Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4553 E. 2026/2423 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4553
- Karar No
- 2026/2423
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/949 E., 2025/1535 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/39 E., 2024/20 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı (temlik alan) ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Köyü, 1838 parsel 15. blok, dubleks mesken niteliğindeki 2 numaralı bağımsız bölümün yine ... adına kayıtlı olduğunu, ...'in ölümü sonrası alınan mirasçılık belgesine göre mirasçılarının anne ... ve baba ... olduğunu, dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin ... tarafından 24.12.2004 tarihli harici satış sözleşmesi ile davacıya satıldığını, sözleşmede yer alan bedelin ödendiği hususunun da sözleşmede yer aldığını, satışın icrası ve hissenin davacı adına tapuda tescili için ... tarafından vekaletname verildiğini ancak tapuda devir işlemi yapılamadan 2005 yılında öldüğünü ileri sürerek, davaya konu taşınmazın 1/2 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesine, bu talebin kabul edilmemesi halinde 1/2 hissenin dava tarihindeki değeri olan 40.000,00 TL ile davacı tarafından ödenmiş 5.425,15 TL aidat ve elektrik giderlerinin yarısı olmak üzere toplam 45.425,15 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; resmi şekilde yapılmayan taşınmaz satış işleminin geçersiz olduğunu, satış bedelinin murise ödendiği yönünde kesin delilin bulunmadığını, davacının taşınmazın tamamını kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin satış sözleşmesinden haberinin olmadığını, satış parasının muris ... 'in banka hesabına yatırılmadığını, resmi şekilde yapılmayan taşınmaz satışının geçersiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiş; karşı dava ile dava konusu taşınmazın 10 yıl boyunca davacı tarafından kullanıldığı ileri sürerek, şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3. ... vekili ise 12.05.2022 tarihli beyan dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davacı arasında yapılan 10.10.2021 tarihli temlik sözleşmesi uyarınca dava konusu hakların tamamının müvekkiline devredildiğini belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2024 tarihli ve 2024/39 Esas, 2024/20 Karar sayılı kararı ile; "...tapuya kayıtlı olan bütün taşınmazların haricen satımın geçersiz olduğunu, haricen satımda zilyetliğin nakli değil gerçek anlamda bir satış söz konusu olduğundan gerekli resmi şekil şartına uyulmadığı için batıl eldeki sözleşmenin tescil hakkı vermediğini, geçersiz sözleşmeye göre bir bedel ödenmesi halinde Yargıtay'ın 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı İBK'na göre satışın kanıtlanması durumunda, tarafların verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca birbirlerinden isteyebileceklerini....yargılama aşmasında davalı ... vekili Av. ... tarafından dava konusu alacağın temlik alındığını, yapılan temlikin Avukatlık Kanunu'nun "çekişmeli hakları edinme yasağı" başlıklı 47. maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı hususunda mahkemece davalı asılın söz konusu temlikten haberdar edildiğini, davalı ... tarafından işleme yönelik kabul beyanında bulunulmuş ise de; dava konusu taşınmazın tapuda hala ... adına kayıtlı olduğu, tek başına bu davalının kabul beyanının ifa imkansızlığının önüne geçemeyecek olduğu...ecrimisil talepli karşı davanın takip edilmediği, 3 aylık süresi içinde de yenilenmediğinin anlaşıldığı..." gerekçesiyle; "...asıl dava yönünden tapu iptali ve tescil isteminin reddine, Terditli alacak talebinin kabulü ile taleple bağlı kalınarak 45.425,15TL'nın dava tarihi olan 17.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile (Kuşadası 1. İcra Müdürlüğünün 2009/7636 sayılı takip dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davacıya ödenmesine, Ecrimisil isteğine yönelik karşı davanın açılmamış sayılmasına..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2025 tarihli ve 2025/949 Esas, 2025/1535 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun "...esastan reddine..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ...'dan dava konusu hakkı temlik alan ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; satış bedelinin ödendiğini ve fiilen taşınmazının tesliminin gerçekleştiğini, dava konusu taşınmazın aynı zamanda kat mülkiyetine tâbi bir yapı niteliğinde bulunduğunu, bu nedenle Yargıtayın 30.09.1988 tarihli ve 2/2 sayılı İBK kararı gereği taşınmazın müvekkili adına tescilinin gerektiğini, satış bedeline yönelik kararda taşınmazın karar tarihindeki değerinin esas alınması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temlik alan davacı-karşı davalı vekilince (temyiz edenin sıfatına göre) temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.