Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3046 E. 2026/1934 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3046
Karar No
2026/1934
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/229 E., 2025/749 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/216 E., 2024/126 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin yıllardır ikamet ettikleri ... Mahallesinin dava konusu ... suyu kaynağının kuzeyinde bulunduğunu, ... Mahallesinin geçim kaynağının sulu tarım olduğunu, ürünlerin sulama mevsiminin genellikle yaz ayları olduğunu, ... Mahallesinin yararlanabileceği su kaynaklarının ... suyu ve ... çayı olduğunu, ... çayının sulama mevsimlerinde tarımsal sulamaya konu edilemeyecek derecede kuru olduğunu, ... çayının kollarının ... ve ... Belediyesinin kendi aralarında yaptıkları anlaşma gereğince ... mahallelerine çevrildiğini, müvekkillerinin 1966 tarihli protokolden bile eski bir tarihten bu yana ... suyundan faydalandığını, ... Mahallesinin, ... kaynağına en yakın yerleşim yeri olduğunu, 20.04.1966 tarihinde çevre mahalleler tarafından ... suyunun kullanım şeklinin oransal olarak belirlenmesi için bir protokol imzalandığını, protokole göre ... Mahallesinin %14,2, ... Mahallesinin %28,5, ... Köyünün 7,1, Tarım İşletmesi Müdürlüğünün (...) %50 oranında ... suyundan faydalanacağının kararlaştırıldığını, eski kullanım şeklinin zorluğu, ekonomik olmayışı, günün değişen şartlarına uymayışını gerekçe göstererek davalıların ... suyuna müdahalesinin önlenmesini, su rejimi kurulmasını talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olay ile ilgili olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/71 Esas sayılı kararı ile ... suyunun kullanımı konusunda bir karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, işbu davada kesin hüküm teşkil ettiğini, kesin hüküm teşkil eden ilâmda ... Köyünün taraf olduğunu, ilgili tüm yasal yollara başvurduklarını, davacı tarafın bugüne kadar ... çayını sulama amaçlı olarak tek başına kullandığını, ... çayında su kalmadığını iddia ederek protokol kapsamında paylaşımı yapılan ... suyundan hak talep etmesinin haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/71 Esas ve 2004/202 Karar sayılı ilâmı ile ... suyunun kullanım hakkının düzenlendiğini, ilâmın 4. bendine göre dava konusu ... suyundan 24.04.1966 tarihli protokol kapsamında davalı ... Köyünün kadim ve öncelikli yararlanma hakkının olmadığı görülerek davalı Köyün ... suyuna el atmasının önlenmesine karar verildiğini, işletme büyüklüğü gözetildiğinde dava konusu ... suyundaki kesinleşmiş ilâma göre belirlenmiş % 50 payla sulanabilen arazinin bir kaç bin dekardan öteye geçmediğini, bu bakımdan suyun yetersizliğinin kendileri açısında da mevcut olduğunu, davanın kesin hüküm nedeniyle reddini, Mahkeme aksi kanaate ise davacıların kadim ve öncelikli kullanma hakkının bulunmaması nedeniyle davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Konya Valiliği tarafından 1966 tarihinde yapılan protokol çerçevesinde tanınan kadim hakların yağış rejimi, iklim şartları ve debinin değişmesi nedeniyle günümüzde geçerliliğinin kalmadığı ve yeni bir su rejiminin ihdası gerektiği, davalı ... tarafından fen raporunda koordinatları verilen alanda bulunan motopomplar ile genel suyun ihtiyaçtan fazla kullanıldığının tespit edildiği gerekçesiyle davalı ...'in suya vaki el atmasının önlenmesine ve 04.01.2024 havale tarihli rapor doğrultusunda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 756. maddesi gereği su rejimi tesisine, davacı tarafın ... ve ... Belediyelerine yönlendirdiği dava bakımından bahsi geçen içme suyu kuyularının ...'ye ait olduğu, bu nedenle husumetin ...'ye yönlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacılardan ... ve ...'in adlarına kayıtlı taşınmazların bulunmadığı, suya vaki el atmanın önlenmesi davalarında, dava konusu edilen su kaynağından faydalanabilecek herhangi bir taşınmazı bulunmayan tarafın dava açmakta hukuki yararı olduğundan bahsedilemeyeceğinden bu davacılar yönünden de davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu suyun niteliği itibariyle genel sulardan olduğu; genel sulardan kadim ve öncelik hakları nazara alınmak koşuluyla herkesin faydalı ihtiyacı oranında yararlanma hakkına sahip olduğu, kesinleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/71 Esas ve 2004/202 Karar sayılı ilâm içeriği dikkate alındığında davacı tarafın dava konusu suda kadim ve öncelikli yararlanma hakkının olmadığı, davalı ... ... Devlet Üretme Çiftliğinin dava konusu suda % 50 oranında kadim ve öncelikli yararlanma hakkının bulunduğu, davalı tarafın nizalı sudan yararlanmada öncelik hakkı bulunduğundan ve davalı tarafın önceden beri yararlanmakta olduğu su miktarında artış olması ve ihtiyaç fazlası olması durumunda su rejimi kurulabileceği, bilirkişi raporuna göre dava konusu suyun ihtiyacı yeteri olarak karşılamadığı anlaşılmakla davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine, davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... ile davacı ...'in davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... Belediyesine ve davalı ... Belediyesine yönlendirilen davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ...'e yönlendirilen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'e su tahsisi 1966 yılında yapılan protokolle sağlanmış olduğundan dava konusu suya ilişkin kadim hakkı bulunmadığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/71 Esas ve 2004/202 Karar sayılı davasının temyize konu görülmekte olan davanın konusu ile farklı olduğunu, 1966 tarihli protokolün günümüz değişen şartlarına uygun olmaması nedeniyle yeni bir su rejimi kurulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3046, K. 2026/1934, T. 10.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-3046-e-2026-1934-k-4655051cce63