İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/447 E. 2026/851 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/447
Karar No
2026/851
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/447 Esas

KARAR NO : 2026/851

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/04/2026

KARAR TARİHİ : 02/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile arasında 04.04.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazanın akabinde müvekkiline ait ... plakalı araç ciddi şekilde hasar aldığını, araçtaki işçilik ve parça değişimleri ile ilgili eksper tespiti yapılmış ve araçtaki parça değişimleri ile işçilik masrafları ayrıntısı ile hesap edilmiş olup araçta KDV dahil 20.624,66-TL tutarında hasar kaydı bulunduğunu, davalı araç maliki ve sürücüsü ... ile kazada kusurlu olan ... plakalı aracın ZMMS kapsamında sorumlu sigorta şirketi olan ... Sigorta Anonim Şirketi'nin meydana gelen kazanın sebep olduğu değer kaybı bedelinden müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin yargılama giderlerini karşılayacak gücü olmaması nedeni ile adli yardım talepli olarak işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu, maddi -manevi zor durumda olan müvekkilinin maddi anlamda sabit bir desteği olmadığını ve işbu davanın yargılama masraflarını karşılayacak durumda olmadığını belirterek, Adli Yardım talebinin kabulü ile davanın kabulü ile: fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekekkür olmamak kaydı ile şimdilik; 50,00- TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda öngörülen sürelerde açılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak talepli davasının yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, iş bu dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden yargılamanın ilerleyen aşamasında davalı tarafça davanın ıslah edilmesi halinde ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zamanaşımının dolması söz konusu ise iş bu kısma ilişkin talebin zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ek 6. maddesi gereğince müvekkili şirkete başvuru yapılması esnasında davacı tarafça ibrazı zorunlu olan belgelerin dosyaya ibraz edilmediğini, dava dilekçesinde belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 16.01.2024/2025 vadeli, ... nolu KMA ZMMS (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve kusuru halinde söz konusu olduğunu, iş bu davada işletenin sorumluluğunun bulunmadığı hallerde müvekkili sigorta şirketinin de herhangi bir hukuki sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, poliçeden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 200.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, asla davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; karşı tarafın aracında zarar oluştuğunu müvekkili şirkete ihbarını takiben müvekkili şirketçe hasar dosyası açılarak hasar ve değer kaybı bedelinin tespiti amacıyla 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca bağımsız ve uzman eksper marifeti ile inceleme yapıldığını, yapılan inceleme neticesinde 04/04/2024 tarihli trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan hasar ve değer kaybı bedelinin tespit edildiğini, 02/05/2024 tarihinde davacı asil ...'a 17.187,22-TL hasar ödemesi, 14/08/2024 tarihinde davacı vekili Av. ...'e 9.639,08-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, müvekkilli şirketçe yapılan ödemelerin dikkate alınmasını, yapılan ödemelerin yeterli olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Kapsamında Genel Şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, kaza tarihinden itibaren avans faizi talebi yasal düzenlemeye aykırı olduğunu belirterek, karşı tarafın haksız ve yersiz davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçek kişi davalı yönünden ticari işletmeyle ilgili bir husustan doğmayan bu uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle mahkemece öncelikle görev yönünden inceleme yapılarak, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kabul edilmesi gerektiğini, görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafın kendi beyanı uyarınca kaza tarihinin 04.04.2024 olduğu, dava tarihinin 29.04.2026 olduğu, bu durumda iki yıllık hak düşürücü nitelikte olmayan ancak defi olarak ileri sürülmesi gereken zamanaşımı süresinin dolduğunun açık olduğunu, davacı tarafın davayı HMK’nın 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açtığını, sunduğu ekspertiz raporunda değer kaybı bedelinin 50.000,00 TL olarak açıkça belirlendiğini, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi veya bunun davacıdan beklenememesi belirsiz alacak davasının zorunlu şartı olduğunu, huzurdaki davada miktarı bizzat davacı yanca belirli hale getirildiğinden, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilin kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmadığını, davacı tarafın zararlarının dava öncesinde fazlasıyla karşılandığını, mükerrer tahsilat talep edildiğini, davacı aracın ticari taksi olduğunu, 626.272 kilometrede olduğunu, hukuken değer kaybı oluşmasının mümkün olmadığını, davacının kötü niyetli taleplerinin 4721 Sayılı TMK Madde 2'ye aykırı olduğunu belirterek, öncelikle görev, zamanaşımı ve hukuki yarar yokluğu itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, müvekkilinin kusursuzluğunu, zararın dava öncesinde fazlasıyla ödenmiş olması ve 626.272 kilometredeki ticari araçta değer kaybı oluşmayacağı hususları dikkate alınarak haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, 04.04.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkin maddi tazminat davasıdır.

Her ne kadar mahkememize dava açılmış ise de davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu 29.09.2026 tarihli dilekçe ile müvekkilinin talimatı doğrultusunda davadan feragat ettiklerini, davalı taraflardan yargılama gideri ve vekâlet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 24.09.2026 tarihli dilekçe ile; davacı yanın feragat beyanı doğrultusunda davanın reddini talep ettiklerini, davacı yandan herhangi bir yargılama gideri ile karşı vekalet ücretine ilişkin taleplerinin bulunmadığını belirtmiştir.

Davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir. Davacı vekili davadan feragat etmiş ve vekaletnamede feragat yetkisi olduğu anlaşılmakla başkaca araştırma yapılmasına gerek görülmeden, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

2-Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca, karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL peşin harcın 2/3 ü olan 488 TL harç başlangıçta alınan 732,00 TL harçtan mahsubu ile artan 244,00 TL harcın davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin sunmuş olduğu beyan dilekçesi dikkate alınarak davalı ... Sigorta A.Ş. lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,

6-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda 6.400,00 TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

7-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmedan artan gider avansının yatırana iadesine,

Dair; taraf vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ...

E-imza

Hakim...

E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/447, K. 2026/851, T. 02.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-447-e-2026-851-k-e9260ec6d5d0