Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1432 E. 2026/11217 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1432
Karar No
2026/11217
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/789 Esas, 2025/2483 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/325 Esas, 2023/782 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... Mahallesi 88 56... parselde pay sahibi olduklarını, dava konusu taşınmazın tamamının 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık tesis alanında kaldığını ileri sürerek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından Konyaaltı ilçesi, ... Mahlalesi 88 56... parselde bulunan taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığında bahisle bakanlık aleyhine Antalya 4. İdare Mahkemesinde kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açtığını, söz konusu davada, davanın kabulüne karar verilmiş olduğunu dosyanın temyiz incelemesinde olduğunu, aynı taşınmaza ilişkin aynı konulu derdest bir davanın bulunması sebebiyle iş bu davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini gerektiğini, iş bu davada müvekkili bakanlığın hasım mevkiinden çıkarılması gerektiğini, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8 nci maddesi ile belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının ilgili belediyece yapılacağının hükme bağlandığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın imar planı yapan belediyeye yöneltilerek açılmadığı için davanın husumetten reddolunması gerektiğini; dava konusu taşınmaza ihtiyaçlarının olmadığını, bu durum belediyeye bildirildiği hâlde dikkate alınmadığını, bazı eski kurum alanlarında yapılaşmaya izin verildiğini, bu nedenle mülkiyet hakkının kısıtlanmadığını, dolayısıyla hukuki el atmanın oluşmadığını, tazminatın tamamına dava tarihinden faiz işletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık tesis alanı olarak planlandığı, imar planının kesinleşmesinden itibaren kararın Dairelerince incelenme tarihi itibarıyla 5 yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen davalı idarece taşınmazın imar planına ayrılış amacına uygun şekilde kamulaştırma yapılmadığı, bu haliyle davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığının ve kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiği anlaşıldığından, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca, hukuki el atma nedeniyle maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında sağlık tesis alanında kalan taşınmazın bedelinin alınan rapor uyarınca davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; aleyhlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuşsa da davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davalı vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılamayacağı anlaşılmaktadır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1432, K. 2026/11217, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1432-e-2026-11217-k-9cb6b7d77984