Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1090 E. 2026/1327 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1090
Karar No
2026/1327
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1090 KARAR NO : 2026/1327

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/04/2026 (Dava) - 16/04/2026 (Ara Karar) NUMARAS I : 2026/401 Esas (Derdest Dosya) DAVA :Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazası Nedeniyle Cismani Zarardan Kaynaklanan) TALEP :İhtiyati Tedbir BAM KARAR TARİHİ : 16/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2026 ara karar tarihli ve 2026/401 Esas sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA :İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikli olarak adli yardım talebinin kabulüne, müvekkilinin ileride daha fazla mağdur olmaması ve alacağının garanti altına alınabilmesi amacıyla davalıların mal kaçırma riski bulunduğundan adına kayıtlı tüm araç ve taşınmazlara HMK Madde 389 hükmü uyarınca tedbir konulmasına, davanın kabulü ile, 12.10.2024 tarihinde gerçekleşen ve müvekkilinin %48 oranında maluliyetine neden olan yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararlara yönelik olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik kısmı dava olarak 100 TL Geçici Bakıcı Gideri, 100 TL Tedavi ve Protez Gideri, 100 TL Faturalandırılamayan Tedavi Gideri, 100 TL Geçici İşgöremezlik Tazminatı, 100 TL Sürekli Sakatlık Tazminatı, 5.000 TL Adli Tıp Sağlık Raporu Ücreti Bedelinin tüm taraflardan işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili (Sigorta şirketi için teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere) ile 30.000.000 TL manevi tazminatın .... ile ....'dan işleyecek avans faizi birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İlk derece mahkemesince; "...davanın konusunun maddi ve manevi zararlardan kaynaklanan bir miktar para alacağı olup, davalılar adına kayıtlı araçlar ve taşınmazların uyuşmazlık konusu olmaması nedeniyle ihtiyati tedbir kararına da konu olmalarının mümkün bulunmadığı, bu çerçevede davacı tarafın talebinin usul, yasa ve dosya kapsamına uygun bulunmadığı açık ve anlaşılır olmakla...'' gerekçesiyle; ''...Davacı tarafın, ihtiyati tedbir isteminin REDDİNE..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; para alacağına ilişkin davalarda da HMK m. 389 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin Yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğunu, ilk derece mahkemesinin HMK m. 389/1 hükmünü dar yorumlayarak, tedbir talebini sadece "uyuşmazlık konusu malvarlığı" ile sınırlı kabul ettiğini, oysa kanun metninde açıkça belirtildiği üzere; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararının verilebileceğini, somut olayda davalıların mal kaçırma girişimlerinin müvekkilinin alacağına kavuşmasını imkansız hale getirecek nitelikte olduğunu, taraflarınca yapılan sigorta başvurusu sırasında davalı ....'ın kendi adına tescilli kazaya karışan .... plakalı aracını kazadan kısa bir süre sonra satış yaparak devrettiğinin öğrenildiğini, davalının bu kötü niyetli eylemleri açıkça mal kaçırma maksadı taşımakta olup ileride müvekkilinin mağdur olmasına sebebiyet vereceğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2012/18775 Esas ve 2013/757 Karar sayılı içtihadı uyarınca da mahkemelerin davayı sadece uyuşmazlık konusu malvarlığı ile sınırlandırmasının hatalı bulunduğunu, somut olayda müvekkilinin %48 oranındaki kesinleşmiş maluliyeti, protez bedeli ve karşı tarafın ağır kusuru dikkate alındığında yaklaşık ispat kuralının fazlasıyla yerine getirildiğini, ihtiyati tedbir talebi reddedilse de ihtiyati haciz şartlarının değerlendirilmediğini, yerel mahkemece her ne kadar hatalı olarak ihtiyati tedbir talebi reddedilse de davacının amacı para alacağını teminat altına almak olduğuna göre, HMK 33. maddesi ve İİK 281/2. maddesi gereğince uygulanacak hukuk normunun resen hakimce tespit edilmesi ve uygulanması hakime aittir ilkesi gereğince talep hakkında ihtiyati haciz hükümlerinin uygulanması ve bu hükümler çerçevesinde talebin değerlendirilmesi gerektiğini, gerek davalının kazaya karışan aracı satmış olması şeklindeki kötü niyetli eylemi, gerekse müvekkilinin telafisi imkansız bedensel ve ekonomik çöküntüsü karşısında, HMK madde 33 uyarınca talebin reddi halinde ihtiyati haciz olarak nitelendirilerek kabulü hukuki bir zorunluluk olduğunu, ilk derece mahkemesinin, hakkın elde edilmesini tamamen imkansız hale getirecek nitelikteki bu ret kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalıların sebebiyet vermiş olduğu kaza sonucu müvekkilin organ kaybı ile %48 oranında maluliyetine neden olması, davalıların aylarca müvekkilin maddi ve manevi zararını giderme vaatleri ile müvekkilini oyalamaları ve müvekkilinin zararının gidermemiş olmaları itibari ile müvekkili açısından davanın konusuz kalmaması, maddi olarak telafisi mümkün olmayacak zararlara yol açmaması ve müvekkilinin alacağının güvence altına alınabilmesi için öncelikli olarak tedbir talebinin reddine dair ara kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davalılar adına kayıtlı tüm araç ve taşınmazlara karar kesinleşinceye kadar her türlü tasarruf yetkisinin kaldırılması için müvekkilinin ileride daha fazla mağdur olmaması ve alacağının garanti altına alınabilmesi amacıyla HMK madde 389 hükmü uyarınca tedbir konulmasını, aksi halde talebin ihtiyati haciz olarak değerlendirilerek ihtiyati haczin şartları somut olayda gerçekleştiğinden yerel mahkemece adli yardım talebinin kabulü kararı da göz önüne alınarak teminatsız olarak dava değeri olan 30.005.500 TL üzerinden davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine dava değerini karşılayacak miktarda ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; trafik kazansından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Talep; davalılar adına kayıtlı araç ve taşınmazlarla ilgili her türlü tasarruf yetkisinin önlenmesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, hüküm ihtiyati tedbir talep eden/ davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosya kapsamına, İlk Derece Mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına, somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına, davacının dava dilekçesinde sadece ihtiyati tedbir talep etmiş bulunmasına, davalılara ait taşınır-taşınmaz malların HMK' nın 389/1 maddesi uyarınca dava ve uyuşmazlık konusu olmamasına, bu nedenle ihtiyati tedbir şartlarının oluşmamış bulunmasına, davacının mahkemesinden yargılamanın devamı sırasında her zaman ihtiyati haciz talep edebilecek olmasına ve 6100 Sayılı HMK' nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmamasına göre davacı/ihtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbir talep eden/ davacı vekilinin İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/04/2026 tarihli ve 2026/401 Esas sayılı ara kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; ihtiyati tedbir talep eden/ davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğinden bu aşamada harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden/ davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1090, K. 2026/1327, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1090-e-2026-1327-k-02b5fcde5ad7