İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/570 E. 2026/755 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/570
Karar No
2026/755
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/570 Esas KARAR NO : 2026/755

DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 30/06/2026 KARAR TARİHİ : 28/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin %50 hissesini dava dışı ...'dan %49 hissesini ise dava dışı ...'dan 25/12/2008 tarihinde satın alarak işletme konusuyla ilgili şirketin ticari faaliyetini geliştirdiğini, şirketin %99 hissisinin müvekkili ..., %1 hissesinin ise ...'ın olduğunu, müvekkilinin şirketi devir alır almaz ...adresinde bulunan... unvanıyla otel işletmeciliğine başladığını, daha sonra müvekkilinin ...'ın %1 hissesini 15/03/2011 tarihinde satın alarak bu hissenin kardeşinin oğlu ...'ya devrini sağladığını, müvekkilinin daha sonra 2014 yılında ... bulunan iki yeni otel işletmesini faaliyete koyarak ticari faaliyetinin genişlettiğini, müvekkilinin daha sonra 2015 yılındaki seçimlerde ve diğer seçimlerde aktif şekilde görev almayı planlaması üzerine davalı şirketin %1 hissesine sahip kardeşinin ricası üzerine oğlunun şirkete müdür olarak atanmasını ve ileride iade edilmek üzere sembolik olarak hisse devri yapmasını müvekkilinden rica ettiğini, sıkı aile bağları olan müvekkilinin kardeşinin ricasını kırmayarak şirketin %49 hissesini bedel almadan 14/10/2016 tarihinde kardeşinin oğlu ...'ya şeklen devir ettiğini, ...'nın şirketteki %50 hisse devrine mukabil müvekkilini hiç bir ödeme yapmadığını, ancak ...'nın güven ortamını kötüye kullanarak gizli amacına ulaşmak adına müvekkilinin siyasetle uğraştığı sırada davalı şirkete ait bir çok gayrimenkulü, aracı elden çıkardığını, ve yine son olarak dava konusu ... işletmesini kardeşi ..., ... ile babası ...'nın şahsına ve yönetici olduğu şirketlere aktardığını, davalı şirketi bizzat borçlandırarak veya müteselsil kefil göstererek kendi lehine, kardeşi ... ile şirketi lehine, babası ... ve yöneticisi olduğu şirketi lehine banka kredileri kullandığını, şirket adına almış olduğu yönetim ve genel kurul kararlarının altına müvekkili adına imzaları taklit ederek attığını ve kendisi, kardeşi ve babası lehine işlemler tesis ettiğini, müvekkilinin imzası taklit edilerek 28/04/2021 tarih ve 2 nolu genel kurul kararı ile müvekkilinin müdürler kurulu başkanlık görevini sona erdirerek müvekkilinin şirketi temsil yetkisini kaldırdığını, yine müvekkilinin imzasını taklit ederek 18/05/2021 tarihli 3 nolu genel kurur kararı ile şirket kasasından hile ve desise ile aldığı paraları, yine şirkete borç vermiş gibi göstererek şirket sermayesini 7 milyondan 20 milyon TL ye çıkartarak müvekkilinin sermaye tutarını 3,5 milyon TL de bırakarak şirketin çoğunluk hissesine kayden sahip olduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından ... 12 ATM nin... esas sayılı dosyası ile kararların yoklukla malul olduğunun tespitine ve geçersizliği talepli dava açtığını, yargılama neticesinde bu kararların yoklukla malul olduğunun tespitine ve geçersizliğine karar verildiğini, yargılama ve istinaf incelemesi sonucunda şirketin hisse dağılımının %50 , %50 olarak eski hale döndüğünü, daha sonra müvekkili tarafından ... aleyhine ... 15 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile ... adına kayden bulunan %50 hissenin kayden iptali ve müvekkili adına tescil ve ilanı talepli dava açtığını, bu davada 21/05/206 tarihli ara karar ile ... hissesi üzerine ihtiyati tedbir konulduğunu, ...'nın dilekçesin başında belirtiği.... adresinde bulunan oteli sahte imze ve belgelerle şirket yetkilerini ve genel kurul yetkilerini kendinde toplayarak kardeşi ...'nın şirketine bila bedel devrettiğinin ve Kuşadesinde bulunan otellerinde bila bedel devrettiğine ilişkin açılan dosyalara gelen yazı Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğünün cevabi yazıları ile sabit olduğunu, müvekkili tarafından ... ve ... hakkında ... CBS suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma neticesinde ... 6 Asliye Ceza mahkemesinin...esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ...'nın genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine ve geçersizliğine dair dava açıldığı tarihten sonra babasının hissedarı olduğu şirketi bila bedel muvazalı şekilde devir ettiğini, davalı şirket adına kayıtlı ... ve ... ilçesinde kain taşınmazları da haksız ve muvazalı olarak babasına devrettiğini, müvekkili tarafından bu taşınmazların tapu iptali ve tescil davalarının ayrı ayrı açıldığını, ... hakkında ... 14 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile azil kararı verildiğini, azil kararına rağmen dosya istinaf sürecinde Av ...'na davalı şirket adına usulsüz vekalet çıkararak davalı şirketin ... 14 Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında atanan kayyım tarafından ...'nın babasının şahsına ve yöneticisi olduğu şirkete yine ...'nın kardeşleri adına ve ve şirketleri aleyhine zikredilen davalar ile yine ... Belediye Başkanlığı ile ... Belediye başkanlığına karşı açılan idari işlemlerin iptali davalarına feragatname sunarak davalı şirketin telafisi imkansız zarara uğramasını amaçladığını, bu aşamada belirtilen davalar ile tespit edilecek başkaca davalarda davalı şirket adına takibin tarafsız ve bağımsız yönetim kayyımı veya temsil kayyımı tarafından yürütülmesinin elzem bir hal aldığını beyan ederek öncelikle azil edilen müdür ...'nın davalı şirketi daha fazla zarara uğratmasının önlenmesi amacıyla dosya üzerinden yargılama neticeleninceye kadar dava dilekçesindeki davalar ile iş ve işlemleri takip etmek için davalı şirkete ihtiyati tedbir niteliğinde yönetim kayyımı atanmasını, şayet bu mümkün değil ise temsil kayyımı atanmasına ve ticaret sicilinde ilanına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Sicil Kayıtları, müzekkere cevapları, taraf açıklamaları, tüm dosya kapsamı, GEREKÇE: Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nda, limited şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. Zira şirketin genel kurul tarafından seçilen müdürler tarafından idare olunması esastır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 427/4. Maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olmakla birlikte, davalı şirkette organ boşluğu bulunduğuna dair herhangi bir iddia mevcut değildir. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Eldeki davada, davalı şirketin seçilmiş ve vazife başında bir müdürü bulnmakla, şirkette organsızlık durumu söz konusu değildir. Davacı tarafın, mevcut müdürün tarafsız ve bağımsız olmadığına yönelik iddialar ancak Türk Ticaret Kanunu sistematiği içinde müdürün azli, görevden uzaklaştırılması veya sorumluluk davasına konu edilebilecek hususlardır. Davacı taraf temsil edilmesini talep ettiği uyuşmazlıklarda da şirkete temsil kayyımı atanmasına ilişkin her hangi bir karar sunmamıştır. Şirket organlarının çalışamaz halde olduğu veya kilitlendiği iddiaları, TTK'nin öngördüğü şirket içi çözüm yolları ve genel kurul mekanizmaları ile her zaman giderilmesi mümkün olan durumlardır. (Yargıtay. 11. H.D'nin 08/03/2018 Tarih ve ... E...K. sayılı kararı) Davalı şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanması için yasada aranan organ yokluğu ve bu boşluğun yasal yollarla giderilememesi şeklindeki esasa ilişkin şartların gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. HMK md. 320/1 de "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." hükmüne yer evrilmiştir. Elde ki davada toplanan delillere göre tahkikat ve duruşmalı inceleme gerektirir her hangi bir delil ve uyuşmazlık bulunmadığından taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden uyuşmazlık sonuçlandırılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Davacıdan dava açılırken yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı vekili vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, HMK md. 320/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/570, K. 2026/755, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-570-e-2026-755-k-8bad0e3d9142