 1544, 1565 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Edirne 2. Sulh Hukuk Mahkemesi Satış Memurluğunun 2021/22 satış dosyası ile 09.02.2022 tarihinde ihale yolu ile satışı yapılmış olduğundan bu parseller yönünden 2019, 2020, 2021 yıllarının tamamı ve 2022 yılı Şubat ayı ihale tarihine kadar ecrimisil talebinin olduğunu, 50... (1 01... parsel) sayılı taşınmazlar hakkında herhangi bir satış olmadığı için bu parseller yönünden 2019, 2020, 20 21... yıllarının tamamı için ecrimisil taleplerinin olduğunu, 1599 (1 04... parsel) ve 675 parsellere ilişkin olarak Edirne Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/953 Esas, 2011/855 Karar sayılı dosyası ile ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilmiş olup bu parseller de ihalede satılamamış olduğundan davalı tarafından yıllardır kullanılmaya devam edilmiş olup ve halen kullanıldığını ve ekilip biçilmekte olduğundan bu parseller yönünden davalıdan 2018, 2019, 2020, 20 21... yılları için ecrimisil taleplerinin olduğunu belirterek şimdilik 50.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının kötüniyetli olarak gerçek dışı beyanlarda bulunduğunu, davacının hissesinin karşılığı olan alanların hiçbir zaman ekilip biçilmediğini, boş olarak kendisinin kullanımına bırakıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dava konusu taşınmazların tapu kaydı, mahallinde yapılan keşif ile keşif sonucu alınan bilirkişi raporu, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı birlikte ele alınarak yapılan değerlendirmede, dava konusu taşınmazlarda davacı ve davalının paydaş oldukları, dava konusu taşınmazlardaki davacının payının davacının muvafakati olmadan davalı tarafından kullanıldığı, bu nedenle davacının ecrimisil talebinde haklı olduğu, davacının daha önce dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak ecrimisil davaları açtığı, bu nedenle intifadan men şartının gerçekleşmesinin gerekli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2018 yılı için 1.874,68 TL, 2019 yılı için 178.660,62 TL, 2020 yılı için 283.264,58 TL, 2021 yılı için 283.500,72 TL ve 2022 yılı için 296.967,25 TL olmak üzere toplam 1.044.267,85 TL ecrimisil bedelinin her bir dönem için dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanık beyanlarının açıkça çeliştiğini, geçmişten gelen bilgi ile değil güncel olarak müvekkilini traktörü ile bu taşınmazlarda iş yaparken görüp görmediklerini beyan etmeleri gerekirken davacı ile müvekkili arasındaki birden fazla davada tanıklık yapmış bu kişilerin geçmişten gelen bilgileri ile hareket ettiklerini, tanıklarının beyanlarından müvekkilinin annesinin vefatından sonra eylemlerinde değişiklik olduğunun açıkça ortaya koyulduğunu, müvekkilinin davacının fiilen bu taşınmazları kullanmasına asla engel olmadığını, dava dilekçesinde açılan davanın belirsiz alacak davası olduğuna dair beyan bulunmadığını, bu nedenle ıslah talebi içermeyen bu dilekçenin ıslah dilekçesi olarak kabul edilmemesi gerektiğini ve talep artırım dilekçesinin da dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olduğuna dair hiçbir talep ve beyan içermemesi nedeniyle kabul edilmemesi gerektiğini, davanın kısmi dava şeklinde açıldığının sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3718, K. 2026/1793, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3718-e-2026-1793-k-ac5bb0a65ddc