İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/36 E. 2025/920 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/36
Karar No
2025/920
Karar Tarihi

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/36 Esas - 2025/920 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM KURMAYA YETKİLİ

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMES GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/36 Esas KARAR NO : 2025/920 HAKİM : .... KATİP : ...

DAVACI : .... VEKİLLERİ : Av..... Av. ... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av. ..... DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/01/2024 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/01/2026

Mahkememize açılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı kurum arasında 01.02.2017 - 28.02.2017 tarih aralığını kapsayan Hostes ve Taşıyıcı Hizmetleri alım sözleşmesi imzalanmış olduğunu, dava konusu edilen alacak, sözleşme kapsamında müvekkilinin hak edişlerinden yapılan asgari ücret destek primi tutarı kesintilerinin iadesi istemine ilişkin olduğunu, Uyuşmazlığın müvekkilinin hak edişlerinden yapılan asgari ücret destek primi tutarı kesintilerinin iş bitiminde müvekkili şirkete iade edilip edilemeyeceği noktasında toplandığını, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na Geçici 71. Madde uygulanma esas ve usulleri için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 27.02.2017 tarih ve 2017-9 Sayılı Genelge yayınlandığını, 2018 Yılı için 5510 sayılı Sosyal sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na Geçici 75. madde eklenmiş ve kanunun uygulanma esas ve usulleri için Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 20.06.2018 tarihli ve 2018-20 Sayılı Genelge yayınlanmış olduğunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 68, 71 ve 75. maddelerinde yer alan hükümler uyanınca, ihale üstlenmek suretiyle personel çalıştıran işverenlerin (yüklenicilerin) asgari ücret destek teşvikinden faydalanıp faydalanmayacağı hususunda işverenlerin (yüklenicilerin) bu teşvikten faydalanamayacağına dair bir hüküm bulunmadığını, Müvekkili şirketin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun asgari ücret desteğinden yararlanmaya ilişkin şartlarını yerine getirmiş olduğunu, bu nedenle anılan teşviklerden yararlanmaya hak kazanmış olduğunu, işverenlerin (yüklenicilerin) yararlanmaya ilişkin şartları yerine getirmiş olması sebebiyle yararlandığı asgari ücret destek prim teşvikinin idarelerce işverenlerin (yüklenicilerin) hak edişinden kesilmesinin kanun metninde yer almasına karşın yapılan kesintilerin iş bitiminde ihale yüklenicisine mi iade edileceği yoksa hazineye mi aktarılacağı hususunda kanun metninde herhangi bir düzenlemenin yer almadığını, 5510 sayılı Sosyal sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Geçici 68/8 maddesinde; "4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir" düzenlemesi yer almakta olduğunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa eklenen geçici 68'inci madde ile getirilen asgari ücret desteğinin uygulama esaslarını düzenleyen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından 'Asgari Ücret Desteği' konulu 10.02.2016 tarihli ve 2016-4 Sayılı Genelgede, Kanunda yer almayan bir takım kısıtlama ve istisna düzenlenmiş olduğunu, Kanun koyucunun işverenlerin (yüklenicilerin) hak edişlerinden asgari ücret destek tutarlarının iş bitiminde Hazineye aktarılması yönünde bir amacının bulunması halinde, ulaşılmak istenen amaç bakımından yüklenicilerin araç olarak kullanılmasının gerekli olmadığına ilişkin benzer şekildeki bir başka teşvik uygulaması analiz edilecek olursa; 26/5/2008 tarihli ve 26887 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 24 üncü maddesi ile, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına, (1) bendi eklenmiş, söz konusu bentte yer alan; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalan primlerinden, işveren hissesinin beş puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır." şeklindeki düzenleme ile ihale yolu ile alınan alım ve yapım işlerine ilişkin iş yerleri açısından şartları taşıyan yüklenicilerin işverenlerin; 2008/Ekim - 2011/Şubat aylarında 5510 SY'nin 4/1-a bendi kapsamında çalıştırdığı işçiler nedeniyle doğan sigorta primlerinden işveren hissesine isabet eden tutarın *65'i hazine tarafından karşılanmış olduğunu, dava konusu teşvik uygulaması bakımından Kanun Koyucunun iradesi Genelge'de düzenlendiği şekilde olsaydı, aynen 5510 Sayılı Yasanın 81 maddesinin (1) bendindeki; "...8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet Ihale Kanununa, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz." düzenlemesinde olduğu gibi 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık ortası Kanunu'nun Geçici 68, 71 ve 75. maddelerine ilişkin Kanun metinlerinin düzenlenmesi safhasında ilgili Kanun metninde asgari ücret destek prim teşvikinin; 4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haf çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçiliklere ilişkin işyerleri için uygulanmayacağı yönünde bir düzenlemeye yer verilebileceğini, Kanun seviyesinde değil de genelge seviyesinde yapılan bir düzenlemenin; yararlanma koşullarını yerine getiren ihale yüklenicilerinin hakedişlerinden kesilen asgari ücret destek tutarları iş bitiminde hazineye aktarılmasına dayanak oluşturamayacağından, dava konusu edilen hakediş kesintilerinin davacı şirkete iade edilmesi gerektiğini, ayrıca sözleşme dönemi boyunca müvekkili şirkete 2018/36470 ihale kayıt numaralı sözleşme için fiyat farkı ödemesi yapılmamış olduğunu, Taraflar arasında imzalanan sözleşme sona ermiş olup, müvekkili şirketin hizmet alım işini sözleşmede belirtilen hükümler çerçevesinde yerine getirmiş olduğunu, Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 07.12.2021 tarih 2021/1680E.2021/2072K sayılı ilamında " Somut olayda, taraflar arasında aktedilen sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde herhangi bir asgari ücret artışı olmadığının sabit olduğunun, Her ne kadar sözleşmede "fiyat farkı ödeneceği" hükmü mevcut ise de 5510 sayılı Kanun geçici 68/8.maddesinde belirlenen "fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımları" hükmünün fiyat farkı verilmeyen sözleşme dönemi için uygulanması kanunun amacına uygun düşmediğini, bu hükmün fiyat farkının ödeneceği hükmünün sözleşmede bulunması ve fiyat farkı verilmesi halinde uygulanması olunan ve amaca uygun olduğunu, bu durumda, idare tarafından sigorta prim desteği kesintisinin yapılmasının kanuna uygun olmadığı ve prime ilişkin davacı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu kaleme ilişkin talebin reddi ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi kararı doğru olmamış, istinaf mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulması uygun görülmüştür." denilerek davadaki haklılıklarının görülmüş olduğunu, bu nedenlerle, taraflar arasında imzalanan 01.02.2017-28.02.2017 tarih aralığını kapsayan 2017/36470 ihale kayıt numaralı sözleşme kapsamında davalı idarece usul ve yasaya aykırı olarak müvekkili şirket hakkedişlerinden kesilen Asgari Ücret Destek tutarlarının fazlaya ilişkin dava, hak, talepleri ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL'sinin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacı şirket tarafından hakkedişlerin itirazsız imzalanmış olduğunu, sözleşme eki Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42'nci maddesine göre hakkedişlerin kesinleşmiş olduğunu, bu bakımdan davacının talep hakkının bulunmadığını, Davacı, işçilik maliyetleri ile birlikte müvekkili kurumdan tahsil ettiği SGK maliyetlerini SGK'ya yatıran "aracı konumunda" olduğunu, işçi istihdamı sebebiyle ilgili mevzuatta işverenler için öngörülen SGK teşviklerine hak kazanması mümkün olmadığını, zira, iş mevzuatı bağlamında işveren konumunda olmasına rağmen somut durum nedeniyle SGK mevzuatı bağlamında davacının "şeklen işveren" konumunda olduğunu, aksi kabulün yasa kuralının özüne aykırılık teşkil edeceğini, nitekim istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.05.2019 tarihli karar ... BAM 23. Hukuk Dairesinin 07.06.2023 tarih ve 2020/81 E, 2023/1031 K. sayılı karar ile netliğe kavuşmuş olduğunu, Asgari Ücret Destek Tutarları Kesintisinin 5510 sayılı Kanunun 71'nci maddesinde yer alan emredici düzenleme çerçevesinde yapılmış olduğunu, bu bakımdan müvekkili idare tarafından yapılan kesintinin tamamen yasal bir uygulama olduğunu, Kanun koyucu Asgari Ücret Destek Tutarlarının hakkedişten kesinti düzenlemesinin sebepsiz zenginleşmenin önlenmesine matuf olduğunu, zira maliyetlerinin ihaleyi yapan idare tarafından üstlenilmiş olduğunu, davaların kabulü halinde, yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilirken, alacağı parçalamak suretiyle ayrı ayrı davaların açılmasından kaynaklı olarak dava hakkının kötüye kullanılmış olduğunu, davacının davasını kabul etmemekle birlikte, faizin kesinti tarihinden itibaren işletilmesinin istenilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında nitelikli hesap uzmanı ve mali müşavir bilirkişisinden alınan 24/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, taraflar arasında imzalanan sözleşmede, fiyat farkı ödeneceğinin kararlaştırılmış olması, özleşmede personel sayısının belirlenmiş olması ve personelin çalışma süresinin tamamını idarede kullanıyor olması hususları bir arada değerlendirildiğinde davacı şirketin hakedişinden kesilen asgari ücret destek tutarını talep edemeyeceğini, 01.02.2017 - 28.02.2017 tarihine kadar yapılan hizmete ilişkin olarak düzenlenmiş 1 nolu hakkedişten SGK Asgari Ücret Destek Tutarı olarak 11.978,01 TL kesinti yapılmış olduğu tespit edildiğini, davadaki talebin 15.000,00-TL olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; Taraflara arasında yapılan hizmet sözleşmesi kapsamında davacının hak edişlerinden kesilen asgari ücret desteği primlerinin istirdatı davasıdır. Uyuşmazlık ; Davacının 01/02/2017- 28/02/2017 tarih aralığını kapsayan 2017/36470 ihale kayıt numaralı sözleşme kapsamında hak edişlerinden asgari ücret ve destek primi kesilmesinin yerinde olup olmadığı, hak edişlere davacı tarafından usulüne uygun itirazının olup olmadığı, davacının asgari ücret destek pirimini istemekte haklı olup olmadığı, miktarı hususundadır. Dosyanın incelenmesinde; 24/06/2025 tarihli duruşmada davacının duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen soyut mazeret dilekçesi sunmadığından HMK'nun 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin yenileme dilekçesi talebi üzerine duruşma gününün taraflara tebliğ edildiği, yargılamaya devam edildiği, davacının 30/12/2025 tarihli duruşmaya da mazeretsiz olarak katılmadığı anlaşılmıştır. Basit yargılamaya tabi davalarda 6100 Sayılı HMK'nun 320/4 maddesi gereğince davanın yenilenmesinden sonra dava takipsiz bırakılırsa davanın açılmamış sayılacağı düzenlenmiş olup 30/12/2025 tarihli duruşmasında 2. kez takipsiz bırakılan iş bu dosyaya ilişkin HMK'nun 150/6 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1.-Davanın HMK 150/6 maddesi gereği AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60 TL mahsubu ile noksan olan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3.-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.120,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4.-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine, 5.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6.-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/12/2025

Katip .... ¸

Hakim .... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/36, K. 2025/920, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-36-e-2025-920-k-93cca3d4eb69