Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2285 E. 2026/2420 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2285
- Karar No
- 2026/2420
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3941 E., 2023/1194 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/128 E., 2022/211 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı İdarenin mülkiyetinde olan İstanbul ili, ... ilçesi, 5 ada 63 parsel sayılı taşınmaz üzerine kreş-anaokulu inşa edilmesi ile birlikte yapının intifa hakkı karşılığı bu amaçla kullanılması için ihale açıldığını, müvekkili Şirketin bu ihaleyi kazanarak 30.05.2002 tarihli Belediye Encümeni kararıyla müvekkil firmanın ciro üzerinden % 3 prim ve 28 yıl süreli intifa hakkı karşılığı işi yapmasının uygun bulunduğunu, davalı İdare ile müvekkili Firma arasında encümen kararına istinaden sözleşme imzalandığını ve Ümraniye Tapu Sicil Müdürlüğünce düzenlenen 2603.2004 tarihli ve 3429 sayılı resmî senet uyarınca 28 yıllığına müvekkili lehine intifa hakkı tesis edildiğini, müvekkili Firmanın taşınmaz üzerine sözleşmeye uygun şekilde bina inşa ederek bu taşınmazı kreş olarak işlettiğini, daha sonra müvekkili Firmanın söz konusu taşınmazın yine kreş olarak işletilmek üzere üçüncü kişi olan ... Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketine kiralanmasının gerektiğini, müvekkili Şirket tarafından durumun davalı İdareye bildirildiğini, davalı İdarenin bu işleme yazılı olarak onay vermesine karşın İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/64 Esas sayılı intifa hakkının şerhinin terkini kararını gerekçe göstererek .... Noterliğinin 05.06.2014 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile taşınmazın boşaltılmasının ihtar edildiğini, müvekkili firmanın imzalamış olduğu sözleşmeye uygun şekilde taahhütlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin intifa hakkının iptal ve terkin edilmesi sebebiyle sözleşmeden beklediği yararı elde edemediğini ileri sürerek, intifa hakkının terkininden kaynaklı bakiye 17... aylık intifa hakkı-üst hakkının taşınmaz üzerinde yeniden tesis edilmesine, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise müvekkili Firmanın taşınmaz üzerinde sahip olduğu 28 yıllık işletme hakkından doğan zararının tespiti ile davalı iadreden tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı Şirket yararına tesis edilen intifa ve üst hakkının ... Belediye Encümeninin 14.05.2004 tarih ve 2091 sayılı kararıyla iptal edildiğini, tek taraflı idari işlem niteliğindeki bu kararın davacı Şirket tarafından idari yargıda iptal davası açılmaksız kesinleştiğini, üst hakkının tapu sicilinden de terkin edilmesi talebiyle İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, mahkemenin 20.03.2013 tarihli ve 2013/64 Esas, 2013/128 Karar sayılı kararı ile davacı Şirket yararına tesis edilen intifa ve üst hakkının tapu kaydından terkinine hükmedildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, öncelikle davacı talebinin kesin hüküm nedeniyle reddinin gerektiğini, idari eylem ve işlemlerden dolayı idare aleyhine ancak idari yargıda tam yargı davasının açılabileceğini, adli yargının görevsiz olduğunu, talebin belirsiz alacak davası şeklinde ileri sürülmesinin de mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2022/3941 Esas, 2023/1194 Karar sayılı kararı ile; "...davacı tarafın kreş inşası için yaptığı yatırımlar ile bu yatırımın tutarlarına ilişkin belge sunmadığı, taşınmazın halen davacı tarafından kullanılmaya devam ettiği, bu nedenle davacı şirketin uzun süreli kiralama yapamadığı ve imaj kaybı nedeniyle nedeniyle zarara uğradığını kanıtlayamadığı..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Şirket vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli ve 2022/3941 Esas, 2023/1194 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun "...esastan reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Şirket vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde yer alan nedenleri tekrarla; 1. Taraflar arasında özel hukuk ilişkisi doğuran arttırma işlemlerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu açısından ihtiyari açık artırma niteliğinde işlemler olduğunu ve bu nitelikteki arttırma işlemi neticesinde taşınmaz mülkiyetininn devir borcunun doğması için tapuda özellikli resmî şekil şartının 6098 sayılı Kanun'un 275/1. maddesi gereğince aranmadığını, aynı hükmün ihtiyari açık artırma sonucunda intifa hakkı tesis etme borcunun doğumu için de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 795/11. maddede yer alan atfı uyarınca tatbik edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davaya konu taşınmaz üzerinde müvekkil lehine intifa hakkının tesis edilmesi için imkan tanındığını, 2. İstanbul Anadolu 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.03.2013 tarihli ve 2013/64 Esas, 2013/128 Karar sayılı kararının sadece 18.03.2004 tarihli encümen kararının iptalini ve bu karara dayanan 26.03.2004 tarihli tapu tescil işleminin geçersizliğini konu aldığını, anılan tarihlerden önceki encümen kararlarının ve bu kararlara dayanan 30.05.2002 tarihli ihale ile 24.06.2002 tarihli sözleşme işlemlerinin hâlen geçerli durumda ve ayakta olduğunu, 3. Davalı İdarenin sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getirmediğini, bununla birlikte haksız ve hukuka aykırı bir biçimde tapuda tescil edilen intifa hakkının terkinini sağlayarak müvekkile tahliye tebligatı gönderdiğini, 4. Müvekkili adına dava dilekçesinde intifa hakkının tesisi ile müspet ve menfi zararlarının tazmininin talep edildiğini, dava dilekçesinde bakiye intifa hakkı bedelinin verilmesi talebinin bulunmadığını, 5. Davanın, intifa hakkının tesisi ve müspet ve menfi zararların tazmini olmak üzere terditli şekilde açıldığını, davanın reddedilmesi hâlinde davalı lehine maktu vekâlet ücretine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, intifa-üst hakkının yeniden tescili, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Şirket vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.