Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4142 E. 2026/1912 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4142
- Karar No
- 2026/1912
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4913 E., 2025/2752 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolvadin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/109 E., 2024/94 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 3 40... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkilinin açtığı Bolvadin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/363 Esas sayılı ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında taşınmaz üzerine 27.09.2018 tarihli ihtiyati tedbirin şerh edildiğini, bu tarihten sonra dava dışı ... ...'in muvazaalı borcu nedeniyle taşınmaz üzerine haciz şerhi tesis edildiğini belirterek, 3 40... parselde davacı adına kayıtlı taşınmazdaki ... 5. İcra Müdürlüğünün 2022/5220 Esas sayılı dosyasından konulan haciz şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının icra dosyasındaki borcu kapatarak sebepsiz zenginleşmeye nedeniyle dava dışı ...'a dava açarak yatırdığı parayı talep etmesi gerektiği hâlde müvekkilinin borcunu ortadan kaldırmaya çalıştığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu iptali ve tescil davası esnasında taşınmazın mülkiyetinin dava konusu olduğuna dair tapu siciline gerekli şerhlerin işlenmiş olduğu, kesinleşen mahkeme ilâmı ile davacının mülkiyeti kazanması sebebiyle konulan bu hacizlerden artık davacının sorumlu olmayacağı, ayni hakkın üstünlüğü ilkesi gereğince davalının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 1023. maddesinden yararlanma imkânının bulunmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne, 19 01... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ... İcra Müdürlüğünün 2022/5220 Esas sayılı dosyasında 09.06.2022 tarihli ve 4699 yevmiye numaralı haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaza mahkemece 27.09.2018 tarihinde ihtiyati tedbir konulduğu, tedbir kararı bulunmasına rağmen 09.06.2022 tarihinde konulan hacizde tapu kaydında aleniyet ilkesi gereği haciz lehtarlarının iyiniyetli olduklarının savunulamayacağı, İlk Derece Mahkemesince haczin kaldırılmasına yönelik karar verilmesinde yanlışlık görülmediği, ancak İlk Derece Mahkemesince karar ve ilâm harcının nispi olarak hesaplandığı, hacze konu borç miktarlarının taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın haciz şerhlerinin kaldırılmasına ilişkin olduğu ve vekâlet ücreti ile harcın maktu olarak tahsili gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar vermiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Tapu iptali ve tescil kararının kesinleşmeden önce ... 5. İcra Dairesinin 2022/5220 Esas sayılı dosyasıyla dava konusu taşınmaza haciz konulduğunu, b. Davacının tapuyu devralırken hiçbir şerh koymadan üzerindeki hacizleri kabul ederek mahkeme kararına göre devraldığını, c. Hacizlerin borçlu adına kayıtlı taşınmaz üzerine tescil edildiğini, haciz tarihi itibariyle yapılan işlemlerin hukuka uygun olup aleyhe vekâlet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, ç. Davacının taraflar arasında muvazaa olduğu iddiasını ispatlayamadığını beyan etmektedir. 2. Katılma yolu ile davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maktu yerine nispi vekâlet ücretine ve harca hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın sadece bu yönüyle bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, katılma yolu ile temyiz eden davacı vekilinin tüm, temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8/i hükmünde; ''...Ön alım hakkının kullanılmasında Türk Medenî Kanunu hükümleri uygulanır. ...'' hükmü bulunmaktadır. Somut olayda; 5403 sayılı Kanun'un 8/i ve TMK'nın 732. maddesine göre ön alım hakkının dava yoluyla kullanılmasından sonra taşınmaz üzerine konulan hacizlerde Mahkemece yapılması gereken, hacizden herhangi bir sorumluluğu bulunmayan davacının adına tapunun hacizlerden ari olarak tescil edilmesi ve hacizlerin davalıya ödenecek satış bedeline yansıtılmasına karar verilmesi olmalıdır. Haczi koyduran alacaklının geçerli bir alacağı bulunduğundan ve hüküm tarihine kadar davalı kayıt maliki olduğundan haczin tesisinin kötüniyete dayalı olduğu söylenemez. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde haciz lehtarının kötüniyetli olduğundan bahsedilmiş, ön alım hakkına dayalı olarak açılan davayla ilgili yukarıda açıklanan hususlar değerlendirilmemiş ve bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 hükmü gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek bu gerekçeyle aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Katılma yoluyla temyiz eden davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçesinin DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.