Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17595 E. 2026/9532 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17595
Karar No
2026/9532
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2351 Esas, 2025/1742 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 46... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle: kamulaştırma bedelinin fahiş derecede yüksek olduğunu, emsal taşınmazın yüz ölçümü ile dava konusu taşınmazın yüz ölçümü değerlendirildiğinde, emsal kabul edilen taşınmazın yüz ölçümünün dava konusu taşınmaza göre çok düşük olduğunu ve bu durumda, emsal alınan taşınmazlardan yola çıkılarak yapılan değerlendirmenin hükme esas alınamayacağını, emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınmasının gerektiğini, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın imar durumu, konumu, zemin yapısı, ticari durumu, nitelikli yapısı, talep durumu, manzarası, emlak bedeli, gelişme potansiyeli, altyapı hizmetleri gibi özellikleri karşılaştırılarak dava konusu taşınmazın emsal taşınmaza göre 1,91 kat daha değerli olduğunun belirlendiğini, bu durumun gerçeklik ve inandırıcılıktan son derece uzak olup dava konusu taşınmazın olduğundan daha değerli gösterilmesi ve gerçek değerinin çok daha üzerinde bir bedel belirlenmesinin kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu taşınmaz sit alanı içerisinde, Cumhurbaşkanı kararı ile hassas korunacak alanda kalmakta olduğundan taşınmaz üzerinde yapılaşmaya izin verilmediğini, sadece bu durumun dahi dava konusu taşınmaz için fahiş nitelikli bedel belirlendiğinin göstergesi olduğunu, yapılan puanlamaların hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde fiili olarak bulunan tamamı ahşap doğramadan yapılmış 20,00 m² büyüklüğünde tek katlı cafenin taşınmazın doğal sit alanı içerisinde ve hassas korunacak ve yapılaşmaya kapalı alanda olduğunu, kaçak yapı olması kuvvetle muhtemel yapının da kamulaştırma bedeline dahil edilmesinin usul ve kanuna uygun olmadığını, lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, kamulaştırılan yerin, düz çimenlik bir alan olağanüstü hiçbir ekosistemi, habitat veya jeolajik ve jeomorfolojik özelliği bulunmadığını, kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, bedel tespitinde yanlış emsal kullanıldığını, emsal karşılaştırılmasında ise kamulaştırılan taşınmazın gerçek değerini yansıtır şekilde objektif bir puanlama yapılmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarında, başka yerde bulunan bir taşınmazın emsal alınabilmesi için, emsal taşınmazın kamulaştırılacak taşınmaz ile aynı özellik ve niteliklere sahip olması gerektiğinin ilkesel olarak belirtildiğini, doğru emsal kullanılmadığı gibi, emsallerle dava konusu taşınmaz arasında, taşınmazın gerçek değerini yansıtacak şekilde somut ve hakkaniyetli bir puanlama da yapılmadığını, raporun denetiminin yapılamadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak taşınmazın zemin değerinin tespitinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle: istinaf başvuru dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17595, K. 2026/9532, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17595-e-2026-9532-k-2ac0e72300cf