Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/447 E. 2026/1919 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/447
- Karar No
- 2026/1919
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2872 E., 2025/1953 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/2 E., 2025/78 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 6 36... parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1126/2400 nispetindeki payı Hazineye ait iken Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 21... tarihinde ihale yoluyla satışa çıkardığını, davalının bu şekilde anılan payı satın aldığını, satış bedelini yatırdığını, ancak ön alım hakkı kullanılabilir düşüncesiyle tapuda devri almadığını, dava konusu payı tescilden önce kazandığını, davacının ihale yoluyla yapılan satış sonrasında belirlenen ön alım bedeli ve masrafları depo etmeye hazır olduğunu, müvekkilinin ön alım hakkı bulunduğunu iddia ederek dava konusu taşınmazda ihaleye konu payın davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazda paydaş olmadığını, bu nedenle davacının ön alım hakkının doğmadığını, davacının ihaleye katıldığını kazanamadığını, ihale bedelinin 4.300.000,00 TL olduğunu, eksik harcın ikmal edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Dahili davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın koşulların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. Dahili davalı ... Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğunu, dava konusu yerin rezerv alanı ilan edildiğini, Emlak Yönetim Ticaret A.Ş. tarafından ihale edildiğini, Milli Emlak Müdürlüğü tarafından tapu devir işlemlerinin yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 4. Dahili davalı T.C. ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...davalı ...'nin söz konusu ihaleyle taşınmazın 1126/2400 payını Maliye Hazinesinde ihtiyari ihale ile satın aldığı, satış bedelini Hazineye ödediği, söz konusu ihaleye istinaden davalı ... adına herhangi bir tescil yapılmadığı, başka bir deyişle davalı ...'nin taşınmazdaki hissenin mülkiyetini kazanmadığı, bu nedenle davalılar Hazine ve ...' ye karşı açılan davanın reddinin gerektiği, diğer davalıların tapuda malik olmadıkları ve taraf sıfatlarının bulunmadığı, ihale sürecinin yönetilmesi ile görevli oldukları değerlendirilmekle bu davalılar yönünden davanın pasif husumetten reddine karar verilmesinin uygun olduğu" gerekçesiyle davalılar Kayseri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar Maliye Hazinesi ve ... ...'ye karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Davalı ...'nin dava konusu payı ihale ile satın aldığını, satış bedelini ödediğini, mülkiyeti tescilden önce kazanmış olduğunu, 2. Davanın ön alım hakkının amacına uygun olduğunu, davacının dava konusu taşınmaza yabancı bir kişinin paydaş olmasını engellemek amacıyla işbu davayı açtığını, davacının ödeyeceği ön alım bedeli ile başkaca bir arsayı satın almasının mümkün olduğunu, 3. Tescil şartının aranmaması gerektiğini, 4. Davalı ...'nin amacının iki yıllık hak düşürücü süreyi geçirmek olduğunu, 5. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 275. maddesinde isteğe bağlı açık artırmalarda satış sözleşmesinin en yüksek bedeli öneren kişiye ihale edilmesiyle kurulduğunun düzenlendiğini, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava; ön alım hakkı nedeniyle davalıya açık teklif ihale ile satılan payın tapu kaydının iptali ile tescili istemine ilişkindir. 2. Davacı vekili; 6 36... parsel sayılı taşınmazdaki 1126/2400 nispetindeki payın idarece yapılan ihale sonucunda davalı ...'ye satıldığını, ihalenin onaylandığını, tapunun henüz davalı ... adına devredilmediğini, müvekkilinin ön alım hakkının bulunduğunu iddia ederek ihaleye konu payın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; davacının ön alım hakkının oluşmadığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazda paydaş olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732. maddesinde; "paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar ön alım hakkını kullanabilirler." 733. maddesinde ise (Değişik birinci fıkra:24/12/2025-7571/35 md.); "08.09.1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile cebrî artırmayla satışlarda ön alım hakkı kullanılamaz. Ön alım hakkından feragatin resmî şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Belirli bir satışta önalım hakkını kullanmaktan vazgeçme, yazılı şekle tâbidir ve satıştan önce veya sonra yapılabilir. Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir. Ön alım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden bir yıl geçmekle düşer." düzenlemesi bulunmaktadır. 4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 733. maddesinde ise (Değişik birinci fıkra: 24.12.2025-7571/35 md.) "8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında yapılan satışlar ile cebrî artırmayla satışlarda ön alım hakkı kullanılamaz." şeklinde düzenleme yapılmıştır. TMK'nın dava tarihinde yürürlükte olan 733. maddesinde "Cebri arttırmayla satışlarda ön alım hakkı kullanılamaz" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu düzenlemede sadece “cebri satışlarda” ön alım hakkının kullanılamayacağı vurgulanmış, ihtiyari açık artırma suretiyle yapılan satışlar için ön alım hakkının kullanılamayacağına dair ayrık bir düzenlemeye yer verilmemiştir. 5. Somut uyuşmazlıkta; davaya konu payın ihtiyari açık artırma suretiyle davalı ...'ye ihale edildiği hususunda bir çekişme bulunmamaktadır. Dava konusu pay davalı ... Develi'ye açık teklif alma yöntemiyle 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun gereğince 21.09.2022 tarihinde ihale edilmiş, ihale alıcısı davalı ... ihale bedelini ödemiştir. 6. Dava tarihinde yürürlükte olan düzenlemeye göre ihalenin kesinleşmesi ile ön alım hakkı kullanılabilir hale geleceğinden Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesinin davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.