Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16182 E. 2026/8584 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16182
- Karar No
- 2026/8584
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2173 Esas, 2025/3345 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmaza imar planında terminal ve toplu taşıma alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, müvekkili idarenin taşınmaza fiilen el atmasının bulunmadığını, taşınmazın maliklerince tarımsal amaçlı kullanıldığını, hukuki el atma iddiasına dayalı davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğinden görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Özel Toplu Taşıma Alanı"na dönüştürülerek kamuya özgülenmekten çıkarıldığını, maliklerin tasarrufuna bırakıldığını, bu nedenle hukuki el atmanın da söz konusu olmadığını, davacının taşınmazı 19.01.2022'de satın alıp kısa süre sonra dava açmasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, mülkiyet hakkının kısıtlanmasından kaynaklı bir mağduriyetinin bulunmadığını, kamulaştırmasız el atmanın şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin taşınmaza fiilen el atmasının bulunmadığını, taşınmazın maliklerince tarımsal amaçlı kullanıldığını, taşınmazın imar planında "Özel Toplu Taşıma Alanı"na dönüştürülerek kamuya özgülenmekten çıkarıldığını, maliklerin tasarrufuna bırakıldığını, bu nedenle hukuki el atmanın da söz konusu olmadığını, davacının taşınmazı 19.01.2022 tarihinde satın alıp kısa süre sonra dava açmasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, mülkiyet hakkının kısıtlanmasından kaynaklı bir mağduriyetinin bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki bedelin fahiş olduğunu, emsal olarak alınan taşınmazların kullanım amaçlarının dava konusu taşınmazla uyumsuz olduğunu, aynı parsele ilişkin önceki davalarda belirlenen bedellerin çok altında olduğun, ıslah harcının yatırılmadığını, dava tarihinin 27.03.2023 tarihi yerine 05.04.2023 tarihi olarak dikkate alınarak faize de bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerektiğini, görevli mahkemenin idari yargı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın ... Belediye Meclisinin 27.12.1996 tarihli ve 252 sayılı kararı ile uygun görülerek ... Belediye Meclisinin 14.05.1997 tarihinde onaylanan ... 3. ve 5. Etap uygulama imar planı kapsamında "Terminal ve Toplu Taşım Alanı" olarak ayrıldığı, daha sonra 12.12.2012 tarihli ve 2120 sayılı Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile açılan el atma davalarının önüne geçmek amacıyla yapılan 1/5000 ölçekli Revizyon İmar Planında "Özel Terminal ve Toplu Taşım Alanı" kullanımına dönüştürüldüğü, ancak bu plana bağlı olarak yapılmış 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının bulunmadığı, bu yönüyle önceki 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının yürürlükte olduğu, taşınmazın halen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Terminal ve Toplu Taşım Alanı" kullanımında bulunduğu, uygulama imar planı yürürlükte olan bir taşınmazın plansız duruma düştüğünden söz edilmesine hukuken olanak bulunmadığının anlaşıldığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup, açılacak bedel davasında adli yargının görevli olduğu, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın üzerinde yapı olmadığı, belli bir kısmında tel çit bulunduğu, bu yönüyle taşınmaza fiili el atma olgusunun gerçekleşmediği anlaşılmış ise de dava konusu taşınmazın plan değişikliğine ilişkin 1/5000 ölçekli ... Planına uygun 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının bulunmadığı, terminal ve toplu taşım alanı kullanımına yönelik 1997 onay tarihli Uygulama İmar Planının yürürlükte olduğu, davalı idarenin dava konusu taşınmazda kamulaştırma yoluyla malik bulunduğu da dikkate alındığında kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin birbirlerine üstünlük oranları da tartışılmak suretiyle değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tesciline dair kararda, taşınmaz ile aynı bölgede bulunan 445 25... parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davada Kasım 2020 değerlendirme tarihi itibariyle tespit edilen 4.750,00 TL/m² birim bedelin Dairenin 2022/1687 Esas sayılı ilâmı ile dava konusu taşınmazın paydaşları tarafından açılan davada Mart 2022 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 7.800,00 TL/m² birim bedelin Dairenin 2023/1274 esas sayılı ilâmı ile uygun bulunduğu da dikkate alındığında bir isabetsizlik görülmediği gibi 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4’ün son fıkrasında "Bu kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." düzenlemesi uyarınca maktu ilam harcına harçlandırılmış ve hüküm altına alınmış bedel üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 uyarınca harçların maktu belirlendiğini, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre hukuki el atma davalarında vekâlet ücretinin de nispi değil, maktu olarak hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde aleyhlerine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuşsa da davalı idare vekilinin istinaf dilekçesinde bu yönde istinaf başvurusunun bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapıldığından ve istinaf sebebi olarak ileri sürülmeyen bir konunun temyiz yolunda ileri sürülmesi hâlinde incelenmesi mümkün olmadığından, davalı idare vekilinin bu yöndeki temyiz sebebi ile ilgili olarak değerlendirme yapılmamıştır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.