Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4292 E. 2026/2177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4292
- Karar No
- 2026/2177
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/440 E., 2025/1536 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/167 E., 2024/92 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 01.07.2016 tarihinde davalı idare ile hizmet alım işine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin edimini yerine getirerek işi bitirdiğini, 6770 sayılı Yasa'nın 27. maddesi ile 5510 sayılı Yasa'ya eklenen 71. madde ve söz konusu değişikliğe ilişkin genelge kapsamında müvekkilinin tüm şartları yerine getirerek aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içinde verdiğini, çalıştırdığı kişilerin sigorta primlerine esas kazançlarını tam olarak bildirerek SGK borcu olmadığından teşvikten faydalandığını, davalı idare tarafından tahakkuk ettirilen teşviklerin müvekkili şirketin hakedişinden kesildiğini ileri sürerek 2017 yılına ilişkin asgari ücret destek tutarları kesintilerinin iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihale konusu iş kapsamında davacı şirketin hak edişlere itiraz etmeyerek ödemelerini itirazı kayıtsız tahsil ettiğini, müvekkilince SGK genelgelerine ve 5510 sayılı Kanun'un geçici 68 ve geçici 71. maddesine uygun işlem tesis edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 5510 sayılı Yasa'ya geçici 68. madde ile eklenen asgari ücret desteğinin hazinece karşılanacak kısmı için davacı şirketin hak edişlerinden yapılan kesintilerin SGK'nın 10.02.2016 tarihli ve 78 sayılı "Asgari Ücret Desteği" konulu 2016-4 sayılı genelgesine göre yerinde olmadığı, davacının borcunun bulunmaması halinde kesintilerin iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; taraflar arasında 01.07.2016 tarihli hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, davalı idare tarafından uyuşmazlığa konu kesintilerin 5510 sayılı Kanun'un Geçici 68/8. maddesi kapsamında yapıldığı, hakedişten yapılan kesintilerin anılan kanun hükmüne göre yükleniciye iadesinin mümkün olmadığı, emsal Yargıtay kararları kapsamında da idare tarafından asgari ücret kesintisinin yapılmasının kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu alacağın sözleşme kapsamında yer almayan müvekkile devlet tarafından verilen teşvik ödemelerine ilişkin olduğunu, fiyat farkı yahut sözleşme bedeline ek bir talep de olmadığını, işbu teşvik tutarlarının sözleşme bedeline dahil olmadığını, idare tarafından hakedişten kesinti suretiyle yararlanılan tutarın yine devletin bir başka organı olan idareye ve akabinde tekrar teşvik ödemesini yapan kurum olan hazineye aktarılmasının yasanın amacına uygun olmadığını, yasa koyucunun SGK prim ve idari para cezası borcu bulunmayan usuli işlemleri eksiksiz yerine getiren işverenleri teşvik etmek ve desteklemek için işbu teşvik düzenlemesini hayata geçirdiğini, teşvikten yararlanma şart ve koşullarını müvekkili şirketin araştırıp yerine getirdiğini, emsal kararlar da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.