Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6008 E. 2026/3629 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6008
Karar No
2026/3629
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1365 E., 2025/1040 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvalık 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/283 E., 2022/398 K.

Dava muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar vekili; murisin ... Mahallesi 1 ... ve 79 parsel sayılı taşınmazlarını kendisi ile ilgilenmeyen davalılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine bakan davalının babası dava dışı ...'e ve dava dışı kızı ...'ye 25.01.2013 tarihinde satış suretiyle devrettiğini, dava dışı ...'nın da hissesini 28.08.2013 tarihinde davalının babası ...'e, ...'in de 31.05.2016 tarihinde dostu olan dava dışı ...'e, ...'in de 30.09.2016 tarihinde 4 ay sonra davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, murisin temlik anında 89 yaşında olduğunu ve satmak için bir nedeninin bulunmadığını, davalının babasının ve halası ...'nin etkisinde kaldığını, murise ... ve ...'in bakması, davacıların ilgilenmemesi, taşınmazların ... tarafından kullanılması, taşınmazların satış bedeli ile rayiç değerleri arasında fahiş fark olması ve ...'nın taşınmazı iktisabından 4 ay sonra taşınmazı davalıya temlik etmesinin davacılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını göstermekte olduğunu belirterek taşınmazların tapu kaydının davacıların miras hisseleri oranında iptali ve davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili: muris muvazaasının bulunmadığını, taşınmazların satışının gerçek satış olduğunu, murisin satış dönemlerinde bakıma muhtaç olduğunu ve kendine ait malları satarak kendi bakım ve masraflarını karşıladığını, satıştan sonra ... ...'ın kardeşi ...'dan hissesini 28.08.2013 tarihinde 44.000,00 TL karşılığında satın aldığını, temlikten yaklaşık 3 yıl sonra ... ...'ın ekonomik olarak sıkıntıya düştüğü bir esnada söz konusu zeytinlik vasfındaki 2 tarlayı ...'e satmak zorunda kaldığını, ...'in söz konusu yeri aldıktan sonra ... ...'ın kızı olan davalının ata yadigarı olan bu yerin başka birinde olmasına üzüldüğünü ve ... ile görüşmek suretiyle bu yeri bedelini ödeyerek satın aldığını, muris ...'nin taşınmazı temlik etmesinden sonra üç defa daha taşınmazın el değiştirdiğini, muvazaanın bulunmadığını, dava dışı ...'in taşınmazı iktisap etmesinden 3 yıl sonra taşınmazı 3. kişi olan ...'e satmasının da muvazaa olmadığının bir göstergesi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasında önemli oranda oransızlık bulunduğu, yine satış işleminin tarafı ve aynı zamanda davacı tanığı olan ...'nin, devir sırasında annesinin (muris ...'ın) kendilerinden kesinlikle para almadığını beyan ettiği, murisin devir tarihinde 89 yaşında olduğu, maddi durumunun iyi olduğu, murisin dava konusu taşınmazın satışını gerektirir maddi bir sebebin ispatlanamadığı, dava konusu taşınmazların 31.05.2016 tarihinde murisin oğlu ... ... tarafından kendisine kefil olan ve zeytincilik yapan ...'e gerçek değerinin altında devredildiği, ...'in de devir tarihinden 4 ay sonra dava konusu taşınmazları ... ...'ın kızı davalıya devrettiği, aynı zamanda davalı tanığı olan ...'in, davalıya ''babanla konuş bana bu zeytinliği kaç paraya sattıysa hiç karsız olarak sana geri satarım'' şeklindeki beyanının hayatın olağan akışına aykırı ve taşınmazın muvazaalı devredilmiş olduğunu bilebilecek durumda olduğunu göstermesi, bu nedenle gerçek değerin altında yapılan satışta iyiniyet iddialarına itibar edilemeyeceği, murisin dava konusu taşınmazı satmaktaki gerçek iradesinin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının .... Noterliğinin 11.09.2018 tarih ve ... yevmiye nolu veraset ilamındaki davacıların miras payları oranında iptali ile aynı oranda davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;muris tarafından dava dışı ... ve ...'ya yapılan temliklerin muvazaalı olduğu, dava dışı ...'nın ve ...'in muris tarafından kendilerine yapılan devrin muvazaalı olduğunu bildikleri, dava dışı ... tarafından dava dışı ...'e yapılan taşınmazların 1/2 hissesinin temlikinin bedel karşılığı devir olduğu kabul edilse dahi bu durumun öncesinde muris ... tarafından dava dışı ...'ya yapılan temlikin muvazaalı olduğunu ortadan kaldırmayacağı, dava dışı temlik alan ... tarafından da bu durumun bilinmesi nedeni ile iyiniyetli 3. kişi olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353-(1)-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 12.182,39 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6008, K. 2026/3629, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6008-e-2026-3629-k-06a9020600b6