Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1557 E. 2026/1750 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1557
Karar No
2026/1750
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1549 E., 2025/4407 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/82 E., 2024/116 K.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 50... parsel sayılı taşınmazda 1/2 oranında hissedar olduğunu, diğer hissedar Ömer İlhami Arslan'ın 14.10.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı işlem ile taşınmazda ki 1/2 hissesini, 600.000,00 TL bedelle davalı ...'a sattığını, davalının devir sonrası noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ... ön alım hakkını kullanmak suretiyle davalı adına tapuda kayıtlı hissenin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilinin dava konusu taşınmazda payları oranında 285 metrekare alana sahip olduklarını ve bölünmüş yapının müvekkili ile davacı tarafından ayrı ayrı kullanım ve tasarrufunun söz konusu olduğunu, dava konusu taşınmazı müvekkilinin satın aldıktan sonra kendisine ait bölümü kiraya verdiğini, eski malikin de depo vasıflı söz konusu bölümü 10 yıldan fazladır kiraya verdiğini ve kendi adına da tasarrufta bulunduğunu, davacı tarafın kendi adına isabet eden 285 m² alanda 4 adet dükkânı olduğunu ve bu dükkânlardan da yıllardır kira aldığını, fiili taksim yapıldığını ve buna göre maliklerin hareket ettiğini, taşınmazın güncel piyasa değerindeki artışlar nedeniyle de değerinin çok yükseldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın üzerinde iki adet depo ve çeşitli dükkânların bulunduğu, davalının kullanımda olan deponun bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen depo olduğu, taşınmaz üzerinde bulanan diğer yapıların uzun zamandan beri davacı tarafından kullanıldığı ve bu yapıların kira bedellerinin davacıya veya davacının eşine ödendiği, taşınmazda fiili bir kullanma biçiminin oluştuğu, uzun süre de paydaşlarca bu durumun benimsendiği, kayıtta paylı, eylemli olarak bağımsız bu oluşumun korunmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde tanımını bulan ve fiili taksimin hukuki dayanağını oluşturan dürüstlük kuralının gereği olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin taşınmazda fiili taksim gerekçesiyle ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil isteminin reddine karar vermesinin ve ön alım bedeli üzerinden davalı yararına nispi vekâlet ücretine hükmetmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; depo bedeli olarak hesap edilen tutarın hatalı olduğunu, satış bedeli ve masraflar toplamı üzerinden depo kararı verilmediğini, depo bedelinin teminat mektubu olarak yatırılması taleplerinin dikkate alınmadığını, fiili taksim iddiasının ispat edilemediğini, dosyada usule ilişkin eksiklikler tamamlanmadan davanın esastan reddine karar verildiğini, davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 732. maddesi uyarınca ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1557, K. 2026/1750, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1557-e-2026-1750-k-184ba0d89063